CGTN / Aftab Siddiqui  

Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in liderliğindeki Çin yönetimi, yoksulluğun ortadan kaldırılmasını iç siyasetin köşe taşı yaptı. Aşırı yoksulluğa karşı iyi planlanmış mücadele nihayet kazanıldı. Xi, yoksulluğun ortadan kaldırılmasına yardımcı olmada önemli rol oynayanlara madalyalarını verirken, dış dünya, sıradan insanlara transfer edilen ekonomik faydaların nasıl Çin’i azdan orta gelirli bir ülkeye dönüştürdüğünü takdir ediyor.

Dünya Bankası’nın yakın zamandaki tahminleri, Çin’deki 850 milyondan fazla insanın son 40 yılda aşırı yoksulluktan kaçtığını gösteriyor. Bu kesinlikle, tüm dünyadaki fakirlikten muzdarip nüfuslar için bir halk mucizesidir. 

Cumhurbaşkanı Xi’nin aşırı fakirlikle mücadelesi dünya çapında destek görmektedir. Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Bankası gibi çok taraflı kuruluşlar ve Bill Gates’ten Bernie Sanders’a kadar lider figürler, Çin ve Xi’yi aşırı fakirliğin yok edilmesindeki amansız mücadelesin dolayı herkesin önünde övdü.

Ülke, piyasa reformları altında son 40 yıldan fazladır, topluca büyük ilerleme kaydetti ve şimdi milyonlar, ülkenin her yerinde daha iyi bir yaşam sürüyor. Fakirlik ve yoksulluk, asla insanlık tarihinde daha önce, bir ulus seviyesinde hiçbir yerde tamamen ortadan kaldırmaya yaklaşmadı. Xi yönetiminde yılda 10 milyon kadar insan aşırı yoksulluktan çıkarıldı. Xi’nin fakirlerin davasına yönelik şahsi bağlılığı, eylemleriyle ortaya koydu.

YOKSULLUKLA MÜCADELEDE “YÜKSEKÖĞRETİME ERİŞİM” KİLİT FAKTÖR

Xi Jinping, 2012’de görevine başladığı ilk 5 yılında, ülkenin 20 eyaletindeki 180 fakir bölgeyi ziyaret etti. Kendisinin fakirlere karşı kişisel tarzı ve empatisi, genel kamuda büyük kazanan oldu. 

Öte yandan hükümeti, 245 milyar dolar maliyetle bu programı yürüttü. Hükümet Covid-19 salgınına rağmen, bu son derece asil amacı unutmadı. Çin hükümeti yalnızca 2020 yılında, gelirlerini ve yasama şanslarını iyileştirmeye yardımcı olmak için fakir olan kişi başına 4 bin dolardan fazla para harcadı. 

Fakirliğin ortadan kaldırılması programı, ülkedeki 800’den fazla en fakir ilçelerin belirlenmesiyle geliştirildi. Bu ülkenin toplam alanının yaklaşık yüzde 30’unu kapsıyor. Bu ilçelerin her birinin yegâne doğasını anlamak ve çalışmaları için  bir milyondan fazla kişi görevlendirildi.  Her ilçenin yetkilileri ve yerel liderlerinin emrinde bir dizi araç ve yerelleştirilmiş yoksullukla mücadele çözümleri geliştirme özgürlüğü vardı.

Bazı bölgelerde çözüm, yerel çiftçilik uygulamalarını modernize etmek, kişisel arazilerin geliştirilmesine yardımcı olmak, farklı türde bir mahsul yetiştirmek veya dönüm başına verimi artırmaya odaklanmaktı. Diğer ilçelerde, işlere erişim sağlamak, nüfusları yakındaki bir kasabaya veya farklı bir şehre taşımak için çalıştılar.

Yeni yerlere taşınan bu insanlar için hükümet yeniden eğitim, konaklama, ev sahipliği, yerel okullar ile işletme hibeleri ve kredileri için olanaklar sağladı. 

Bağımsız bir analistin gözlemleyebileceği şey, her alanın özel bir çözüm geliştirme ve uygulama fırsatına sahip olduğudur. Bu, yerel halkı güçlendirdi ve hayatlarını daha iyi hale getirmek için onlara kaynaklar sağladı. Yerel olarak geliştirilen ve sahip olunan bu çözüm modeli, herhangi bir merkezi planlama veya kısıtlamadan çok uzaktı. Kendileri ve toplulukları için hayatlarını daha iyi hale getirme yetkisine sahip olmaları nedeniyle onlara gerçek bir kontrol ve sahiplenme duygusu verdi.

DÜNYA BANKASI’NIN ÇİN’E YÖNELİK TAHMİNİ DİKKAT ÇEKİCİ

Sonuç olarak, milyonlarca vatandaş artık yerel ekonomide aktif paydaşlardır. Kendileri ve aileleri, daha iyi sağlık, eğitim, iş ve girişimcilik fırsatlarına erişimle iyileştirilmiş bir yaşam tarzının tadını çıkarıyor. Bunlar, iş birliğine dayalı bir kalkınma modeli üzerinde çalışan uyumlu bir toplumun meyveleridir.

Yoksullukla mücadelede yükseköğretime erişim bir başka kilit faktör olmuştur. Yüksek ve mesleki eğitim için kayıt oranları artmıştır. Mevcut gidişat korunursa, Standard Chartered 2030 yılına kadar Çin işgücünün yaklaşık yüzde 27’sinin üniversite eğitimi alacağını öngörüyor. Bu, Çin’in işgücü kompozisyonunu 2019’daki Almanya ile aynı seviyeye getirecek ve nispeten daha yüksek maaş kazanan insan sayısının artmasına ve gelir eşitsizliğinin daha da azaltılmasına yardımcı olacaktır. 

Yoksullukla mücadeleye devam etmek ve 2012’den bu yana elde edilen kazanımları pekiştirmek için yeni bir Ulusal Kırsal Yeniden Canlandırma Bürosu kuruldu. Amacı, yoksullukla mücadeleye devam etmek, yeni stratejiler araştırıp geliştirmek ve bunları uygun yerlerde test etmek ardından da bilgiyi ülke çapında paylaşmaktır. Bakanlık, yoksullukla mücadeleyi daha da sürdürmek ve gelir eşitsizliğini azaltmakla görevlendirildi. 

Bu yeni departmanın oynayabileceği bir diğer önemli rol, yoksulluğun azaltılmasında dünyanın mükemmellik merkezi haline gelmektir. Gelişmekte olan ülkelere yoksullukla mücadelelerinde yardım etmeli, onlara yerel ilçelerde başarılı oldukları kanıtlanmış teorik ve pratik çerçeveler sağlamalıdır. Bu mükemmellik merkezi başlangıçta Kuşak ve Yol Girişimi’ne katılan ülkelerle yakın bir şekilde çalışabilir. Dolayısıyla, makro düzeyde altyapı ve ekonomik projeler geliştirmelerine yardımcı olmanın yanı sıra, Çin onlara mikro düzeyde yardımcı olabilir. Vatandaşları arasındaki yoksulluğu azaltmalarına ve insanların mucizesinden fayda sağlamalarına el uzatabilir.