Global Times / Wang Wen

Çin’deki yabancılar mali hizmetlerden yeterli yararlanabiliyor mu? Çin’in doğusundaki Zhejiang eyaletinin ihracat şehri Yiwu, yabancılara çevrim içi alışveriş, tüketim, finans ve yatırım ihtiyaçlarını kolaylaştırmak için finansal hizmetler sağlayan yabancı ticaret kartlarını çıkarmak amacıyla ülkenin ilk hamlesini yaptı.

Yiwu’nun son sekiz yılda yaptığı mali reformların önemli bir başarısı oldu. Bu reformları değerlendiren bir uzman olarak, şehrin gayretli çalışmasından çok etkilendim.

Yiwu Belediye Başkanı Wang Jian, bu ayın başında düzenlenen bir değerlendirme konferansında, yabancıların daha fazla sınır ötesi mali iş birliği projesi yürütebilmeleri amacıyla daha iyi mali hizmetler elde etmelerine izin vermesi için Beijingli yetkililerden daha çok destek istedi. Yiwu’nun daha fazla finansal açılış önlemi çağrısı sağlam temellere dayanmaktadır. Dünyanın en büyük küçük emtia toptan pazarı olarak, yılda 500 binden fazla yabancı iş insanı satın alma için Yiwu’ya geliyor ve 100’den fazla ülke ile bölgeden yaklaşık 15 bin tüccar şehirde bulunuyor. Pek çok insan, bu ilçe düzeyindeki küçük şehrin en çok teslimat işi yaptığını ve 20’den fazla ulusal reformu deneyen bir pilot şehir olduğunu düşünmüyor. Örneğin, bireysel döviz hesap sistemi Yiwu’dan tüm ülkeye yayıldı.

Yiwu’nun mali açılışı, Çin’in reformunu ve açılım sürecini özetler. Çin dünyaya derinlemesine entegre olurken, finansal açılımın ayrılmaz bir parçası olduğu ülkenin reform ve açılımının ilerlemesini hiçbir güç durduramaz.

Hem ülke içinde hem de yurt dışında Çin’in mali açılımını eleştiren insanlar var. Ülkede yaşayanlar, bu açılımın finansal rahatsızlıklara veya sistemik krize yol açabileceğinden endişe ediyor. Bazıları Çin’in sermayesinin ülkeden çıkmasından veya yabancı kuruluşlar tarafından kontrol edilmesinden korkuyor. Bazı yabancılar, Çin’in korumacı bir yaklaşım sergileyeceğinden ve yabancı sermayenin girişini kısıtlayacağından endişe ederek Çin’in mali açılım tedbirlerinin samimiyetini sorguladılar. Bu seslerin sınırları vardır. Çin’in finans piyasası zayıfken, gelişmekte olan ülkelerin finansmanının, yabancı kontrollü sıcak para tarafından bozulacağı endişesi olması makuldür. Tayland’da başlayan 1997 Asya mali krizinden alınan ders, Çin’in finans araştırmacılarının ve karar alıcılarının her zaman aklında olmuştur.

Çin, ikonik reformu ve açılış hamlesini başlattığından beri, son 40 yılda ülkede sistematik bir mali kriz hiç yaşanmadı. Çin bugün, dünyanın en büyük kredi piyasalarından biri haline geldi ve en büyük yabancı rezervine sahip. Ülke aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci hisse senedi, tahvil ve sigorta piyasasıdır. Çin, açılış adımlarını yönetecek kadar güvene sahip.

ÇİN’İN FİNANS SEKTÖRÜ AÇILIMI HIZLANDIRIYOR

Çin 2018’de, hisse senedi ve tahvil piyasası dâhil olmak üzere denizaşırı finans kuruluşlarına pazar erişimini büyük ölçüde genişleteceğini duyurdu. Ülke 2020’de, yabancı yatırım için hissedarlık oranı şartını bile iptal etti; bu, Çin’in finans sektörünün açılımı hızlandırdığının bir işareti.

2020’de yapılan bir anket, yabancı şirketlerin yüzde 67’sinin Çin’in finans sektörünün daha kolay erişimle daha fazla açıldığına inandığını gösterdi. Araştırma ayrıca, Çin’in mali reformlarının önündeki en büyük zorlukların yabancı şirketlere ulusal muamele ve pazara erişim sağlanması (yüzde 43), Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkilerinin iyileştirilmesi (yüzde 23), uyum sorunu (yüzde 17) ve Çin finans kuruluşlarının rekabeti (yüzde 13) olduğunu buldu. İstatistikler, Çin’in finans sektörünün açılımının karmaşıklığını ve kapsamlılığını objektif olarak yansıtıyor. Yabancı arkadaşlara, Çin’in mali açılım tedbirlerinin samimiyetinden şüphe etmemelerini hatırlatmak isterim. Çin halkının çoğunluğu, finansal açılımın ülkenin ulusal gençleştirme çabalarının önemli bir parçası olduğunu fark etti.

Çok gelişmiş ve açık bir finansal sistem, kaynakları dünya çapında daha iyi bir şekilde yeniden konumlandırabilir ve acil durumlardan ve olumsuz etkilerden muzdarip ekonomilere esnek yardım sağlayabilir. Ayrıca, bir ülkenin uzun vadeli ve istikrarlı ekonomik büyümesini hızlandırmak için yerli ve yabancı kaynakları finansal araçlarla seferber edebilir. Teknolojik gelişmeyi hızlandırabilir, temel endüstrileri yükseltebilir ve ulusal gücü artırabilir.

ABD’deki finansman ile karşılaştırırsak, Çin’in finans sektörü oldukça genç kalıyor. Ülkenin, ABD’den ve diğer gelişmiş ülkelerden ders alması gerekiyor. Bunun ışığında Çin, güvenlik, kalkınma ve açılma arasında üçgen bir denge kurmalıdır.

Yiwu şehri açısından daha umutlu hissediyorum. Yabancılar için finansal hizmetleri teşvik ederken, yabancı kuruluşların kredi risklerini kapsamlı bir şekilde değerlendirerek olası tuzaklara karşı da koruma sağlarlar. Çin’in finans sektörünün açılmaya asıl şimdi başladığına inanmak için her türlü nedenimiz var.