Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin kadın temsilcileri İlçinar ve Tursunnisa Eli Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 46. Oturumu’nda birer konuşma yaptı ve Batı medyasının Xinjiang hakkındaki yanlış iddialarını yalanladı.

İlçinar, yerli bir Uygur olarak Xinjiang’da gördüklerinin Batı medyasının söylediklerinden tamamen farklı olduğuna vurgu yaptı.

Geleneksel Ramazan ve Kurban bayramlarında tatil yaptıklarını ve 90 yaşındaki ninesinin her gün Uygurca televizyon programları izlediğini dile getiren İlçinar, Uygur arkadaşlarının çoğunun kardeşlere ve yurt dışında eğitim deneyimine sahip olduğunu ifade etti.

İlçinar, Xinjiang’daki tüm etnik gruplara mensup vatandaşların uyum içinde bir arada yaşadığını hatırlatarak, kötü niyetli insanların Çin’de etnik uyuma zarar vermemesini ümit ettiğini ve dünyanın her yerinden insanları Xinjiang’a davet ettiklerini kaydetti.

Xinjiang Hotan bölgesine bağlı Hotan Mesleki Eğitim Merkezi’nden mezun olan Tursunnisa Eli, merkezde her kursiyerin tüm haklarının korunduğunu, ulusal resmi dil ve hukuk bilgisinin yanı sıra mesleki beceriler edindiklerini belirtti.

Tursunnisa Eli dikiş ve moda tasarımı kurslarını seçmişti ve mezun olduktan sonra bir giyim firmasıyla sözleşme imzaladı. Tursunnisa Eli, şirketin çalışanlara sağlık sigortası ve işsizlik sigortası gibi sigortalar sağladığını, hafta içi 5 günde 8 saat çalıştığını ifade etti.

Tursunnisa Eli, şirkette helal kantin bulunduğuna ve yatakhanede yaşam olanaklarının elverişli olduğuna dikkat çekti. Eli, atölye müdürü olduğunu ve aylık 4 bin RMB maaş aldığını dile getirdi.

Öte yandan Çin’in BM Cenevre Ofisi Daimi Temsilcisi Chen Xu, söz konusu oturumda konuştu ve ABD, İngiltere ve Avurstralya dâhil olmak üzere bazı ülkelerin insan hakları bahanesiyle diğer ülkelerin içişlerine müdahele etmeyi artık bırakması gerektiğini söyledi.

Chen Xu, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Avustralya, Kanada ve bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin İnsan Hakları Konseyi platformunu kötüye kullandığını ve Çin’e asılsız suçlamalarda bulunduğunu ifade etti.

Chen Xu, geçen 60 yıldan fazla bir sürede Xinjiang’ın toplam ekonomik hacminin 200 kattan fazla arttığını ve nüfusun ortalama yaşam süresinin ikiye katlandığını hatırlattı.

“Soykırım” yaftasının Çin’e koymanın son derece saçma olduğunu dile getiren Chen Xu, aynı zamanda Hong Kong konusuna da değindi.

Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde güvenlik yasasının uygulanmasının ardından Hong Kong sakinlerinin yasal haklarının daha iyi kullanıldığına işaret eden Chen Xu, Çin Ulusal Halk Meclisi’nin (ÇUHM) Hong Kong’un seçim sistemini düzeltme kararının kurumsal mekanizmadan Hong Kong’u vatanseverlerin yönetmesi ilkesinin hayata geçirilmesi ve Bir Ülke İki Sistem ilkesinin istikrarlı şekilde uygulanmasını sağlayacağını ifade etti.

Chen Xu, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin (OHCHR) Xinjiang ziyaretini memnuniyetle karşıladıklarını ve bu konuda iletişimi sürdürdüklerini kaydetti. Ancak ziyaretin dostane bir ziyaret olacağına ve suçluluk varsayımına dayalı sözde soruşturma olmayacağına dikkat çeken Chen Xu, bu konuda herhangi birinin siyasi manipülasyon ve Çin’e baskı yapmasına kararlılıkla karşı çıktıklarını belirtti.

Chen Xu, AB üyelerini birçok kez Xinjiang’ı ziyaret etmeye davet ettiklerini ancak çeşitli nedenlerden ötürü bu ülkelerin bölgeye gitmeyi reddettiğini ifade ederek, bu ülkelerin kendi siyasi hesapları doğrultusunda Xinjiang konusunu ve Uygurları kullanmaya çalıştıklarını kaydetti.

Chen Xu ayrıca söz konusu ülkelerin Çin dâhil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin iç işlerine odaklanırken, kendi ciddi insan hakları ihlallerini görmezden geldiklerini hatırlattı.