Çinli araştırmacılar ilk kez Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Hami (Kumul) teruzor faunasında büyük dev dinozor fosilleri keşfetti.

Konuyla ilgili makale dün Nature dergisine bağlı uluslararası akademik bir yayın olan Scientific Reports’ta yayınlandı.

Alınan bilgiye göre, keşfedilen 3 dinozor fosili sauropod Somphospondyli türüne ait.

Araştırmacılar, yeni keşfedilen dinozorları “Çin İpek Yolu Titanozoru ve Xinjiang Hami Titanozoru” olarak adlandırdılar.

Çin İpek Yolu Titanozoru, Xinjiang Hami Titanozoru ve Hami teruzor faunasının ekolojik restorasyon fotoğrafı (Tasarım: Zhao Chuang, Bilimsel Direktör: Wang Xiaolin)

2006’dan bu yana, Çin Bilimler Akademisi’ne bağlı bir ekip Hami’deki Gobi’de bilimsel keşifler yürüttü ve nadir bulunan Hami teruzor faunasını keşfetti. Bu bölge artık dünyanın en büyük ve en yoğun teruzor fosillerinin çıktığı bölge haline geldi. Bir zamanlar yüz milyonlarca teruzor burada yaşamıştı.

Dinozorlarla aynı dönemde yaşamasına rağmen, teruzor faunası dinozor değildir. Keşif ekibinin başkanı Wang Xiaolin, incelenen sauropod dinozor fosillerinin 130 ila 120 milyon yıl öncesine ait olduğunu ve Hami teruzor faunasında keşfedilen ilk teruzor türü olmayan omurgalı fosiller olduğunu, üç numunenin bulunduğu lokasyonların yaklaşık 2-5 kilometre mesafede bulunduklarını ifade etti.

Fosillerin açıkta kalan yüzeyinin aşınması nedeniyle üç numunede sadece kırık yüzeyli vertebra gövdelerinin bir kısmı kalmıştır. Örneklerden ikisine Çin İpek Yolu Titanozoru ve Xinjiang Hami Titanozoru adları verildi.

Çin İpek Yolu Titanozoru’nun altı servikal omurunun toplam uzunluğu yaklaşık 3 metredir. Araştırmacılar Çin İpek Yolu Titanozoru’nun vücut uzunluğunun 20 metreden fazla olduğunu tahmin ediyor.

Bunun yanı sıra araştırmacılar Hami teruzorunun vücut uzunluğunun yaklaşık 17 metre olduğunu tahmin ediyor. Bununla birlikte bir theropod dinozorun dişi de vardır. Bu da Hami teruzor faunasında keşfedilen ilk theropod dinozor fosili durumunda. Bu tip büyük dinozorların keşfi ve araştırılması, Hami teruzor faunasının türlerini ve ekolojik çeşitliğini artırmıştır.