Xinhua

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dâhil Batı’daki Çin karşıtı bazı güçler Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili bol miktarda yanlış enformasyon uydurdu ve yaydı.

Xinjiang’la ilgili sorunlar asla insan hakları, etnik köken ya da dinle ilgili değil, aksine şiddetli terörizm ve ayrılıkçılıkla mücadele sorunlarıdır. Çin hükümeti Xinjiang’da yasalara uygun olarak terörizmle mücadele ve radikallikten kurtarma çabaları başlattı ve bu çabalar bütün etnik gruplardan insanların coşkulu desteğini aldı.

Bölgedeki insanlar barış ve refahı benimsemeye devam etti ve Xinjiang toplumu düzenli bir şekilde kalkınmaya devam ediyor. Bu gerçekler Xinjiang konusundaki yalanları çürütmek için en güçlü araçlardır. Gerçekler ve hakikat sonunda bütün yalanları bastıracaktır.

ÖN SÖZ

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi güzellik, çeşitlilik ve birlik toprağıdır. Bölgedeki 56 etnik grup, farklı etnik gruplardan insanların barış ve uyum içinde yaşayıp çalışmasıyla birlikte, güzel bir ana vatan kurmak, toplumsal istikrarı devam ettirmek ve ekonomik kalkınma ile refahı gerçekleştirmek, kültürel mirasın korunmasını, etnik birliği ve uyumu ve din özgürlüğünü geliştirmek için, tıpkı nar tanelerinin birbirine yapışması gibi bir ailenin üyeleri olarak yakından bütünleşmişlerdir.

Ancak ABD dâhil Batı’daki Çin karşıtı bazı güçler Çin’in Xinjiang ile ilgili bol miktarda yanlış enformasyon uydurdu ve yaydı. Çin’in imajına çamur attılar, Xinjiang’daki politikalarına iftira attılar, Çin’in içişlerine karıştılar ve uluslararası toplumu kandırmaya ve Xinjiang’da istikrar ve kalkınmayı engellemeye çalıştılar.

Yalanlar bir süre insanları yanıltabilir ama dünyanın güvenini kazanamaz. Gerçekler ve hakikat sonunda bütün yalanları bastırır. Xinjiang’la ilgili sorunlar asla insan hakları, etnik köken ya da dinle ilgili değil, aksine şiddetli terörizm ve ayrılıkçılıkla mücadele sorunlarıdır. Çin hükümeti Xinjiang’da yasalara uygun olarak terörizmle mücadele ve radikallikten kurtarma çabaları başlattı ve bu çabalar bütün etnik gruplardan insanların coşkulu desteğini aldı.

Bölgedeki insanlar barış ve refahı benimsemeye devam etti ve Xinjiang toplumu düzenli bir şekilde kalkınmaya devam ediyor. Bu gerçekler Xinjiang konusundaki yalanları çürütmek için en güçlü araçlardır.

Çin karşıtı güçlerin Xinjiang’la ilgili uydurduğu bazı söylenti ile yalanları seçtik ve konuyu açıklığa kavuşturmak için bunları gerçeklerle çürüttük.

XINJIANG’DA TOPLUMSAL İSTİKRAR VAR

Yalan 1: Mike Pompeo Çin hükümetinin Xinjiang’da Uygurlara ve diğer etnik azınlıklara karşı “soykırım” yaptığını iddia etti.

Gerçek: Son yıllarda Xinjiang’daki Uygur nüfusu düzenli biçimde artıyor. 2010’dan 2018’e Xinjiang’daki Uygur nüfusu 10,17 milyondan 12,72 milyona çıktı, bu 2,55 milyonluk ya da yüzde 25,4’lük bir artış. Uygun nüfusunun büyüme oranı sadece Xinjiang’ın 13.99 olan toplam nüfus artış oranından büyük değil, aynı zamanda Han nüfusunun yüzde 2’lik nüfus artış oranını bir yana bırakırsak, diğer bütün etnik grupların yüzde 22,14 olan nüfus artış oranından da büyük.

