Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi yönetimi tarafından geçen yılın kasım ayında yapılan açıklamada, bölgedeki 32 az gelişmiş ilçede yaşayan 3 milyon 89 bin kişinin yoksulluktan kurtulduğu belirtildi. Xinjiang’ın tamamen yoksulluktan kurtulması hedefi gerçekleşti.

Son yıllarda, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) liderliğindeki Xinjiang yönetiminin gerçekleştirdiği azimli çalışmalar, ülkenin eyalet düzeyindeki diğer 19 idari biriminin Xinjiang’a sağladığı büyük yardımlar söz konusu başarıyı getirdi.

Bunun yanı sıra, yoksul köylerde görevli yetkililer de yoksullukla mücadele çalışmalarında büyük fedakârlıklara imza attı. Yoksul köylerde yaşayan farklı etnik gruplardan vatandaşlarla derin dostluk kuran yetkililer, yaşanan sıkıntıları en iyi şekilde kavrayarak bölge sakinlerine yardımcı oldu.

Ancak, bazı Batılı ülkeler Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 46. oturumunda, Xinjiang’nın yoksullukla mücadelede kaydettiği başarıları hiçe sayarak, bölgedeki insan hakları koruma çalışmalarına mesnetsiz suçlamalar yöneltti.

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de geçen günlerde video konferans yoluyla düzenlenen tanıtım toplantısına farklı ülkelerden yaklaşık 300 konuk katılarak, Xinjiang’dan yöneticiler ile 10 sıradan vatandaşın konuşmalarını dinledi.

Kaşgarlı Renagül Hudabay isimli bir Uygur kadın, Xinjiang’da kadınların doğum yapma haklarının korunması hakkında bilgiler verirken, Kızılsu Kırgız Özerk İli’nden Memetrehim Nesirdin kazancını artırmak için Zhejiang eyaletinde iş yaptığını açıkladı. Memeturayim Mamulla isimli bir Kırgız da yerel yönetimin yardımıyla az gelişmiş bir bölgeden daha gelişmiş bir bölgeye taşındığını ifade etti.

Türkiye’den Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Rusya’daki Asya-Pasifik Araştırma Merkezi Başkanı Sergey Sanakoyev dâhil çok sayıda yabancı siyasetçi, yetkili ve aydın Çin’in yoksulluğu azaltma yöntemlerini takdirle değerlendirdi.

1977’den bugüne kadar beş kez Xinjiang bölgesini ziyaret ettiğini, her gidişinde daha gelişmiş bir Xinjiang gördüğünü söyleyen Doğu Perinçek, Çin’in Xinjiang’da kaydettiği başarının, tüm dünyanın da yararlanacağı bir model oluşturduğunu belirtti.

Perinçek konuşmasında, “Çin’in yükselişini hazmedemeyen Batı sözde soykırım gibi çeşitli yalanlarla Çin’i karalamaya çalışıyor. Ancak Xinjiang, nüfus artış hızı bakımından ülke genelinde ilk sıralarda yer alıyor. Bölgedeki insanlar, standart Çince ve hukuk dâhil çeşitli alanlarda eğitim görebiliyor. Bölgedeki insanların yaşam seviyesi yükseliyor.” ifadelerini kullandı.

Sergey Sanakoyev, Xinjiang’da Uygurlara yönelik bir insan hakkı ihlali görmediğini, aksine bölgenin ekonomik ve kültürel açıdan kaydettiği gelişmeleri gördüğünü dile getirdi.

Katılımcılar, insan haklarının geliştirilmesi konusunda mutabık kalırken, yaşama ve kalkınma hakkının en temel insan hakkı olduğuna işaret etti.

Halkın üstünlüğü ilkesinin uygulanması gerektiğinin altını çizen katılımcılar, dünyada insan haklarının geliştirilmesinde tek bir model bulunmadığı, her ülkenin seçtiği farklı yollara saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti. Yabancı konuklar, ayrıca bazı Batılı ülkelerin insan haklarını siyasileştirmesine ve insan hakları bahanesiyle diğer ülkelerin iç işlerine karışmasına karşı çıktıklarını ifade etti.

Nahan Natilla isimli bir yaşlı Uygur kadın da yaptığı açıklamada, “Xinjiang’da mutlu bir yaşam geçiriyorum. 40’tan fazla torunum var. Burada soykırım olduğunu söyleyen Pompeo gerçekten bir yalancı.” dedi.

Xinjiang’daki insan hakları konusunda, en büyük söz hakkı Xinjianglıların. ÇKP, Xinjiang’daki vatandaşların sıkıntılarını çözmek için çaba gösterirken, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başta olmak üzere bazı Batılı ülkelerin Xinjiang’a gösterdiği sahte ilgiye kimse inanmıyor. Batılı siyasetçilerin attıkları iftiralara herkesin karnı tok.