Çin Medya Grubu’ndan Rus gazeteci Anastasia Sukhoretskaya, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ni ziyaret ettikten sonra bir günlük yazarak duygularını paylaştı. Anastasia bölgede geleneksel kültürün iyi korunduğunu söyledi.

Anastasia Sukhoretskaya, günlüğünde şöyle yazdı:

“Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi, uzun bir tarihe ve derin kültürel geleneklere sahip bir yerdir. Çin’deki 56 etnik gruptan 47’si burada yaşıyor ve her etnik grubun ataları zengin bir geleneksel kültür geride bırakmışlar. Çin hükümeti bu kültürel mirasların korunmasına büyük önem veriyor. Yollar, daha konforlu konutlar ve yüksek hızlı demir yollarının inşa edilmesinin yanı sıra yerel el sanatları da güçlü bir şekilde geliştiriliyor.”

Günlükte bazı örnekler de yer aldı. Hotan kentindeki Karakaş ilçesinin Purçakçi kasabası, Çin dut kâğıdının doğum yeri olarak kabul edilir. Dut kâğıdı, dut kabuğunun ham madde olarak kullanılarak suda bulundurulma, buharlama ve süzme gibi birçok işlemden geçirildikten sonra yapılan bir kağıt türüdür. Kadim Batı Bölgeleri’ndeki en eski kâğıt çeşitlerinden biri olan dut kâğıdı, Han Hanedanı döneminde doğmuştur. Kâğıt uzun süre saklanabilir ve bin yıl bozulmaz. Bu eski geleneksel beceri, Karakaş ilçesindeki sadece 8 köylü aile tarafından temsil edilerek aktarılmaktadır.

Rus gazeteci Anastasia Sukhoretskaya , “Burada sadece kâğıdın adım adım nasıl yapıldığını görmekle kalmaz, aynı zamanda bazı yapım aşamalarını da deneyimleyebilirsiniz. Hükümetin koruması ve tanıtımı sayesinde, bu eski el sanatını temsil ederek aktaran köylüler istikrarlı bir gelire sahip olmaktadır, bu aynı zaman da turistlere tarih ve kültürle yakınlaşma fırsatı da sağlamakta. Günümüzde dut kâğıdı, ülkenin çeşitli yerlerine satılarak farklı sanat eserleri ve dekoratif tablolar yaratmak için kullanılmaktadır.” diye yazdı.

Anastasia Sukhoretskaya, Xinjiang’daki diğer bir geleneksel zanaat olan Uygur Atlas İpeğini de tanıttı: “Bu, el işi bir tür renkli ipektir. Önce ipekböceği ipleri iplikler haline getirilir, ipek iplikleri önceden tasarlanmış desene göre mısır kabuğu veya plastik kâğıtla bağlanır ve ardından iplikler renklendirme için doğal boyalara daldırılır. Birçok kez boyamadan sonra, farklı renklerdeki iplikler yaratılır. Son olarak iplikler eski bir ahşap dokuma tezgâhında dokunur. İnce dokuya ve parlak renklere sahip olan bu tür ipek, Uygur genç kızları arasında çok popülerdir.”

Atlas İpeği, Hotan’ın bir yöresel ürünü olduğunu, Hotan’in ise antik çağlardan beri İpek Yolu üzerindeki önemli bir kavşak olduğuna dikkat çeken Rus gazeteci, günümüzde Atlas İpeği’nin ulusal maddi olmayan kültür mirasları listesine alındığını, Hotan kentinin de bu geleneksel tekniği turizm ve gezi ile birleştirdiğini kaydetti.

Anastasia Sukhoretskaya , “İnsanlar geleneksel sanat tekniklerini izlerken kendi elleriyle ipekleri dokumayı deneyebilirler. Bu aynı zamanda nesilden nesile aktarılan geleneklerin unutulmasını önleyebilir” diye yazdı.

Müziğin Xinjiang’daki tüm etnik grupların kültürünün önemli bir parçası olduğuna değinen Anastasia Sukhoretskaya, şarkı söyleme ve dans etmenin yerel halkın yaşamlarıyla tamamen entegre edildiğini, buradaki insanların geleneksel enstrümanlarla şarkı çalmayı sevdiklerini de dile getirdi.

Anastasia Sukhoretskaya , “Kaşgar kentindeki Kona Şehir ilçesi (eski şehir) 150 yılı aşkın bir süredir müzik aleti yapma geçmişine sahiptir. Burada neredeyse tüm geleneksel etnik müzik aletlerini kapsayan 27 kategoride 50’den fazla geleneksel müzik aleti çeşidi yapılabilir. Etnik müzik aletleri yapımı sadece geleneksel kültürü aktarmakla kalmayıp, aynı zamanda köyde 500’den fazla kişiye istihdam sağlayarak yerel halkın gelirini artırmaktadır.

Anastasia Sukhoretskaya, modernleşmeden kaçınılmaz olarak etkilenmesine rağmen, Xinjiang’da geleneksel kültür unutulmadığı, aksine çeşitli hükümet politikalarının desteğiyle etkin bir şekilde korunup tanıtılmakta olduğu görüşünde.