Xinjiang’da toplumsal istikrar var, insanlar barış ve uyum içinde yaşıyor. Bölge ekonomik ve toplumsal kalkınma ve halkın geçim şartları konusunda benzeri görülmemiş başarılar elde etti. 2014’den 2019’a Xinjiang’ın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) yıllık ortalama yüzde 7,2’lik büyüme oranı ile 919,59 milyar yuandan 1,36 trilyon yuana çıktı. Xinjiang’da kişi başına harcanabilir gelir yıllık ortalama yüzde 9,1 arttı. Yoksulluğun ortadan kaldırılmasında dikkate değer başarılar kazanıldı. Xinjiang’da yoksulluk içinde yaşayan 3,9 milyon insanın tamamı yoksulluktan kurtarıldı. Xinjiang’da mutlak yoksulluk sorunu tarihsel olarak çözüldü.

Xinjiang’daki bütün etnik gruptan insanların meşru hakları ve çıkarları korundu. Bütün etnik gruplar, nüfusları ne kadar olursa olsun aynı yasal statüye sahip ve yasaya uygun olarak, devlet işlerinin yönetimine katılma, dini inanç özgürlüğü, eğitim alma kendi dilini kullanma ve kendi geleneksel kültürünü koruma dahil çeşitli haklardan yararlanıyor.

Yalan 2: Adrian Zenz, Xinjiang’ın Uygur kadınlarını “zorla kısırlaştırdığını”, bunun da Uygur nüfusunun azalmasına yol açtığını iddia eden haberler yayınladı.

Gerçek: Adrian Zenz sözüm ona “Çin araştırmaları uzmanı” değil, fakat ABD hükümetinin desteklediği, aşırı sağcı “Komünizmin Kurbanları Anıtı Vakfı”nın bir üyesidir. Kendisi ayrıca ABD istihbarat örgütlerinin kurduğu Çin karşıtı örgütün kilit bir üyesi ve meşhur bir ırkçıdır.

 Adrian Zenz’in “haberleri” tamamen uydurmalarla ve veri manipülasyonları ile doludur. Bu “haberler”deki “zorla kısırlaştırma”nın sözüm ona kanıtı, Çin’de 2018’de yeni rahim içi araçların (IUD) uygulanmasının yüzde 80’inin Xinjiang’da gerçekleştirildiğini ve Xinjiang’ın Hotan ve Kaşgar illerinde doğal nüfus artış oranının bin kişide sadece yüzde 2,50 olduğunu iddia ediyor. Bu “kanıt” gerçeklerle büyük çelişki içindedir.

Ulusal Sağlık Komisyonu’nun yayınladığı Çin 2019 Sağlık İstatistikleri Yıllığı’ndaki verilere göre, Xinjiang’da 2018’de uygulanan yeni IUD sayısı 328,475’dir ve bu 3,774,318 olan Çin’deki toplamın sadece yüzde 8,7’sidir.

2019 Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin istatistik bürosunun yayınladığı Xinjiang istatistik yıllığına göre, Kaşgar ve Hotan’da doğal nüfus artış oranı 2018’de sırasıyla bin kişide yüzde 6,93 ve 2,96 idi.

BÖLGEDE DÖRT YILDAN UZUN SÜREDİR HİÇBİR ŞİDDETLİ TERÖRİST EYLEM YOK

Yalan 3: BBC Newsnight bir haberinde Zumrat Dawut’un (Zamira Dawut) mesleki eğitim ve öğretim merkezinde “zorla kısırlaştırıldığını” ileri sürdü.

Gerçek: Zamira Dawut asla hiçbir mesleki eğitim ve öğretim merkezinde eğitim görmedi. Abisi Abduhelil Dawut bunu daha önce açıklığa kavuşturdu.

Kendisi merkezden “çıktıktan” sonra kısırlaştırılmaya zorlandığını ve zaten üç çocuk sahibi olduğu için rahminin alındığını iddia etti. Aslında, Mart 2031’de Zamira Dawut Urumqi Anne ve Çocuk Bakım Servisi Merkezi’nde üçüncü çocuğunu doğurduğunda, gönüllü olarak sezeryenle çocuk doğurma ve tüplerinin bağlanarak kısırlaştırılmasına onay verdi ve merkezde ameliyat yapıldı. Rahminin alınması bir yana, asla kısırlaştırılmadı.

