CGTN / AAzhar Azam

130’dan fazla ülke vatandaşlarına tek bir aşı dahi vuramamışken sadece 10 ülke bütün dünyadaki aşıların yüzde 75’ini yaptı. G7 ülkelerinin en zengin üçü -Kanada, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD)- nüfuslarının tamamını 5 kereden fazla aşılayabilecek kadar aşı stokladı.

Dünya aşı stokunun büyük kısmı zengin ülkelerin oluşturduğu seçkin kulüp tarafından stoklandıktan sonra, bütün İngilizler ya da Amerikalılar aşılandıktan sonra artan dozları bağış yapmanın yanı sıra aşıların yüzde 4-5 gibi önemsiz bir kısmını yoksul ülkelere ayırma sözü tam bir bencil jesttir ve gelişmekte olan ülkelerle dalga geçmektir.

Hindistan ve Güney Afrika geçen kasım ayında Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ) fikri mülkiyet haklarının geçici olarak askıya alınması, böylece yoksul ülkelerin kendi aşılarını üretmesine izin verilmesi fikrini gündeme getirdi. Ama gelişmiş ekonomiler hemen gruplaştı, şiddetle karşı çıktı ve sonunda öneriyi engelledi, bu tutum Batının gelişmekte olan ülkelere karşı korumacı zihniyetini ve sözde küresel eşitliğe verdikleri desteği ortaya koydu.

 “Çok adaletsiz ve eşitsiz” dağıtım koşullarında ve Batılı ülkelerin aşıların büyük miktarına el koydukları bir zamanda, Beijing sözlerini tuttu ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) COVAX girişimi üzerinden yoksul ülkelere, aşı kıtlığı çekmemeleri için 10 milyon doz aşı göndereceğini açıkladı.

Bazıları Çin aşısının güvenliği ve etkililiği üzerinde şüphelerini belirtti. En azından 8 devlet başkanı şimdiye kadar açıkça Çin aşısı vurdurduğu 43 milyon Sinopharm aşısı insanlara yapıldığı için, bu sıkıcı kampanyanın sona ermesi ve salgına karşı dayanışma göstermek ve aşı dağıtımında küresel eşitliği sağlamaya odaklanılması gerekir.

ÇİN SÖZÜNÜ TUTTU

Beijing, 2021’de eşit temellerde 2 milyar doz aşı üreterek 190 düşük ve yüksek gelirli ekonomiyi bir araya getirmeyi amaçlayan COVAX’a, aktif biçimde katılıyor. Olanaklar aşı tedarikinin marttan önce başlamayacağı gösterdiği için, zengin ülkelerin de küresel mekanizmayı desteklemesi ve bu yılın sonuna kadar dünya çapındaki yoksul insanların yüzde 20’sini aşılama hedefine ulaşılmasına yardım etmek için aşıları serbest bırakması hayati öneme sahip.

Kısa süre önce yoksullukla mücadele grubu ONE Campaign, virüsün mutasyona uğramak için bizi beklemeyeceğini söyledi. Zengin ülkelerin aldığı aşıların ihtiyaçlarından fazla kısmının Afrika’nın bütün yetişkin nüfusunu aşılamaya yeteceğini belirten grup, “Bu devasa aşı fazlası aşı milliyetçiliğini, ülkelerin kendi aşılama gereklerine diğer ülkeler ve küresel toparlanma pahasına öncelik vermesini gösteriyor.” dedi.

Zengin ülkelerin aşıları depolara yığma duyarsızlığı savunulamaz ve mazur görülemez, çünkü virüs bütün dünyada kontrol altına alınmadığı sürece muhtemelen can kayıplarını ikiye katlamak için sınırları aşacak ve küresel ekonomiye 9,2 trilyon dolara kadar çıkan bir zarar verecektir, bu gelişmekte olan ülkelere aşı sağlayarak önlenebilecek bir kâbustur.

Sırbistan, bir Balkan ülkesinin, Çin’in yardımı ile herhangi bir Avrupa Birliği (AB) ülkesinden iki kat hızlı biçimde, nüfusunu ne kadar hızlı aşıladığının bir örneğidir. Belgrad zaten daha önce köprüler, yollar, tren yolları, çelik fabrikaları ve izleme teknolojisi inşa etmek için- hiç kimse bir şey vermeye niyetli değilken- Çin yatırımlarının ülkeye aktığını gördüğü için, Beijing’in “aşı diplomasisini” kullandığı iddiası yavaş yavaş yok olmalıdır.

COVID-19 ORTAK DÜŞMAN

Küresel aşı pazarını tekellerine alan ve ülke düzeyinde aşı üretmekte tereddüt eden muadillerinin aksine Çin diğer ülkelerle aşıları kendi ülkelerinde üretmeleri için lisans anlaşmaları yapmaya hazırdır. Cesur, kârdan vazgeçme ile uzmanlığı paylaşma hareketi başka bir sağlık ve ekonomi krizi riskinin önünü almak için küresel olarak benimsenmelidir.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) milyonlarca insanı, Sinopharm aşısını kullanarak, başka her ülkedekinden daha büyük bir kişi başına aşı oranıyla,  başarılı biçimde aşıladı. Batılı şirketler teknoloji transferine karşı çıkarken, Çin aşı üreticileri BAE’ne bölgesel dağıtım için aşı üretmesi için tam ölçekli teknoloji, beceri ve fırsat  transferi önerdi.

Çin’in aşı üretme ve sağlama çabaları hayat kurtaran bu küçük şişelerin stoklanmasını bertaraf etmeye yardımcı olacaksa da, gelişmiş ekonomilerin halen yoksul ülkelere karşı insanlık dışı tutumlarını değiştirmesi ve az gelişmiş ve çatışmalardan etkilenen bölgelerin aşıya ulaşabilmesini ve maliyetini karşılayabilmesini garanti altına almanın yanı sıra, derhal COVAX’a büyük miktarda aşı vermeyi taahhüt etmesi gerekir.

Economist Intelligence Unit’in yeni tahminleri dünyayı keskin çizgilerle bölüyor, buna göre gelişmiş ve birkaç orta gelirli ülke bu yıl ya da gelecek yıl “geniş aşılama” yapabiliyor. Buna karşın, bazı uzmanlara göre, 85’den fazla yoksul ülke 2023 ya da hatta 2024’e kadar nüfuslarını büyük ölçekte aşılayamayacak, buna Afrika’nın büyük kısmı ve Asya ve Latin Amerika’daki bazı ülkeler dâhil.

Virüsün yeni çeşitleri küresel olarak yayılma tehdidi gösterirken ve virüs insan toplulukları ile küresel ekonomi üzerinde felaket gibi dolaşırken, kaynak zengini ülkeler bir tarafta oturamazlar ve el koydukları aşıları gelişmekte olan ülkelere göndererek salgına karşı küresel mücadeleyi güçlendirmek zorundadırlar. Covid-19 ortak bir düşmandır ve ancak aşı dağıtımında eşitlik, ortak basiret ve uluslararası birlik yoluyla yenilebilir.