China Daily / Carlos Aquino

Çin 2020’de aşırı yoksulluğu ortada kaldırdı, bu ülkenin geçen yılki yıllık büyüme oranının sadece yüzde2,3 olduğu dikkate alınırsa devasa bir başarı. Bu gerçek sadece Çin değil, bütün dünya için önemli, çünkü geçen 15 yılda Çin küresel ekonomik büyümenin asıl taşıyıcısıydı. Bu yıl Çin ekonomisinin yüzde 6’dan daha fazla büyümesi bekleniyor. Bu Latin Amerika için ne anlama geliyor?

Çin, Latin Amerika ülkeleri için ikinci büyük ihracat pazarı ve giderek büyüyor. Brezilya, Arjantin, Şili ve Peru gibi Güney Amerika ülkeleri için en büyük ihracat pazarı. Özellikle dünyada en hızlı büyüme oranlarına sahip olması beklendiğinden, Covid-19 salgınının bölge için Çin’in önemini artırması bekleniyor.

Ayrıca Çin’in Latin Amerika’daki büyüyen yatırımlarının daha da artması öngörülüyor. Latin Amerika bölgesinin birçok sektörde, özellikle altyapı sektöründe yatırımlara ihtiyacı var. En son 2019’da Peru olmak üzere, bölgedeki 19 ülkenin, çoktan Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne katılmış olmasına şaşmamalı. Ve artan yatırımları Çin’i Peru’daki ana yatırımcılardan biri haline getirdi. Bu yatırımlar 2020’nin sonunda yaklaşık 30 milyar dolardı ve Peru’daki toplam yabancı yatırımların dörtte birini oluşturuyordu.

Buna ek olarak, kişi başına milli geliri 10 bin dolardan fazla olan Çin temel olarak 2035’e kadar “sosyalist modernleşmeyi” gerçekleştirmeyi hedefliyor. Ancak, bunun için, Çin’in orta gelir tuzağından kaçınması gerekir. Çin, 2020’de aşırı yoksulluğu ortadan kaldırma amacını gerçekleştirdikten sonra 2035 hedeflerini nasıl gerçekleştirebilir?

ÇİN, LATİN AMERİKA ÜLKELERİ İÇİN İKİNCİ BÜYÜK İHRACAT PAZARI

İlk olarak, Çin’in kırsal kesimde yaşayanların refahını artırması gerekir, bunun için de köylülerin gelirlerini artırmak amacıyla tarımsal üretim verimliliğini artırmalı. Fakat bu çok zor bir iş, çünkü verimlilik artarken, tarımsal işler için daha az işçiye gerek duyulacak. Bu yüzden, merkezi otoritelerin hukou (hane kayıt) sistemini ayarlayarak kırsal kesimde yaşayanların, belirli kısıtlamalara rağmen, serbest hareketine izin vermesi gerekir ki, kırsal kesimde yaşayanlar kentlerde daha iyi ücret veren işlere sahip olabilsinler.

İkincisi, hükümetin kırsal kesimde yaşayanların eğitim düzeyini artırmak ve daha iyi ücretli işler almalarını sağlayacak eğitimleri vermek için adımlar atması gerekir. Çin’in ekonomik yapısı birincil sektörden (örneğin tarım ve madencilik) üretim sektörüne, özellikle kaliteli üretim ve hizmet sektörlerine geçtiği için insanların ileri teknoloji dahi bu alanlara girmek için yeni, gelişmiş becerilere sahip olması gerekir.

Aslında hizmet sektörü şu anda Çin’in Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 50’den fazlasını üretiyor. Ama hizmet sektörü işlerinde birçok eşitsizlikler var. Örneğin, yüksek ve düşük ücretli işler gibi… Bankacılık, enformasyon teknolojisi ve eğitim sektörlerinde görece daha yüksek ücretli işler var.

Üçüncüsü, üretim ve hizmetler sektöründe Çin, düşük değerli malların üretiminden yüksek katma değerli malların üretime ve hizmetlere geçmek zorunda ki, işçileri daha fazla ücret kazanmalarını mümkün kılsın. Çin araştırma ve geliştirmeye daha fazla fon ayırarak, başka şeylerin yanı sıra, gelişmiş teknolojiyi çok hızla geliştiriyor. Bu alanda uzun bir yol aldı ve çoktan 5G teknolojisi, hızlı tren ve elektrikli otomobiller sektörlerinde lider haline geldi.  Ve “Made in China 2025” planı bu bağlamda çok önemli bir rol oynuyor.

Dördüncü olarak, Çin’in ekonomisini dış dünyaya daha fazla açması gerekir ki böylece üretim ve hizmetler sektörleri yüksek katma değerli sanayilerde daha fazla rekabetçi hale gelsin. Çin’in orta gelirli grubu büyür ve daha fazla satın alma gücü kazanırken, yüksek katma değerli daha fazla yabancı mal ile hizmetleri talep edebilecek ve bunu karşılayabilecek. Aslında Çin dünyanın ikinci büyük tüketici pazarı haline geldi ve bu nedenle küresel ekonomiye daha fazla katkıda buluyor.

ÇİN DİĞER ÜLKELERE NELER ÖNEREBİLİR?

Özet olarak, Çin’in orta gelir tuzağından kaçınmak için daha fazla yüksek katma değerli mal ve hizmet üretmesi gerekiyor. Ama Çin’in aynı zamanda sosyal güvenlik ağlarını geliştirecek, insanlara iyi eğitim ve sağlık hizmetlerine eşit erişim imkânı verecek, daha karşılanabilir konut imkânı sunacak, emeklilere uygun maaşlar vermeyi garanti edecek politikaları hayatı geçirmesi gerekiyor.

Çin diğer ülkelere hangi dersleri önerebilir ve Çin ile diğer ülkeler karşılıklı kalkınmayı güçlendirmek için birbirlerine nasıl yardım edebilir? Muhtemelen ana ders verimliliği artırarak tarım sektörünün geliştirilmesi ve üretim sektörünün güçlendirilmesi ve böylece daha fazla kişinin istihdam edilebilmesi, bir ülkenin düşük katma değerli malların üretiminden yüksek katma değerli malların üretimine geçmesi için gereken daha iyi eğitim verebilsin.

Ayrıca, Çin gelişmekte olan ülkelere tarım ve sanayi sektörlerinin yanı sıra altyapı tesislerini modernleştirmelerinde yardım edebilir ve piyasasını bu ülkelerden daha fazla mal almak için genişletebilir.