Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Basın Ofisi sözcüsü Elican Anayit, 20 Ocak’ta düzenlenen basın toplantısında, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) eski dışişleri bakanı Mike Pompeo’nun kısa süre önce Xinjiang’daki mesleki eğitim merkezlerini karalayan asılsız söylemlerinin tamamen uydurma yalanlar olduğunu belirtti.

Elican Anayit, Xinjiang’da mesleki eğitim merkezlerinin kurulmasının, terörizm ve dini aşırıcılığın kökünden kaldırılmasını amaçladığını, bunun İngiltere’de kurulan DDP ve Fransa’da kurulan aşırıcılığı giderme merkezlerinden temelde bir farkı olmadığını kaydetti.

Elican Anayit, Xinjiang’daki tüm merkezlerin terörle mücadelenin önlenmesi ve aşırıcılığı giderme konusunda yapılan faydalı denemeler ve aktif çabalar olarak Birleşmiş Milletler Küresel Terörle Mücadele Stratejisi dâhil bir dizi terörle mücadele ilkesine uyduğunu ifade etti.

Elican Anayit şunları söyledi:

“Yatılı okul olarak yönetilen Xinjiang’daki mesleki eğitim merkezlerinde, kursiyerlerin yaşam ve iletişim özgürlüğü yeterince korundu; kursiyerler kendi etnik gruplarının dillerini kullanma hakkına sahipti. Çeşitli kurallar, sınıf programı ve yemek menüsü ulusal dil ve etnik azınlıkların dilleriyle açıklanırdı. Azınlık kursiyerlere çeşitli helal yemekler sağlanır ve öğrencilere yemek sübvansiyonu verilirdi. Kursiyerlerin dini inanç özgürlüğü de korundu. Merkezlerde spor ve kültür etkinlikleri mekanları bulunurdu. Tıbbi tedavi odaları kursiyerlere 24 saat ücretsiz tedavi hizmetleri verilirdi. Hukuk danışmanlığı odası kursiyerlerin hukukla ilgili zorluklarını çözerdi. Psikolojik danışmanlık odası ise kursiyerlerin ruh sağlığıyla ilgilenirdi.”

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi basın ofisi, internette mesleki eğitim merkezleri hakkında yayılan söylentilere yanıt vermek amacıyla, dün de mesleki eğitim merkezlerinden mezun olanların katıldığı, Xinjiang ile ilgili konuları açıklayan bir basın toplantısı düzenledi.

Mezun kursiyerler, gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, mesleki eğitim merkezlerindeki yaşama deneyimlerini tanıtarak kurs yoluyla dini aşırıcılık ideolojisinden kurtulma, istikrarlı istihdama kavuşma ve normal bir yaşama dönüşle ilgili gerçek hikayelerini aktardı.

Basın toplantısına katılan Memetniyaz Eminniyaz, Kaşgar bölgesindeki Yeken ilçesindeki mesleki eğitim merkezinden mezun oldu. Daha önce ticaret yaparken bazı radikal dinci kesimlerle temas eden Memetniyaz Eminiyaz, bu aşırıcıların etkisiyle Han milliyetinden insanları dışlayarak “Onların ürettiği ürünler helal değildir.” diyerek Han uyruklu kişilerle ticaret yapmamaya karar vermişti. Memetniyaz Eminiyaz, eşinin dışarda çalışmasına da izin vermiyor, hatta eşine şiddet uyguluyordu.

GERÇEK İSLAM’I TANIDI, ŞİDDETTEN UZAKLAŞTI

Ailesinin önerisiyle Memetniyaz, Ocak 2018’de mesleki eğitim merkezine geldi.  Burada ulusal dil, hukuk bilgisi, mesleki beceriler ve aşırıcılığı gidermeyle ilgili dersler aldı. Eğitim yoluyla gerçek İslam dininin ne olduğunu, dini aşırıcılık yanlılarının söylediklerinin en başta kendilerine zararları dokunduğunu öğrendi. Memetniyaz Eminniyaz ayrıca eşine yönelik sözlü ve fiziksel şiddetin de kişisel özgürlüğü kısıtlayan yasadışı eylemler olduğunun farkına vardı. Yaptıkları için pişman olan Memetniyaz, “Mesleki eğitim merkezinde okumasaydım, aşırı dini ideolojiler tarafından daha fazla zehirlenebilirdim, hatta daha korkunç suçlar işleyebilirdim.” dedi.

Mesleki eğitim merkezlerindeyken kursiyerler, hobilerine göre bazı mesleki beceriler öğrenmeyi seçebilirdi. Memetniyaz, “Nan” adı verilen ekmek yapma tekniğini seçti, sınıf arkadaşlarından bazıları e-ticaret, bazıları yemek yapmayı ve bazıları kuaförlük işini seçti. Memetniyaz ve sınıf arkadaşları merkezde sadece mesleki beceriler öğrenmekle kalmadı, aynı zamanda derin bir dostluk kurdu.

