Bu yıl Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) Birleşmiş Milletler’deki (BM) meşru koltuğunu geri almasının 50’nci yıl dönümü. Dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi ve BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olan Çin, geçen 50 yıl içinde dünya barışı ve güvenliğinin korunması ve BM’nin çalışmalarının ilerletilmesine büyük katkılarda bulundu.

“Çin ve BM: 50 Yıllık İş Birliği Süreci ve İş Birliğinin Geleceği” konulu seminer 2 Kasım’da Beijing’de düzenlendi. Çin Küreselleşme Merkezi (CCG) ve BM’nin Çin’deki kuruluşları tarafından ortaklaşa düzenlenen seminere katılan yerli ve yabancı siyasetçi ve uzmanlar, Çin’in BM’deki aktif rolünü takdirle değerlendirdi.

BM’nin Çin Koordinatörü Siddharth Chatterjee, 1979 yılından bu yana BM’nin Çin’deki rolünün, geleneksel bağışçıdan iş birliği ortağına dönüştüğüne dikkat çekerek, iki tarafın Güney-Güney İş Birliği çerçevesi altında faaliyetlerini yürütmekte olduğunu belirtti. Chatterjee, BM’nin Çin’deki misyonlarının, çeşitli alanlarda Çin ile iş birliğini kuvvetlendirmeye hazır olduğunu ifade etti.

Chatterjee, “Küresel belirsizlikler karşısında Çin, ulu kalkınma hedefine doğru ilerlerken birçok meydan okumayla yüzleşiyor. Örneğin, kentler ve köyler arası gelişmişlik farkının kapatılması, sosyal güvenlik sisteminin iyileştirilmesi, toplumun zayıf gruplarına yardım edilmesi gibi. Kısacası, Çin, kalkınırken toplumun hiçbir üyesini saf dışı bırakmayacaktır. Buna paralel olarak Çin, ortak refah hedefine kavuşmak için yeşil, adil ve sürdürülebilir gelişme modeline geçmekte. Çin’in mevcut meydan okumaları göğüslemek için hızlı şekilde harekete geçtiğini memnuniyetle gördük. Biz de Çin hükümeti ve Çin halkıyla iş birliği yapmaya her zaman hazırız ve ortak zorlukların üstesinden gelmek için Çin ile omuz omuza çaba göstereceğiz.” diye konuştu.

BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Çin Temsilcisi Cynthia McCaffrey, Çin’de faaliyet gösterdiği 40’tan fazla yıl içinde UNICEF’in çocukların haklarını korumak için verimli iş birliği yaptığını vurgulayarak, diğer ülkelerin de bu verimli deneyimlerden faydalanmasını temenni ettiklerini belirtti.

McCaffrey, “Biz, Çin’de pek çok verimli deneyim biriktirdik. Geçen 40 yıl içinde diğer ülkelerin bu deneyimlerden faydalanmasını sağlamaya da çalıştık. Güney-Güney İş Birliği Fonu sayesinde UNICEF olarak tüm dünya ülkeleriyle birlikte çeşitli zorluklarla felaketlerin etkin şekilde üstesinden geldik. Gelecekte Çin ile iş birliğini daha da artıracağız.” dedi.

Afrika Birliği’nin Çin’deki temsilcisi Rahamtalla M. Osman ise, Çin’in öteden beri çok taraflılığın uygulayıcısı olduğunun altını çizerek, Çin’in Afrika ülkelerinin kapasitelerini yükseltmelerine ve küresel sistemde aktif rol oynamalarına sürekli destek sağladığını kaydetti. Osman sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çin diğer ülkelerle kalkınma deneyimlerini paylaşmaya açık olduğunu gösterdi. Bu, yoksullukla mücadelenin etkin şekilde ilerletilmesine büyük katkı sağladı. Çin’in deneyimleri, dünyadaki yoksul nüfusun yüzde 85’ini oluşturan Afrika ülkeleri ve Güney Asya ülkelerine örnek oluşturdu.”

Senegal’in Beijing Büyükelçisi Mamadou Ndiaye, birçok Afrika ülkesinin Çin’in başarılı deneyimlerden güç aldığını, Çin ve Afrika ülkeleri arasındaki iş birliği mekanizmalarının Afrika’nın kalkınmasına dinamizm kattığını savundu. Ndiaye, Çin ve Afrika ülkelerinin BM desteği altında mevcut iş birliğini yoğunlaştırmasını arzuladığını sözlerine ekledi.