Haber / Röportaj: Mehmet Emre Öztürk

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Tahran ziyaretinde imzalanan “İran-Çin Kapsamlı İş Birliği Programı”nın bölgedeki geniş yankıları sürüyor. Kuşak ve Yol İnisiyatifi çerçevesinde 25 yıllık bir yol haritası olarak ortaya çıkan anlaşmanın siyasi ve ekonomik açıdan geniş etkileri olacağı uzmanlar tarafından belirtiliyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden söz konusu anlaşmadan duydukları endişeyi dile getirirken bir yeni açıklama ise İsrail’den geldi. İsrail istihbaratında uzun yıllar görev yapmış eski İstihbarat Şefi Amos Yadlin, Yediot Ahronot gazetesine yaptığı açıklamada İsrail’in Çin ile İran arasındaki stratejik ortaklık ve yatırım anlaşmasının kaygı verici olduğunu söyledi.

Türkiye’deki uzmanlar anlaşmanın İran’ın ABD karşısında elini güçlendirebileceğinin altını çiziyor. Bölgeyi yakından takip eden gazeteci ve İran araştırmacısı Ramazan Bursa, konu hakkında merak edilen soruları CRI Türk için yanıtladı.

İran ile Çin arasında kapsamlı stratejik iş birliği anlaşması İran dış politikasında nasıl bir etki yaratacak?

İran’la Çin arasında imzalanan anlaşma, siyasi, güvenlik, kültür, savunma, bilim, ekonomi gibi birçok alanı kapsıyor. İmzalanan anlaşma, “İran-Çin Kapsamlı İş Birliği Programı” anlaşması olarak yaygın olarak bilinse de aslında imzalanan metin, yapılacak anlaşmaların genel yol haritası anlaşması.

İran-Çin Ticaret Odası Başkanı Mecid Heriri’nin konuyla ilgili yaptığı açıklamada, genel yol haritası anlaşması çerçevesinde yapılacak çalışmaların 2 yıl sürebileceğini ve 25 yıllık ana anlaşmanın bu çalışma sonrası ortaya çıkacağın söylüyor.

İmzalanacak olan “İran-Çin Kapsamlı İş Birliği Programı” anlaşmasının da tek bir anlaşma olmayacağı, belirlenen alanlarda birden çok anlaşmanın imzalanacağını görüyoruz. Yani, genel yol haritası anlaşması çerçevesinde yapılacak çalışmalar nihayete erdiğinde iki ülke arasında bir anlaşmalar silsile olacak.

Tek kutuplu dünyanın sona erdiği, Amerika’nın tek güç merkezi olmaktan çıktığı, güç merkezlerinin çoklaştığı ve Çin’in en büyük küresel güç merkezlerinden biri konumuna geldiği düşündüğümüzde Tahran’ın, Beijing’le yapacağı böyle kapsamlı bir anlaşma İran’ın dış politikasını etkileyecektir.

İran’ın, nükleer anlaşma ve bölgesel konularda Amerika ile yaşadığı sorunlarda elini güçlendirecektir.

Ayrıca, İran’ın daralan ekonomisine eğer anlaşma hayata geçirilebilirse olumlu etkisinin olacağı muhakkaktır. Çin’le yapılacak olan bu stratejik anlaşma, belli oranda İran ekonomisini Çin etkisi altına alması da söz konusu. İran içinde bu çerçevede eleştiriler de var.

Çin’in İran ekonomisi ve savunması üzerinde kayda değer bir etkiye sahip olması, İran’ın bölgesel politikalarında bazen katkı, bazen de engel teşkil edebilir. Elbette, bu anlaşmanın Çin’in Orta Doğu politikalarına da etkisi olacaktır. Çin, Orta Doğu’da bölgenin en güçlü ülkelerinden biriyle stratejik ortak olarak etki alanını güçlendirecek ve genişletecektir.

İran’ın bu çerçevede Çin’den beklentileri neler?

İran ekonomisi yaptırımlardan ötürü ciddi anlamda daraldı. Eğer, genel yol haritası çalışmaları aksamadan devam eder ve sonuçta bir anlaşma ortaya çıkarsa İran ekonomisine etkisi müspet olacaktır.

400 milyar dolarlık bir anlaşmadan bahsediyoruz. Dolayısıyla İran’ın öncelikli beklentisi ekonomiktir. İran, bu anlaşma ile öncelikle ekonomisini ve altyapısını düzeltmeyi amaçlıyor. Çin’de Asya’daki etkinliğini Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya taşıyacak. Yani Çin, Orta Doğu’da varlığını daha da derinleştirecek ve güçlendirecek.

Fakat bu konuda bazı soru işaretleri de var; mesela, İran’ın Amerika ile nükleer anlaşma merkezli bir krizi var. Bu nedenle yaptırımlar uygulanıyor, İran’a. Diğer yandan, Amerika’nın Çin ile ekonomik bir mücadelesi var. Bu sorunlar anlaşmanın imzalanmasını nasıl etkiler, imzaların atılmasında öngörülen tarihin tehirine yol açar mı, imzalandığı takdirde, eğer İran’a yönelik yaptırımlar devam ediyorsa anlaşmanın bazı maddeleri nasıl hayata geçirilir? Bunların tamamı soru işareti, bugün için bu soruların cevabını vermek pek mümkün gözükmüyor.

Çin’in Orta Doğu’da barış için sunduğu 5 maddelik çözüm önerisinde İran nükleer sorunu da yer alıyor. İran bu çözüme nasıl yaklaşacaktır. Böyle bir adımın başarıya ulaşması bölgesel dengeleri nasıl etkileyecek?

İran’ın, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin açıkladığı 5 maddeye itiraz edeceğini düşünmüyorum. Nitekim, cümleler birebir aynı olmasa da İranlı birçok yetkili değişik zamanlarda benzer önerileri ortaya koymuştu. Tabii, bu maddelerin hayata geçmesi tek başına İran’ın kabulüyle mümkün değil. Körfez ülkeleri ve ABD’nin bu konudaki tavrı önemli. Amerika’nın, Çin öncülüğündeki bir plan veya bir inisiyatife destek olacağını düşünmüyorum. Çünkü Amerikalılar, bu bölgede sorunların tek çözüm merkezi olarak kendilerini görüyorlar.

İran’ın bu 5 maddeye nasıl yaklaşacağından daha önemli olan ise, Çin’in Orta Doğu ile ilgili bir öneri ortaya koymasıdır. Bu açıklama, Çin’in Orta Doğu’daki faaliyetlerini artıracağı ve bölgeye daha yoğunlaşacağının ilanıdır.