Mezun olduktan sonra “Nan” yapma tekniğiyle 25 kişilik bir kooperatif kurdu ve ilk yılda 100 bin yuandan fazla kazandı.

Geçen yılı Memetniyaz bir saf su şirketi kurdu. Şu anda şirkette 20’den fazla çalışanı var ve yıllık 300 bin yuan gelir ile her gün 40 binden fazla şişe su üretilebiliyor. Sınıf arkadaşları da mezun olduktan sonra öğrendikleri becerileriyle çeşitli işler buldular ve daha güzel bir yaşama kavuştular.

Memetniyaz Eminniyaz kendi deneyimiyle ilgili şunları ekledi:

“Yurt dışındaki bazı şahıslar, mesleki eğitim merkezlerinin bir ‘tutuklama kampı’ olduğunu ve ‘serbest bırakılan bazı insanlara pamuk toplama görevi verildiğini’ söylüyor. Bunlar tamamen yalandır. Mesleki eğitim merkezleri, aşırı dini düşüncelerinin kontrolünden kurtulmamıza yardımcı olan bir okuldur, bir ‘tutuklama kampı’ değildir. Kendi ülkemizde meslek seçme özgürlüğüne sahibiz ve hiç kimse bizi bir şey yapmaya zorlamadı. Mesleki eğitim merkezlerinden mezun olduktan sonra pamuk toplamaya zorlanan birini hiç duymadık ve artık teknoloji o kadar gelişti ki, artık insan gücüyle pamuk toplamaya bile gerek yok. Bu söylentilerin nasıl uydurulduğunu bilmiyorum.”

Yabancı medya ve bazı diğer kuruluşlar, mesleki eğitim merkezlerinin aşırıcı yaklaşımları gidermek için “zorla çalıştırma” yöntemine başvurarak kursiyerleri fabrikalara gönderip ucuz, hatta ücretsiz şekilde çalıştırdığı iddiasında bulunuyor.

Mesleki eğitim merkezlerinde “zorla çalıştırma” olup olmadığına dair bir soruyu yanıtlayan Alimcan Memeteli, Hotan’daki mesleki eğitim merkezinden mezun oldu ve şu anda bir emlak şirketinde çalışıyor. Alimcan Memeteli, “Bazı yabancı medya ve kuruluşlar, mesleki eğitim merkezlerinde bulunduğumuz sırada fabrikalarda ucuz hatta ücretsiz iş gücü olarak çalışmaya zorlandığımızı iddia ediyor. Bu tamamen yanlış ve iftira. Merkezden mezun olan bir kursiyer olarak eğitim merkezinin durumunu en iyi ben biliyorum. Hotan Mesleki Eğitim Merkezi’ndeyken hiç kimse bizi bir şey yapmaya zorlamadı.” dedi.

Merkezdeki ders sonrası etkinliklerin de çok zengin olduğunu ifade eden Alimcan Memeteli, okulda kütüphane ve eğlence odasının bulunduğunu, ayrıca basketbol oyunları, badminton oyunları, sanat gösterileri ve diğer kültürel ve sportif aktiviteler düzenlendiğini hatırlattı.

Alimcan Memeteli eğitimi sırasında terörün çirkin yüzünü gösteren sergileri izlediklerini ve böylesine korkunç eylemlerin parçası olmadıkları için kendilerini şanslı hissettiklerini söyledi.

Merkezden mezun olan Kaşgar’ın Maralbaşı ilçesinden Venire Abduveli şu an bir şirkette beyaz yakalı olarak çalışıyor ve mutlu bir aile yaşamına sahip. Basın toplantısında o da kendi deneyimini paylaştı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Venire Abduveli, “Daha önce köyümüzde bazı insanlar bana radikal düşüncelerin propagandasını yapmıştı. ‘Televizyon izlemek ve radyo dinlemek size haramdır,  Hanlar kafirler, onların ürettiği mallar size helal değildir’ diyorlardı. O zaman bu tip fikirlere inandığım için Han uyruklu öğrencilerle ilişkimi kesmiştim. Daha sonra ailem beni mesleki eğitim merkezine katılmaya ikna etti.” diye konuştu.

Mesleki eğitim merkezinin ücretsiz bir okul olduğuna dikkat çeken Venire Abduveli, e-ticaretle ilgili bilgiler edindiğini ve dans kurslarına katıldığını, öğretmenlerin onlara bir aile gibi davrandığını kaydetti. Venire şimdi bir e-ticaret şirketinde ayda 4 bin yuan kazanıyor ve ailesiyle birlikte günlük yaşamına devam ediyor.

Venire Abduveli, “Bazı yabancı medya kuruluşları, çok çirkin ve sorumsuz yayınlarda bulunarak Xinjiang’a iftira atıyor. Yüzüme bir bakın, kötü muamele görmüş birine benziyor muyum? Eğer bir ciğerim veya böbreğim çıkarıldıysa, mutla bir ailem olur mu? Burada rahatça sizinle sohbet edebilir miyim? Lütfen gözlerinizi açın ve yalan söylemeyi bırakın.” dedi.