CGTN / Fiona Edwards

Ne yazık ki, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden yönetimi, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e karşı yeni Soğuk Savaş’a dair attığı adımları sona erdirmedi. Buna karşılık, bu Soğuk Savaş’a karşı yeni bir uluslararası hareket dünyanın çeşitli yerlerindeki ülkelerde ortaya çıkmaya başladı.

Çin’in, Covid-19 salgını ve salgının yol açtığı ekonomik karmaşanın üstesinden gelmek için gelişmekte olan ülkelerin mücadelesinde giderek önemli bir ortak haline geldiği Küresel Güney’de, herhangi bir Soğuk Savaş’a muhalefet büyük ölçekte ortaya çıkıyor. Diplomatik seviyede bu zaten açıktır. Örneğin, gelişmekte olan ülkeler Birleşmiş Milletler’de (BM) Hong Kong ve Xinjiang gibi konularda Çin’e yönelik saldırılara karşı oyların çoğunu sağladılar.

Maalesef şu anda ABD’de, Demokrat ve Cumhuriyetçi Partilerin liderliklerine ve ana akım medyanın büyük bölümüne Soğuk Savaş yaklaşımı hakim olmuş durumda. Ancak önde gelen entelektüeller ve eski diplomatlar bu tür bir yaklaşımın desteklenmesine karşı konuşuyorlar.  

Uluslararası toplum, herhangi bir Soğuk Savaş’ın sadece Çin halkına yönelik bir saldırı değil, aynı zamanda pek çok şekilde Çin dışında kalanların da çıkarlarını tehdit ettiğini daha iyi anlamaya başladı. Örneğin, Çinli teknoloji firması Huawei’in bazı ülkelerde 5G sistemlerine katılmasını yasaklamak, bu ülkelerdeki vatandaşların telekomünikasyon için çok daha fazla ödeme yapması anlamına geliyor. Danışmanlık şirketi Oxford Economics’in yaptığı birkaç araştırma, ABD’ye ihraç edilen Çin mallarına uygulanan gümrük tarifelerinin ABD’li ailelerin yaşam maliyetlerini yüzlerce dolar artırdığını ve yüzbinlerce işe mal olduğu sonucunu ortaya çıkardı.

ABD’NİN ASKERİ FAALİYETLERİ TEHDİT EDİCİ

En tehdit edici olanı ise, durumun bir askeri çatışmaya veya hatta nükleer silahlara sahip iki devletin dâhil olduğu sıcak çatışmaya dönüşebilmesi riski taşıyan ABD’nin Çin civarındaki askeri faaliyetleridir. ABD zaten, Pasifik bölgesinde muazzam deniz aşırı askeri varlık oluşturmuş durumda. Çin’in buna karşılık olarak askeri üsler zinciri yoktur. ABD Başkanı Biden, 28 Mayıs’ta ABD Kongresi’nden, şu anda 703 milyar dolar olan ABD ordusunun bütçesini 2022 yılında 715 milyar dolara yükseltmesi talebinde bulundu. ABD savaş gemileri kışkırtıcı eylemlerde bulunmak için düzenli olarak Güney Çin Denizi’ne giriyor. Bu tür eylemlerden ortaya çıkacak yanlış hesaplamaların insanlık için yıkıcı sonuçları olacağı üzerinde düşünmek çok korkunçtur.

Batı’daki savaş karşıtı hareketler bu yüzden Çin’e karşı tehlikeli bir askeri yığınak için yüzlerce milyar doları boşa atmak yerine, ABD’nin, bu devasa kaynakları iklim değişikliğiyle mücadele ve salgının üstesinden gelmek gibi insanlığın karşı karşıya bulunduğu gerçek ve acil sorunları aşmak için kullanması gerektiğini tartışıyorlar.

Yükselen bir ilgiyi üzerine çeken bu yeni Soğuk Savaş’ın diğer tehlikeli etkisi de ABD ve bazı müttefiklerinde Asya karşıtı ırkçılıktaki hızlı yükselişi doğrudan körüklemesidir. Stop AAPI Hate adlı kuruluşun bir araştırmasına göre, ABD’de geçen yıl yaklaşık 3 bin 800 Asya karşıtı ırkçı olay meydana geldi. Bu yıl mart ayında Atlanta kentinde aralarında Asya kökenli altı kadının da bulunduğu sekiz kişinin öldürüldüğü korkunç ve ırkçı saldırıyla sonuçlanan bu artan ırkçılığa karşılık olarak, ABD çapında 60’ın üzerinde kent ve kasabada protestolar düzenlendi.

Bu sıcak savaş tehditleri, artan ırkçılık, ekonomik zarar ve Çin ile kazan-kazan iş birliğini izleyen ülkeleri durdurma girişimleri, bu yüzden dünya çapında artan sayıda insanın ABD’nin Çin’e yönelik saldırıların kendi çıkarlarına karşı olduğunu anlamasına yol açıyor.