China Daily / Zhang Zhouxiang

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, İngiltere ve birkaç uluslararası örgüt geçen hafta çarşamba günü düzenledikleri bir video konferansta, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki “insan haklarının” durumu eleştirdi.

Her zaman olduğu gibi, Xinjiang’da uygulanan terörizmle mücadele ve radikallikten çıkarma önlemlerine karşı suçlama oyunlarında, “soykırım”, “toplama kampları” ve “katliamlar” gibi hileli sözcükleri kullandılar. Bu iddiaların yalan olduğu uzun zaman önce kanıtlandı. Bu suçlamaların hiçbir güvenilir desteği yok. Ancak, böyle duygu yüklü sözcükleri seçmeleri kendi geçmişleri hakkında az ipuçları veriyor.

Avrupalı göçmenler gelmeden önce Yerli Amerikalıların trajedisini düşününce, ABD “soykırım” konusunda konuşmak için iyi biri. 1500’den önce, yerli Amerikalıların Kuzey Amerika’daki nüfusu muhtemelen 30 milyondan fazlaydı. 1890’da bu nüfus 380 bin gibi düşük bir rakama düştü. Yerli Amerika halkının imhasını tanımlamak için “soykırım”dan daha iyi bir sözcük var mı?

BATILI ÜLKELERİN KENDİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ DÜZELTMELERİ GEREK

İngiltere, Afrika’da köle ticaretinin zirve yaptığı dönemde aynı türden suçlar işledi. Bu neredeyse bütün büyük Avrupa ülkeleri için de geçerli. Afrika’nın köle ticareti nedeniyle nüfusunun 100 milyonunu kaybettiği ortak olarak kabul edilen bir gerçek. Bu da bir “soykırım” türüdür.

Toplama kampları elbette Nazi Almanya’sı ve Yahudi Soykırımı ile ilişkilidir. 2. Dünya Savaşı sırasında toplam 6 milyon Yahudi öldü, bunların çoğunluğu toplama ve ölüm kamplarında öldürüldü. Ve bütün sömürgeci güçler birden çok katliam yaptı. Namibya’dan Hindistan’a, Afrika’dan Asya’ya, sömürge ordularının ulaştığı her yerde yerli halkları öldürdüler.

Başkalarını yanlış biçimde kendilerinin işlediği suçları işlemekle suçlarken, kendilerini “insan haklarının savunucusu” olarak ilan etmek çok saçma ve utanmazca.

Çin kendi hesabına, kendini halkının geçim şartlarını iyileştirme ve insan haklarını geliştirmeye adadı.  Batılı ülkelerin, Çin’i suçlamadan önce kendi insan hakları ihlallerini düzeltmeye çalışmalarının zamanı geldi.