Röportaj: Tuğçe Akkaş

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını sırasında birçok uzman, araştırmalarıyla hem bilime hem de salgınla mücadele eden toplumlara katkı sağlamaya çalışıyor. Özellikle Covid-19’un menşei üzerine yapılan tartışmalara katkı sağlayan birçok araştırma ve kitap kamuoyunda ilgi gördü.  

Yazar Hüseyin Vodinalı, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu. Vodinalı, “Covid-19: Bir Virüsten Ötesi” isimli kitabının yeni çıkan genişletilmiş baskısında yer alan başlıkları anlattı.

Hüseyin Vodinalı, pandeminin başta küçümsenirken dünyayı kilitleyecek noktaya geldiğini ifade ederek yaşananların aslında tıbbi bir konu olduğunu söyledi.

“ŞU ANDA HİÇBİR ŞEY NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKMADI”

Ulaştığı deliller ve yaptığı araştırmalarla komplo teorilerini değerlendirdiğini belirten Vodinalı, “Tamamen delillere ve kanıtlara, güçlendirilmiş olgularla, tahminlere dayanan bir komplo teorisi… ‘Neden Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) başladı?’ dedik, ilk iddiamız buydu. Herkes Wuhan’ı işaret etti, Çin’de Wuhan’da başladı olarak biliniyor salgın. Fakat biz bunu geriye sardığımızda ABD’de hatta Avrupa’da buna benzer vakaların çok önceden ortaya çıktığını gördük.  Herkes internetten bunu araştırıp görebilir. Bizim tezimiz daha çok ABD’nin biyolojik savaş konularına yaptığı yatırımlar üzerineydi. Dünyanın her yerinde bu alanda laboratuvarların belli merkezlerin olduğu bilinen bir şey, araştırmacı gazetecilerin ortaya çıkardığı şeyler. Bizim hemen sınırımızdaki Gürcistan’da böyle bir laboratuvarın varlığını ve bu laboratuvardan sızan belli hastalıkların insanların ölümüne dahi yol açtığını biliyoruz. ABD’de Fort Detrick denilen askeri biyolojik savaş üssünün kapatılmış olduğunu da konuşmuştuk. Bu kitap virüsün başlangıcını ve devamını eş zamanlı inceliyor. Şu anda hiçbir şey yüzde yüz net bir şekilde ortaya çıkmadı, aşılar da buna dâhil. Aşıların da ne olduğu, nasıl çalıştığı şu anda tartışma konusu. Bilimsellik önemli, bilimsel olarak bakmak lazım, somut verilerle incelemek gerek.” dedi.

“YENİ DÜNYANIN DOĞUM SANCILARI”

“Covid-19: Bir Virüsten Ötesi” kitabının yazarı olan Hüseyin Vodinalı, kitabın ikinci baskısına yaklaşık 100 sayfalık ek yapıldığını aktardı.

Temmuz ayından sonraki gelişmelerin kitaba eklendiğini kaydeden Vodinalı, sözlerine şöyle devam etti:

