CRI Haber Merkezi: Ren Jie

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel dün video konferans yoluyla bir görüşme gerçekleştirdi.

Üç ülke liderlerinin üç ay içinde gerçekleştirdiği bu ikinci video konferans, Çin ve Avrupa’nın ikili ilişkilere verdiği önemi ve iki tarafın diyalog ve iş birliğini güçlendirme niyetini yansıttı. Çin-Avrupa Birliği (AB) etkileşimleri, Washington’un baltalama girişimlerine rağmen umut vaat ediyor.

Xi Jinping, konuşmasında taraflar arasında karşılıklı saygı ve ortak zemin arayışına dikkat çekerken, en büyük ortak paydayı bulmaları gerektiğini söyledi. Xi, karşılıklı anlayışa bağlı kalma, karşılıklı yarar ve ortak kazanca dayalı işbirliğini genişletme, gerçek çok taraflılığı savunma ve büyük güçler arasında genel olarak istikrarlı ve dengeli bir ilişki kurma önerilerinde bulundu.

Çin’in çağrısına değinen Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Avrupa ve Çin arasında çok fazla fikir birliği ve iş birliği yapılabilecek alan var. Birbirimize saygı duymalı ve diyaloğu güçlendirerek farklılıkları azaltmalıyız” dedi.

23’üncü Avrupa Birliği-Çin Liderler Toplantısı’nın en kısa sürede yapılmasını destekleyen Merkel, AB-Çin Yatırım Anlaşması’nın bir an önce onaylanması arzusunu dile getirdi. AB-Çin Yatırım Anlaşması’nın onaylanmasını destekleyen Fransa Cumhurşbakanı Emmanuel Macron, Çin’le iklim değişikliğine müdahale gibi konulardaki iletişimi güçlendirmeye istekli olduklarını dile getirdi.

Adı geçen bu açıklamalar, AB kapsamındaki rasyonel ve somut sesleri temsil ediyor.

PÜRÜZLER OLDU ANCAK İRADE SAĞLAM

Bu yılın ilk yarısında Çin-AB ilişkileri, özellikle insan hakları konusundaki çatışmalar olmak üzere bazı iniş çıkışlara sahne oldu. Taraflar birbirlerine sembolik yaptırımlar uyguladı. Avrupa Parlamentosu, Çin’den tavizler almak amacıyla Mayıs ayında AB-Çin Kapsamlı Yatırım Anlaşmasını durdurdu. Bu, Çin-AB ilişkilerinde nadir görülen bir çıkmaz oluşturdu. Bu açıkça Washington’un görmekten hoşlandığı bir durumdu. Malum, Joe Biden yönetimi, Avrupa’yı ABD’nin Çin’i bastırma çabalarıyla iş birliği yapmaya çağırıyor.

Ancak Washington bu emellerinde zorlanacak. Xi, Macron ve Merkel, Çin-AB iş birliği, büyük ülke ilişkileri, çok taraflılık, uluslararası ticaret, salgın iş birliği, küresel aşı tedariki ve bir dizi başka konu dahil olmak üzere çeşitli konuları tartıştı. Ayrıca Afrika ile ilgili konularda görüş alışverişinde bulundular. Bu zirvenin içeriği çok zengindi ve Çin-AB ilişkilerinin kapsadığı çok çeşitli alanları gösteriyordu. Üç ülkenin liderlerinin üç ay içinde iki sanal toplantı yapmış olması, birlikte çalışmaları için çok fazla alan olduğunu ve Çin-AB ilişkilerinin temelinin artık çok sağlam olduğunu gösteriyor. Washington’un değiştiremeyeceği bazı temel gerçekler var.

Çin ile AB arasında temel bir jeopolitik çatışma yoktur. Beijing ile Brüksel arasındaki iş birliği, büyük stratejik faydalar anlamına geliyor. Avrupa’nın bu tür bir iş birliğini baltalaması için hiçbir neden yok. Avrupa stratejik özerkliğe bağlıdır ve Çin ile ilişkiler bu özerkliği sürdürmek için en önemli alanlardan biridir.

Çin ve Avrupa arasında ideolojik farklılıklar var, ancak ideolojik farklılıkların Çin-Avrupa ilişkilerine hakim olmasına izin vermek çılgınlık olur.