CGTN / Andrew Korybko

Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi ve ÇKP Merkez Komitesi Dışişleri Komisyonu Ofisi Direktörü Yang Jiechi, Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileri hakkında 2 Şubat’ta çok önemli bir konuşma yaptı. Yang, ABD-Çin İlişkileri Ulusal Komitesi’nin yönetim kurulu üyeleriyle, ülkelerin mevcut çıkmazı için önerilen çözümler hakkında görüştü.

Çin hükümetindeki nüfuzlu konumu ve dış politikasını formüle etmede oynadığı temel rol göz önüne alındığında, Yang’ın sözleri herkes tarafından çok ciddiye alınmalıdır.

Yang, ABD’nin, barışçıl kalkınma ve karşılıklı yarar sağlayan iş birlikçi Çin’e önce odaklanmayı kabul ederek, onu gerçekten olduğu gibi görmesi gerektiğini öne sürdü. İkinci adım, 2. parkur seviyesi dâhil, normal etkileşimlere devam etmektir. Üçüncüsü, farklılıkların düzgün bir şekilde yönetilmesi ve birbirlerinin kırmızı çizgilerine saygı gösterilmesi, özellikle de iç işlerine karışılmaması gerekir.

Çin ile ABD daha sonra, ticaret konularını depolitize etmek de dâhil olmak üzere karşılıklı fayda sağlayan iş birliğini genişletmelidir. Yang son olarak, iki ülkenin iklim, askeri konular, siber konular, uyuşturucu kontrolü ve terörle mücadele konularında iş birliğini geliştirmelerini önerdi.

Bunların hepsi çok mantıklı öneriler, ancak belki de hepsinden en önemlisi, birbirlerinin kırmızı çizgilerine saygı duymakla ilgili üçüncüsü.

ÇİN VE ABD İLİŞKİLERİ UZLAŞMA OLMADAN GELİŞEMEZ

Üst düzey yetkili Yang, ”ABD, Çin’in egemenliği ve toprak bütünlüğü için önemli olan Hong Kong, Tibet ve Xinjang işlerine müdahaleyi ve Çin’in iç işlerine karışarak gelişimini engelleme girişimlerini durdurmalıdır.” dedi. Bu, ilişkilerin uzlaşma olmadan gelişmeyeceği konusunda bir ön şarttır. ABD karışmaya devam ettiği sürece güven olmayacak ve ilişkiler zarar görmeye devam edecek. 

Bu cephede ilerleme kaydedilebilmesi için, ABD’nin Çin’i olduğu gibi görmesi gerekiyor, Yang’ın ilk önerdiği buydu. Amerika sebepsiz yere Çin’in işlerine karışmıyor, ancak stratejistlerinden bazılarının halk cumhuriyetiyle arkadaşça olduğuna kendilerini ikna ettirdikleri sıfır toplamlı rekabetin bir parçası olarak ülkeyi istikrarsızlaştırma çabası içinde bulunuyor.

Bu, Çin’in büyük stratejik hedefleri hakkında sahip oldukları yanlış algıdan kaynaklanıyor ve ne pahasına olursa olsun, agresif bir şekilde ABD’nin yerine geçeceğine inanıyorlar. Buna göre, “en iyi savunmanın iyi bir saldırı” olduğu kumarını oynadılar ve böylece Çin’i içeriden zayıflatmaya çalıştılar.

Sadece Çin hakkındaki yanlış algılarını, Çin’in onlara karşı yaptığı bir şeyden değil ama kendi ülkelerinin kısa süreli süper güç statüsünden tarihi olarak kaçınılmaz düşüş sürecinden kaynaklanan paranoyalarına tepki vermek yerine kendilerine gerçekleri hatırlatma yoluyla düzelterek, ülkenin iç işlerine karışmayı bırakmaya bir karar verebilirler. 

Bu nedenle, tam olarak Yang’ın önerdiği gibi, tüm seviyelerde normal etkileşimleri sürdürmeleri yardımcı olacaktır. Örneğin düşünce kuruluşları, üniversiteler, medya ve işletmeler aracılığıyla gayri resmi çabalara odaklanmak, Çin’in yükselişi ve büyük stratejisinin gerçeği hakkında daha geniş farkındalığın yayılmasına yardımcı olabilir.

BIDEN YÖNETİMİ SELEFLERİNİN HATALARINI DÜZELTME KONUSUNDA EŞSİZ BİR FIRSATA SAHİP

İki ülke ve temsilcileri, karşılıklı yarar sağlayan işbirliklerini yalnızca yukarıda belirtilen alanlarda değil, ticaret, çevre ve daha önce bahsedildiği gibi diğer alanlarda daha da genişletmeye odaklanabilirler.

ABD, istikrarlı ve barışçıl bir dünya düzeni sağlamak için birçok ortak yöne ve ortak büyük stratejik hedeflere odaklanarak, Çin’in içişlerine karışmaya devam etmenin kendi çıkarları için ne kadar ters etki yarattığını anlarsa, iki ülke nihayet ilişkilerini sıfırlayabilir. Yang’ın ilişkileri iyileştirmeye yönelik çok aşamalı stratejisi bu nedenle son derece pragmatiktir.

Biden yönetimi, seleflerinin hatalarını düzeltme ve insanlığın yaşadığı tarihi andan yararlanma konusunda eşsiz bir fırsata sahip. Daha önce hiç kimsenin birbiriyle daha yakın iş birliği yapma yönünde daha büyük bir itici gücü olmamıştı, fakat ortaya çıkan yeni uluslararası ilişkiler modeli, Çin ve ABD bağlarını geliştirene kadar doğası gereği istikrarsız kalacaktır.

Çin bunu en başından beri yapmaya hazır olduğundan, iyi niyet jestlerine karşılık verme sorumluluğu yalnızca Washington’a aittir. Biden yönetimi, Yang’ın önerilerini ciddiye alırsa, uluslararası toplum tarafından büyük memnuniyetle karşılanacaktır.