“Kitapta ‘Yeni dünyanın doğum sancıları’ adlı yeni bir bölüm bulunuyor. Pandemi hiçbir zaman sadece tıbbi bir mesele olmadı. Ciddi anlamda dünyayı ekonomik, siyasi, sosyal bakımdan etkileyen bir şey oldu. Bunu açıklamak için pandemiden sonra dünyanın nasıl bir hale evirileceğini araştırdım. Burada ‘Great Reset’ denilen bir proje var. Bu proje, Davos’taki zenginler kulübü tarafından pişiriliyor. Esas hazırlanma yeri ABD, Batılılar tarafından hazırlanmış bir proje. Bir devlet projesi mi? Hayır. Bu bir küresel oligarşi projesi. Küresel kapitalizmin pandemi yoluyla yeni bir aşamaya geçme projesi. ‘Great Reset’ yeni bir ekonomik sosyal düzeni öngörüyor. İnsanların evlerinden çalışmasını, işgücünün esnekleştirilmesini, dijital paraların devreye alınmasını daha da farklı olarak ‘dijital bir gözetim kapitalizmi’ denilen bir sistemin ilk olarak uygulanmasını ortaya koyuyor. İşgücünün esnekleştirilmesi çalışanların aleyhinde bir durum. Buna karşı da evrensel temel bir gelir sistemi uygulayalım, işsiz kalan aç kalmasın, en azından ölmeyeceği kadar bir şey verelim, diye bir güzellik yapmışlar. ‘Güleryüzlü kapitalizm’ diye bunu lanse etmeye çalışıyor, Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu, Alman kökenli Harvard’da eğitim almış Klaus Schwab. Bunun temeli şuna dayanıyor, dünya artık küresel ısınma ve çevresel kirlenme yüzünden bu düzeni daha fazla götüremez, bizim yeni bir düzen oluşturmamız lazım, bu düzen de tamamen çevreci bir düzen olmalı. İnsanların hiçbir şeye sahip olmadan mutlu olabileceği bir düzenmiş, bu şekilde de dünyanın devamı sağlanacakmış. Yapısal bir değişim değil, mevcut kapitalist sistemin daha güleryüzlü bir hale getirilmesi gibi bir proje. Temelinde Trump olaylarında gördüğümüz gibi artık bilişim devleri, Silikon Vadisi, diyorduk bunlara ama şimdi Big Tech de deniyor, bir oligarşi oluşturdular. Dünyada Facebook, Twitter, Instagram gibi alanlarda insanlar artık sanal bir kimlik ediniyorlar, sanal bir yaşam sürüyorlar. Bunun üzerinden büyük verilere erişiyorlar, büyük zenginliğe ulaşıyorlar, bu zenginliği artık sadece ekonomik değil, siyasi olarak da kullanıyorlar. Trump’ın sansürlenmesi çok önemli bir şeydir. Trump sansürlenirse sen ve ben de sansürlenebiliriz. Fikirlerimiz bir kılıfa uydurulup sansürlenebilir.”

PANDEMİDE ZENGİNLER DAHA DA ZENGİNLEŞTİ

Pandeminin dünya ekonomisine etkisini değerlendiren Hüseyin Vodinalı, Covid-19 salgınında bugüne kadar teknoloji üzerinden zengin olan ultra zenginlerin varlıklarını 3,9 trilyon daha artırdığını açıkladı.

Dünyanın geri kalanı olan, orta ve orta alt sınıftaki kişilerin ise 3,7 trilyon dolar kayba uğradığı bilgisini veren Vodinalı, “2018’lerde bunu yazıyordum. Dünyada büyük bir ekonomik kriz bekleniyor. Bu kriz finansal kapitalizmin altından kalkabileceği bir kriz değil bunun için bir kırılma noktası bekleniyor. Volkan Özdemir’in bir kitabı var, ‘Yenilenen dünya, eskimeyen Türkiye’ diye orada 11 Eylül’e benzer bir olayın ya da bir savaşın çıkacağını öngörüyordu. Çünkü mevcut sistem yürümüyordu. Aşırı bir tüketim var, üretim yok. 2008’den beri dünyanın düzeni finansal genişlemeye dayandırıldı. Bir kırılma bekleniyordu, pandemi bunu vesilesi oldu. Şimdi bunu daha net görüyoruz. Dünyada ciddi bir hazırlık var, yeni bir düzene geçmek için. Dijital gözetim kapitalizmi düzenine geçiş üzerine. Peki, bu mümkün olacak mı? Kitapta buna ilişkin tartışmalar da var. Bu büyük bilişim teknolojileri ve zenginler çok ciddi bir güç haline geldiler. Bunların dünyada yeni bir düzen ilan etmeleri mümkün müdür? ABD’deki siyasi değişiklik bunu destekleyici bir şey, Avrupa’da da buna destek verecek siyasetçiler vardır. Rusya ve Çin’i düşündüğümüzde bunu yapmak aslında çok da kolay değil. Ortada çabalar var bunu görüyoruz. Mesela Çin’in ilk çıkardığı dijital yuan para sistemine benzer bir para sistemine geçme çalışmaları var. Doların hâlâ rezerv para olması mevcutken ileride belki bu geçerli olmayabilecek. Onun için ön alıp farklı dijital batılı paraya geçmek de mümkün. Bitcoin gibi diğer dijital paralara el koyup bu işi devletlerin, büyük bankaların hegemonyasına almak mümkün.” ifadelerini kullandı.