Kendisi, yaşlı babasının Xinjiang yetkilileri tarafından defalarca gözaltına alındığını ve sorgulandığını ve kısa bir süre önce bilinmeyen bir nedenle öldüğünü iddia etti. Aslında babası 12 Ekim 2019’da kalp hastalığından ölene kadar çocukları ile beraber yaşadı. Asla soruşturulmadı ve gözaltına alınmadı. Kardeşleri Abduhelil Dawut ve Elkin Dawut bu gerçekleri doğruladılar.

Kendisi, bir akrabasının evinde kendisine domuz ikram edildiğini iddia etti. Aslında, bahsettiği akrabası ağabeyi Abduhelil Dawut’un çifti olan Zhao Qilin’dir. Ekim 2017’de Abdulhelil etnik birlik programının çerçevesinde Zhao ile “akraba” olarak bir çift oluşturdu. Ocak 2018’de Zhao Abdulhelil’i, kız kardeşi Zamira Dawut’la birlikte evine misafir olarak çağırdı. Yemek Zhao’nun annesi, kendisi de etnik Hui ve Müslüman olan annesi tarafından hazırlandı ve sadece helal yemekler yenildi. Zhao’nun annesinin “domuz yemeği” sunması imkânsızdır.

Yalan 4: Mihrigül Tursun yabancı medya kuruluşları ile yaptığı bir röportajda, mesleki eğitim ve öğretim merkezinde kendisine zorla bilmediği bir ilaç içirildiğini ve Amerikalı doktorların kendisine kısırlık teşhisi koyduğunu söyledi.

Gerçek: Mihrigül Tursun, 21 Nisan 2017’de Qiemo Kasabası kamu güvenliği bürosu tarafından etnik nefret ve ayrımcılık kışkırtıcılığı yaptığı şüphesi ile gözaltına alındı. Gözaltı sırasında frengi hastası olduğu ortaya çıktı. İnsani düşüncelerle, kasabanın kamu güvenliği bürosu 10 Mayıs 2017’de gözaltına son verdi. 20 günlük gözaltı dışında Mihrigül Çin’de iken tamamen özgürdü. İlaç almaya zorlanmak bir yana, asla bir cezaya çarptırılmadı, mesleki eğitim ve öğretim merkezinde eğitim görmedi. Çin’de kısırlaştırıldığına dair hiçbir kayıt yoktur.

Yalan 5: Xinjiang milyonlarca Uygur’u tutuklamak için “yeniden eğitim kampları” kurdu.

Gerçek: Xinjiang’da asla sözüm ona “yeniden eğitim kampları” olmadı.

Xinjiang’da yasalara uygun olarak kurulan mesleki eğitim ve öğretim merkezleri yapı olarak eğitim ile öğretim kurumlarıdır ve Xinjiang’ın aldığı önleyici terörizmle mücadele ve radikallikten kurtarma önlemleridir. Amaç terörizmi ve aşırıcılığı besleyen temeli kaynağında yok etmektir. İlgili önlemler uluslararası topluluğun terörizmle mücadele ve radikallikten çıkarma deneyimlerine dayanmaktadır ve Birleşmiş Milletler (BM) Şiddetli Aşırıcılığı Önleme Eylem Planı’nda önerilen aşırıcı ideolojileri önlemek için eğitim, kalkınma ve diğer kaynakları kullanma fikrinin uygulanmasıdır. Bu BM Küresel Terörizmle Mücadele Stratejisi’nde içerilen bir dizi uluslararası terörizmle mücadele kararının ilkelerine ve ruhuna tümüyle uygundur. Bölgede dört yıldan uzun bir süredir hiçbir şiddetli terörist eylem yoktur.

Mesleki eğitim ve öğretim merkezlerinde, radikallikten çıkarma hedefini başarmak için, standart konuşulan ve yazılan Çince, yasayı anlama ve mesleki becerilerde eğitim içeren bir müfredat uygulanmaktadır. Ekim 2019’da bu tür merkezlerdeki bütün eğitim gören kişiler eğitimlerini tamamladılar ve mezun oldular ve bunların çoğu kalıcı işler buldu ve sakin bir hayat yaşıyor.