CGTN / Bradley Blankenship

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), birçok Amerikalının aşı olmakta tereddüt ettiği bir zamanda yeni bir engele çarpan Covid-19 aşı girişimine devam ederken, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) geçen hafta tamamen aşılanmış Amerikalıların çoğu durumda maske takmasına gerek olmadığını duyurdu. Ancak bu kural, ne kadar iyi niyetli olursa olsun, büyük olasılıkla daha fazla insanı aşı yaptırmaya teşvik etmekte istenen etkiye sahip olmayacak, yalnızca anlaşmazlık için yeni fırsatlar sunacak ve ortaya çıkan enfeksiyonlara katkıda bulunacaktır.

Açıkçası, yeni CDC kuralı, Amerikalıları aşı olmaya teşvik etmek için tasarlanmış bir manevradır. Başkan Joe Biden’ın maskeler üzerindeki mesajı, ABD’nin Covid-19’a karşı erken bir zafer ilan ettiğini ve aşıyı olan herkesin her şeyi önceden olduğu gibi yapabileceklerini ima eden bir ton taşıyordu.

Biden 13 Mayıs’ta bir tweet paylaştı, “Bir yıllık sıkı çalışma ve bu kadar fedakârlıktan sonra, kural artık basit; aşı olun ya da olana kadar maske takın”. Buradaki sorun, aşılara en çok karşı çıkanların aynı zamanda maskeye de karşı olmaları ve her ikisine de salt ideolojik gerekçelerle karşı olmalarıdır. Şimdiden, sosyal medyadaki bazı kötü niyetli kullanıcılar, aşı durumu hakkında yalan söylemeyi teşvik etmek için yeni kuraldan yararlanıyor. Burada basitçe başvuracak mantık yok. Bu insanların çoğu muhtemelen başlangıçta maske kullanmıyordu, bu yüzden maskeler hakkındaki CDC yönergelerini gevşetmek ilk etapta iyi bir teşvik sağlamıyor.

Genel olarak, yeni kural, ABD ve dünyadaki diğer birçok hükümetin, bireylerin sorumlu davranacağını varsayan salgın boyunca yapmaya devam ettiğini gördüğümüz yaygın bir hatayı sürdürüyor. Salgının, güvenliği bireye bırakan ABD ile diğer ülkelerde nasıl ortaya çıktığı, bunun ne kadar yanlış olduğunun bir örneğidir.

USA Today’in geçen hafta bildirdiğine göre, ülke çapındaki uzmanlar, yalan söylemenin cezası olmadığı ve kimin aşılanıp aşılanmadığını doğrulamanın bir yolu bulunmadığı için, dürüstlük sisteminin işe yaramayacağını zaten biliyorlar. Bu, insanların sonucuna bakmadan yalan söylemesi için kapıyı açar.

SALGIN HENÜZ SONA ERMEDİ

Bazı açılardan, bu birçok insanın aşı olup olmadıkları konusunda dürüst davranmaması için gerçekten mükemmel bir tarif. San Diego’daki California Üniversitesinden Psikoloji Profesörü Michael McCullough gazeteye verdiği demeçte, “Gerçekten bundan endişelenen herkes dışarı çıktı ve bunu yaptı, benim kişisel riskim düşük, diyebilirler.” dedi.

Öyle görünüyor ki, CDC kuralı, zaten yaygın bir olay olan, insanların maske takma veya sosyal mesafe konusunda çatışmaları için yeni araçlar yaratacak. Bu kesinlikle toplumda daha fazla gerginlik yaratacak, kutuplaşmayı derinleştirecek, işletmeleri daha fazla zorlayacak ve nihayetinde ülkenin Covid-19 ile mücadelesini uzatabilecek. Tıp alanı, genel olarak, bilinmeyenler karşısında tedbirli olma eğilimindedir, bu da yeni CDC kuralını bu kadar tuhaf kılmaktadır. Bir yıllık sıkı çalışma ve fedakârlıktan sonra bile, salgın kesinlikle bitmedi. Virüs yayılmaya devam ederken, bazıları mevcut aşılardan kurtulma potansiyeline sahip her zaman yeni varyantlar ortaya çıkıyor.

Gerçekten, aşılandıktan sonra maskelerin bırakılması güvenli olabilir. Yine de, pek çok bilinmeyen ve aşı konusundaki yaygın aldatma olasılığı bakımından bu mantıklı gelmiyor. Ayrıca, bazı eyaletlerin ve yerel yönetimlerin hâlihazırda yaptığı piyangolar, bedava yiyecek ve içecekler veya konser ve spor etkinlik biletleri gibi insanları aşı olmaya teşvik etmenin çok daha az tehlikeli yolları var. Ekonomiyi bir şekilde canlandırmanın bir yolu olarak neden aşı kanıtı kullanılmasın?

Siyasi bir perspektiften, Biden bu tür teşviklere karşı çıkıyor olabilir çünkü bu, siyasi muhaliflerinin dava açmasına ya da saldırılarına neden olabilir. Ancak aşı konusundaki tereddütü ele almak ve salgını sona erdirmek Biden için gerçek bir öncelikse, ekibi daha yaratıcı olsa iyi olur.