Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Furkan Kaya CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Kaya, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) çekilmesinin ardından Afganistan’da yaşanan dönüşümü değerlendirdi.

Afganistan konusunu güncel meselelerle değerlendirmemek gerektiğini belirten Dr. Furkan Kaya, 2001 yılı öncesine de bakılması gerektiğini kaydetti.

“AFGANİSTAN OLMADAN ORTA KORİDOR’UN SAĞLIKLI İŞLEMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Büyük İskender’den itibaren Afganistan’ın “Orta Asya’nın gözü” gibi değerlendirilebileceğini ifade eden Kaya’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Burayı kontrol eden güçler, küresel ve bölgesel güçleri kontrol edebilir. Denize çıkışı olmayan ama son derece önemli bir köprübaşı olan Afganistan’da ABD’nin başarısız olduğunu söylemek çok iddialı geliyor. Çünkü ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi’ni başlattığı süreci gözümüzün önüne getirirsek bunu Genişletilmiş Orta Doğu Projesi ile beraber düşündüğümüzde Afganistan coğrafyasının kontrol edilmediği yerde bu projelerin başarıya ulaşmasını bekleyemezsiniz.

“VEKÂLET SAVAŞLARININ İCRA MEKÂNI AFGANİSTAN”

Afganistan coğrafyasında bulunan ABD’nin aynı zamanda Güney Asya’ya hâkim olduğunu, Orta Doğu, Orta Asya hatta Çin-İran eksenine de müdahale etme imkânına sahip olacağını görüyoruz. Afganistan coğrafyasında 55 etnik grup yaşıyor. Afgan milleti diye bir milli bilincin oluşturulamayacağı bir yerden bahsediyoruz. Afganistan’ın çok önemli yer altı kaynakları var. Yenilebilir enerji ile çalışan elektrikli araçların daha da fazlalaşacağını göz önünde bulundurursak lityumun Suudi Arabistan’ı olarak adlandırılan bir Afganistan’dan bahsediyoruz. Bunun yanında krom, kömür ile altın gibi değerlerin bulunduğu ve bunların yaklaşık 3 trilyon dolar değerinin olduğu bir coğrafyadan bahsediyoruz.

‘Yeni İpek Yolu’ dediğimiz güzergâhın en kritik noktası, Afganistan.  Afganistan olmadan Orta Koridor’un sağlıklı işlemesi mümkün değil. Bu bölgede oluşacak bir refah yolunun Rusya, Çin, Türkiye, İran gibi bölgesel güçlerin kontrolü altına girmesi ABD’yi rahatsız ediyor. ABD’nin Afganistan’daki savaşı çok maliyetli bir savaş, ABD’nin 1958 yılında kurduğu gizli ordu örgütü merkezi vardır, burada üretilen raporlarda bölgede ABD üniformalı askerlerin değil, onların eğittiği yerel güçlerle beraber bölgede bulunan bir ABD hayali var. Küresel güçlerin Taliban içinde vekili var ve bu vekâlet savaşlarının icra mekânı Afganistan olacak.

AFGANİSTAN’DAN GÖÇ SORUNU

Afgan göçmenlerin genç erkeklerin neden ailelerini bırakarak bizim topraklarımıza geldiğini merak ettik. Burada Sayın Cumhurbaşkanı’nın diğer liderlerle başlattığı bir telefon trafiği var. Suriye’de bu yaşandı, bunun engellenmesi nasıl sağlanacak? Türkiye bunu kaldıramaz. 

Bu zamanla bir güvenlik problemi yaratıyorsa demek ki, artık bu Türkiye’ye karşı bir demografik silah olarak kullanılıyor. Barış geliyor, diye mayınlı araziler temizletildi, daha sonra bu temizletilen mayınlı arazilerden Türkiye’ye göç dalgası geldi. Göç, Türkiye’nin iyi niyetini suistimal edecek demografik silah olarak kullanılıyor. Kalıcı bir çözüm bulunması gerekiyorsa mutlaka Birleşmiş Milletler (BM) ya da Avrupa Birliği (AB) nezdinde çare bulunması şart.”