BILL GATES VE ÇİPLERLE İLGİLİ KOMPLO TEORİSİ

Covid-19’un daha öldürücü türlerinin ortaya çıkabileceği iddialarıyla ilgili de açıklamada bulunan Hüseyin Vodinalı, kitabında bu konuyu da işlediğini vurguladı.

Bill Gates için “adeta bir virüs-toplum mühendisliği ile pandemi krizini yönetiyor.” diyen Vodinalı, aşı çalışmalarıyla ilgili şunları söyledi:

“Klaus Schwab’ın kitabında mikro çiplerden bahsediliyor. Bill Gates bize çip takacak kahve edebiyatı var, aslında bu gerçek. Klaus Schwab kitabında bunları detaylıca anlatıyor. Artık öyle teknolojik gelişmeler olacak ki, diyor vücudumuza yerleştirilecek çipler bizim ruh halimizi, düşüncelerimizi konuşmadan yansıtabilecek, birbirimizle iletişime geçebileceğiz… Tam olarak dijital gözetleme kapitalizmi bu. Bu noktada Bill Gates, Klaus Schwab ile ortak zaten. Öyle bir figür ki, hem bilgisayarcı hem aşıcı. İkisini birleştiriyor ve ortaya çıkan bir modelleme de var. Messenger RNA (MRNA) aşıları Bill Gates’in özellikle desteklediği aşılar, Almanya’daki Türk çiftin BioNTech firmasını desteklediği, CureVac’ı desteklediği, ABD’de Moderna’yı desteklediği biliniyor. Messenger dediği, RNA’ya aşıdaki içerikle bir mesaj yollanıyor. Ona nasıl hareket etmesi gerektiği öğretiliyor. Aslında bu çok önemli bir teknoloji. Küçümsemiyorum asla bu kansere karşı geliştirilmiş bir aşı yöntemi. Bu aşı çalışmaları esasen kanser için, BioNTech’teki Türk çift de kanser araştırmacıları. Biz bir anda pandeminin paniği içinde bu aşılara sarıldık. Bu aşılar çok yeni. Denemiş ve sonuçları ortaya konmuş değil. O yüzden pandemi bu aşılar için biraz da avantaj oldu. İnsanlar üzerinde deneyip sonuçlarını görmek açısından imkân oldu. Pek çok bilim insanı ‘Bir zararı olmaz.’ diyor zaten acil kullanım onayı da aldı. Fakat araştırıyorum, ‘Kesinlikle hiçbir zararı olmaz.’ diyen bilim insanına rastlamadım. Hepsi bir şüphe payı bırakıyorlar. Bu aşıların denenmesi sonuçlarının ortaya çıkması için daha üç, beş seneye ihtiyacımız var. Bugün aşı olan yarın kendisini iyi hissediyorsa o hallolmuş değil, ona bir beş sene daha bakılması lazım. Belki immün sistemi de etkileyebilir, bilmiyorum bu konuda uzman olmadığım için. Bu büyük bir değer. Düşünsenize kansere karşı aşı geliştiriyorsunuz. Bu büyük bir parasal getirisi olan bir şey. Dediğim gibi Bill Gates bu işin her noktasında var. Bir gazeteci Bill Gates’e şunu sordu, ‘O kadar zenginsiniz aşıları neden parasız dağıtmıyorsunuz?’ Onu tersledi ve reddetti, gazeteci Twitter’dan yasaklandı bir anda. Bu iş daha bitmedi daha izleyeceğiz. Kitaptaki tartışma daha çok olayın jeopolitik boyutu, küresel güç dengeleri, hâkim sınıfların gündemlerindeki ilginç projeler… Pandeminin, bazı noktalarda belki daha büyük paniğe yol açması için korku faktörü olarak kullanıldığına yönelik argümanlar da var. Almanya’daki İçişleri Bakanlığı raporu da var. Daha sonra raporu sızdıran kişi işten atıldı. Bu, resmi bir bilim kurulu raporuydu. Kitap, pandeminin başlangıcından bugün gelinen noktaya kadarki bütün gelişmeleri sağlam bir komplo teorisi çerçevesinde toparlıyor. Ben buna komplo teorisi deyince, yalan dolan gibi anlaşılmasın. Bu belli kanıtlara, delillere, olgulara dayanan bir komplo teorisi, kukuletalı adamların dünyayı yönettiği yönünde bir komplo teorisi değil.”