CGTN

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kongresi, Çin ile arasındaki “jeopolitik rekabeti” güçlendirmek amacıyla yasa tasarıları üzerinde çalışmayı sürdürürken artan sayıda ABD’li kongre üyesi ve eylem grupları, “yeni bir Soğuk Savaşa” muhalefetini dile getiriyor.

Temsilciler Meclisi’nin Demokratik ilerici üyesi İlhan Omar, “Çin’in kendi iç sorunları için bir günah keçisi olarak” devamlı kullanılmasına ve önceki Trump yönetiminde Çinli Amerikalıları şeytanlaştırmaya yönelik artan eyleme karşı uyardı. İlerici demokratlarda Çin konusundaki duyarlılığın değişmesi, Çin karşıtı yasaları benimsemesinde tekdüze olan ve hatta birçok tasarının oy birliğiyle kabul edildiği ve bu tasarılara her türlü muhalefetin geçersiz olduğu Kongre’den gelen ilk tereddüdün işaretini veriyor.

Şüphesiz, Çin şahinleri, Demokrat liderler Chuck Schumer ve Nancy Pelosi de dâhil olmak üzere hala ezici bir çoğunluk olarak Kongre’de hakim. Bununla birlikte, ABD salgından çıktıkça ve Trump tarafından benimsenen Çin söylemi bayatlaştıkça, özellikle Amerika kendi eylemlerinin sonuçlarını düşünmek zorunda kaldıkça, daha fazla nüans için alan ortaya çıkıyor. ABD’deki en fanatik Çin şahinleri, ülkeleri taraf tutmaya ve Washington ile Beijing ekonomilerini “ayırmaya” zorlamayı amaçlayan küreselleşmiş bir dünyada Soğuk Savaş ortamını yeniden tesis etmeye çalıştılar. Bu, neredeyse kesinlikle Mike Pompeo gibi insanların tutkusudur.

Biden yönetimi bu kadar gayretli olmasa da, yine de otoriterliğe karşı jeopolitik bir demokrasi rekabeti oluşturmaya çalıştı ve 21. yüzyılı “kazanmaktan” bahsetti. Başkan, Amerika’nın ulusal çıkarına olduğu zaman Çin ile “iş birliği” yapacağını söylemesine rağmen, şimdiye kadar böyle bir yaklaşımla ilgili çok az kanıt var. Örneğin, iklim değişikliği “iş birliği” şimdiye kadar, talepte bulunmakla, bir suçlama oyunu oynamakla ve çekişmeli konulardan ayrı olarak iyi niyetli ortaklıktan ziyade, zorla çalıştırmaya yönelik sahte iddialarıyla Çin’in dünyanın önde gelen yenilenebilir enerji endüstrilerini zayıflatmaya çalışmakla ilgiliydi.

AMERİKA’NIN UYANMA ZAMANI

Schumer liderliğindeki Sonsuz Sınır Yasası, iki ülke arasındaki Soğuk Savaş ilişkileri modelini yasal olarak uygulamaya çalışarak işleri daha da karmaşıklaştıracak gibi görünüyor. Çin meselesini hiç bitmeyen militarizmin, paranoyanın ve dolayısıyla ırkçılığın bir gerekçesi olarak gören Demokrat Parti içinde bunun sonuçları hakkında artan endişeler olduğu açıktır. Yine de bu sesler, Amerika’nın dış politikasının ne olması gerektiğine dair önemli bir alternatif veya somut vizyon önermiyor. Aynı şekilde, bir önceki yönetim tarafından Beijing’e karşı bir çatışma yolunu ve Soğuk Savaş yetkisini meşrulaştırmak için kasıtlı olarak tasarlanmış olan Xinjiang meselesine sözde hizmet etmeye devam ediyorlar.

Amerika’nın dış politikasının nereye gittiğine dair yeni bir uyarı görmek hoş olsa da, anlatı halen aynı ve sonuçları aynı olacak. Amerikalı ilericiler, ABD dış politikasına karşı çıkmak için kendi kariyerlerini tehlikeye atmaya hazır mı? Yoksa her zaman yaptıkları gibi, yanlış olduğunu bildikleri bir yola doğru oy sırasına mı girecekler? Her iki durumda da mesaj açık: Amerika’nın uyanma zamanı.

Çin üzerinde izlediği yol, dünyanın istikrarını, refahını ve iyiliğini tehdit eden, kirli ve zayıflatıcı politikalarıyla tanınan bir yönetim tarafından yerine getirilen tehlikeli bir dizi yanıltıcı varsayım ve karikatürle destekleniyor. Biden, kendisini Amerikan liderliğinin bir dönüşü olarak gösteriyor, ancak birileri tersine hareket etmeye zorlamazsa ve sadece Pompeo benzeri şahinlerin emirlerini takip ederse o zaman bu bir liderlik olacak mıdır?

Sadece iş birliğinden bahsetmek, temelleri hâlihazırda atılmış yeni bir Soğuk Savaşı önlemek için yol haritası değildir. Siyasi kazançlar için Çin hakkında sert konuşmak kolaydır, ancak böyle yapmanın bedeli konusunda dürüst olmanın ve yeni bir istikrarlılığa doğru ilerlemenin zamanı geldi.