Pandemi sürecinden çıkışta hem dünyada hem de Türkiye’de yüksek enflasyon olgusu tartışmaların odağında. Konuyu CRI Türk’e değerlendiren Aydınlık Gazetesi Ekonomi Müdürü Recep Erçin, Türkiye’nin uzun süre enflasyonla yaşayacağını söyledi.

Kamil Erdoğdu ve Mehmet Kıvanç’ın hazırladığı Dünya Postası programına katılan Erçin, ekonomi yönetiminin faizleri aşağı çekme yönündeki baskısının nedenlerini şu şekilde açıkladı:

“İktidar tarafından faizlerin indirilmesi yönünde bir baskı var. Bunun altında yatan neden de Türk reel sektörünün düşük faizli krediye ihtiyaç duyuyor olması. Türkiye’de KOBİ’ler öz sermayeleri yeterli olmadığı için işletme sermayelerini kredilerden karşılıyorlar ve işletmelerini kredi yoluyla döndürüyorlar.”

FAİZ KUR SARMALINDAN ÇIKMAK GEREKİYOR

Türkiye gibi ülkelerin “kendine has” sorunları olduğunu kaydeden Erçin’e göre, Türk reel sektörünün yapısı nedeniyle “ekonomi yönetimi düşük faiz politikasını zorunlu görüyor.”

Türkiye’de faiz / kur cepheleşmesinden çıkıp model değişimini tartışmak gerektiğini ifade eden Erçin, “Dünyaya entegre olmamızın yanında ulusal dinamiklerimizin de ekonomini ana yönelimini belirlediği bir model ortaya çıkarmamız gerekir.” dedi.

ENFLASYON YUKARI YÖNLÜ FAİZ SABİT

Türkiye’de enflasyonda yukarı yönlü tahminler geçerliliğini koruyor. Temmuz ayında açıklanan yüzde 17,53 oranında TÜFE’nin önümüzdeki aylarda tırmanması bekleniyor. Capital Ekonomics adlı küresel araştırma şirketi Türkiye’de enflasyonun 2 puan daha yukarı çıkacağını bu zirveyi gördükten sonra aşağı yönlü harekete başlayacağı tahmininde bulunuyor.

Merkez Bankası’nın son Para Piyasaları Kurulu kararında “yaz aylarında enflasyonda oynaklık” görülebileceği belirtiliyor. “Oynaklıktan kasıt yukarı yönlü gidişattır” diyen Erçin, “yaz aylarında sıcaktan çok enflasyon yakacak” tespitinde bulundu ve şunları ekledi: 

“Ciddi bir enflasyon dalgası göreceğiz, eylül ayına kadar sarkacaktır bu. Eylül ayında baz etkisiyle beraber enflasyon aşağı doğru gelecek ama Türkiye, yüksek enflasyonla boğuşmaya devam edecek.”

Enflasyonu takiben yüzde 19 oranındaki faizlerde Merkez Bankası yeni bir artışa gider mi? Erçin bu soruya; “Hiç sanmıyorum, faizi yeterli görüyorlar. Hatta eylül ayında baz etkisiyle beraber enflasyonda beklenenden daha yüksek oranda bir gerileme görülürse faiz indirimleri gündeme gelebilir.” diyerek yanıtladı.

VATANDAŞ PASTADAN NE KADAR ALIYOR?

Dünyada ve Türkiye’de en zengin dilimde yer alan sosyal tabakayla en fakir kesim arasındaki fark pandemi sürecinin de daha da büyüdü. Türkiye’de en zengin yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, geçen yıl bir önceki yıla göre 1,2 puan artarak yüzde 47,5’e yükseldi. En düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay 0,3 puan azalarak yüzde 5,9’a geriledi.

Vatandaşın klasik deyimle “pasta”dan alacağı payda önemli gerilemeler yaşandı. Recep Erçin bu konuda; “2021 sonunda oluşacak Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da (GSYİH) iş gücünün milli gelirden aldığı payda azalma olursa işte o zaman sıkıntı büyüktür.” ifadesi ile konunun önemine dikkat çekiyor.

ENFLASYON DÖNEMİ UZUN SÜRECEK

“Türkiye enflasyonsuz yaşayamaz. Batı ülkeleri gibi, gelişmiş kapitalist ülkeler gibi düşük enflasyonla gidemeyiz” diyen Erçin dar gelirlinin yaşadığı sorunlarla ilgili şunları söyledi:  

“Siyasi iktidar ve ülkeyi yönetenler ücretleri baskıladıkları için vatandaş pahalılık hissediyor. Ücretler baskılanmasa bu pahalılığı hissetmezdik. Ucuz sermaye ucuz emek gücü ekseninde bakılıyor.”

Dünyada şu anda yüksek enflasyon gerçeğinin olduğunu da hatırlatan Erçin; “Enflasyon meselesinden kolay kolay kurtulabileceğimizi düşünmüyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.