China Daily / James Lambert

Yapay zekâda (AI) lider olma yarışında Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dünyanın geri kalanından çok önde yer alıyor. Bu diğer ülkeler için ne anlama geliyor? Bu iki küresel teknoloji devi yapay zekânın ekonomik getirisinden kendileri mi faydalanacak?

Yanıt “hayır.” Asya’daki daha küçük, çevik ekonomilerin (Isaac Newton’dan borç almak için) kendi endüstrilerinde AI uygulamasının faydasını görmede iki devin omuzlarında yoluna devam etmeleri için büyük fırsat var.

Elbette, ABD ile Çin’in üstünlüğünü tanımak doğrudur. Oluşturdukları AI araştırma altyapısı bu iki ülkeyi Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’da diğer rekabet ettikleri ülkelerin önünde tartışma götürmez şekilde avantajlı bir hale getirdi. Bu bir dizi unsur sayesindedir; bu iki ülkenin sermaye piyasalarının derinliği, onların beceri temellerinin zenginliği, kasası dolu teknoloji şirketlerinin baskın konumu ve büyük nüfuslarının veri üretme kapasitesi. 

Bununla birlikte AI’dan elde edilen ekonomik karlar araştırmacılara ayrılmamıştır. AI devriminin vadettiği ekonomik değerin çoğunluğu yenilikçilik ve sanayideki AI teknolojilerinin uygulaması yoluyla elde edilmiştir. Dünyanın her yerindeki şirketler ve siyasetçiler AI getirilerinin kendilerine ait olduğunu kabul etmelidir. 

AI temelde açık bir bilimdir. Küresel araştırmaları ileriye götüren akademideki sert ve açık rekabettir. Nispeten sınırları veri akışına ve dijital hizmetlere açması, dünyanın bir kesimindeki son teknolojik atılımların oldukça hızlı şekilde her yerdeki işletmeler için kullanılabilir ve uygulanabilir duruma getirilmesi anlamına gelmektedir. Sanayide AI uygulaması söz konusu olduğunda, iddialı ekonomiler Çin’in başarılarından öğrenebilir. Çin, tüketici etkileşimlerinde ve bariz üstünlük sağlayan iş uygulamalarında bir teknoloji benimseme ve veri paylaşımı kültürü oluşturmayı başardı. 

Bunun arkasında üç unsur var. İlki, Çinli işletmelerin teknolojik deneme ve yanılma konusunda açık olmaları. Çinli işletmeler, son 20 yılda dijital çözümlemelere temelde olumlu ve esnek bir tavır gösterdiler, bu da AI bütünleşmesi ve yeniliğin hızlanmasına yardımcı oldu. Dünya Ekonomik Forumu İşlerin Geleceği raporu gibi uluslararası yönetici araştırmaları, halkını AI’nın benimsenmesine yönelik tutumu konusunda Çin’i sürekli olarak dünyada bir numara (veya ona yakın) olarak sıralıyor. 

İkincisi teknoloji ilerlemesine Çin’in sağlam ve iddialı politika çerçevesi yardımcı oluyor. Ülkenin 14. Beş Yıllık Planı (2021- 2025) internetin, büyük verinin ve AI’nın farklı sanayilere “derin bütünleşmesi” yönündeki ulusal amacını belirginleştiriyor. Ve Çin hükümeti son zamanlarda, AI gelişimi ile internet şirketleri üzerindeki düzenlemeleri sıkılaştırmaya başladı, ancak Çin’in geniş çapta olumlu politika temellerinin yankıları meydana gelen yatırım oranında görülebilir.

ÇİNLİ İŞLETMELER TEKNOLOJİK DENEMELERE AÇIK

Beijing’in yakınında bulunan kamunun finanse ettiği 2,1 milyar dolarlık AI odaklı teknoloji araştırma parkı buna bir örnektir. Daha genel olarak Çin, küresel çapta yeni sanayi robot kurulumlarının neredeyse yüzde 40’ını oluştururken, bu alanda ikinci sırada yer alan Japonya’dan üç kat daha fazladır. 

Üçüncüsü, Çin sadece AI çözümleri geliştirmemiş, aynı zamanda onları endüstrilere bütünleştirmede birinci sınıf bir beceri temeli oluşturmuştur. Çin’in, son yıllarda bilgisayar bilimi ve mühendislik mezunları havuzunun hızla büyümesi ekonomik planlamanın temel direği olmuştur. Stanford Üniversitesi AI Endeksi raporuna göre, Çin “AI becerileri yaygınlığında” dünyada üçüncü sırada yer aldı. Bu, Çin mesleklerinde AI becerilerinin küresel ortalamadan muhtemelen 1.4 kat daha fazla gerekli olduğu anlamına gelmektedir. 

Bu üç unsur Çin’de verimli bir döngü yaratmıştır. Hızla büyüyen Çin şirketleri AI ürünlerini piyasaya sürüyor ve Çin senaryolarına uyum sağlamak için uyarlanmış AI çözümlerini izlemek için rekabet ediyor. Bu çözümler, AI ürünlerini hızla test etmeye, kabul etmeye ve faaliyetlerini bütünleştirmeye istekli yenilikçi işletmeler tarafından benimsendi. Böyle yaparak, geliştiricilerin AI ürünlerini sürekli ve çabucak geliştirmelerine izin vererek karşılığında büyük miktarda veri üretir ve farklı endüstrilerde yenilikçi açılma uygulamalarına yol açar.

Bunun da ötesinde büyüyen iç piyasa teknoloji endüstrisinde yüksek yatırım seviyelerini ayarlar. Daha geniş ekonomide AI’ya açıklık, ileri teknoloji bilgisayar çipi üretimi ve yazılım gelişiminde Çin yeniliğini dolaylı olarak destekler. Diğer Asya ülkeleri, AI bütünleşmesinde kendi verimli döngüsünü izlemede Çin’in AI’deki son deneyiminden yararlanabilir. Bu, teknoloji becerilerinin geliştirilmesi ve akılda tutulmasının yanı sıra yabancı yatırım ile teknoloji ticaretine açık olmayı vurgulayarak, endüstri içinde AI’nın benimsenmesi ve bütünleşmesine yönelik açık bir tavır belirlemek anlamına gelmektedir. Çin teknoloji şirketleri, daha geniş Asya kıtasında teknoloji girişimciliği için önemli finansman kaynaklarıdır, bu da bölge çapında değerli bilginin yayılmasına yol açar. 

Yapay zekânın ekonomik getirisi iki uluslararası ağır sıklet (Çin ile ABD) tarafından uğruna mücadele edilen bir ödül değildir. Bu tüm Asya ülkelerinin izleyebileceği evrensel bir ekonomik fırsattır ve gelecek on yılda bölgedeki rekabet ortamını şekillendirecek.