Son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) önderliğindeki bazı Batı ülkeleri, Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi konusuna değinirken, sık sık soyadları olan sözde “kurban vakalarına” atıfta bulundu ve Xinjiang’ın “özgürlüğe müdahale”, “insan hakları ihlali” ve hatta “soykırım” hikâyelerini gerçek gibi anlattı. Bazı isimlere ekranlara çıkıp Batılı siyasetçilerin misafirleri oldu.

Bu kişilerin söylediklerinin gerçek olup olmadığı nasıl anlaşılabilir?

China Daily tarafından yayınlanan Xinjiang ile İlgili Yalanların Kökeni ve Gerçeği isimli raporda, Çin karşıtı güçlerin sözde “Xinjiang Veri Projesi”, “Xinjiang Mağdurları Veritabanı” ve “Uygur Geçiş Dönemi Yargı Veritabanı”nı uydurduğu ve Xinjiang’ı karalamak ve dünyayı aldatmak amacıyla sözde “tanıkların” ifadelerini topladığı belirtildi.

Yani bu “Xinjiang kurbanları” aslında “ekstra aktörler” durumunda.

Söz konusu üç veritabanı 12 binden fazla kişiyi içermiştir. Bunlar kimdir?

Bunlar bin 342’si tamamen uydurmadır. 238’i hastalık veya diğer nedenlerle vefat etmiştir. 3 bin 244’ü mahkumdur. Ulusal güvenliği tehlikeye atmak, şiddet içeren terörizm veya diğer cezai suçlardan dolayı hüküm giymişlerdir. 264’ü yurtdışındadır. Kalan 6 bin 962’si hayattadır ve normal yaşamlarına devam etmektedir.

Batılı medyada defalarca abartılan birkaç klasik vakaya bakalım.

Oyun 1: Kafadan uydurmak

Xinjiang’la ilgili “veri tabanlarındaki bazı tanıklar”, ABD ve diğer Batı ülkelerindeki Çin karşıtı güçler tarafından istihdam edildi. Onlar ya kendi deneyimlerini uyduruyor ya da “akrabalarının tutuklanması” veya “temaslarının kesilmesi” gibi yalanları ortaya sürüyor. Çoğunlukla “mülteci” statüsü kazanmak, uluslararası toplumun dikkatini çekmek ve maddi bir takım menfaatler almak amacıyla Batı’daki Çin karşıtı güçlerin kuklası rolünü oynuyorlar.

Örneğin, Xinjiang Çerçen İlçesi sakini Mihrigul Tursun Batı medyasının ve siyasi çevrelerin “yıldızlarından” biridir.

Xinjiang hakkında “endüstriyel yalan zinciri” nasıl çalışıyor? Kim bu aktörler?_fororder_微信图片_20210503120752

Nisan 2018’de Mihrigul Tursun, eşi ve iki çocuğu ABD’ye gidip ABD Kongresi’ne bağlı Çin Yürütme Komisyonu’nun (CECC) duruşmasında yalan ifade verdi.

CNN gibi medya organlarına verdiği röportajlarda “toplama kampında” gözaltına alındığını, bilinmeyen uyuşturucuları almaya veya enjekte etmeye zorlandığını, 9 kadının ölümüne tanık olduğunu ve oğlunun Urumçi Çocuk Hastanesi’nde hayatını kaybettiğini iddia etti.

Gerçek durum nedir?

Mihrigul Tursun 2017 yılında etnik nefreti ve ayrımcılığı kışkırttığından şüphelenildiği için Çerçen İleçsi Kamu Güvenlik Bürosu tarafından gözaltına alındı, ancak gözaltı sırasında bulaşıcı bir hastalığa yakalandığı fark edildi. Kamu güvenlik birimi, insani yardım amacıyla 20 gün sonra hakkındaki zorunlu tedbirleri kaldırdı. Bu 20 günlük cezai gözaltına dışında Çin’de kaldığı süre boyunca tamamen özgürdü. 2010-2017 yıllarında, arka arkaya 11 kez Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Tayland ve Türkiye gibi ülkelere seyahat etti.

Mihrigul Tursun hiçbir zaman mesleki eğitim merkezinde kalmadı ve hiçbir şekilde zorunlu ilaç kullanmadı. Kendisi “toplama kampında kısırlaştırıldığını” iddia etti. Ancak bununla ilgili ameliyat kaydı yoktu ve ebeveynleri de doğurgan olduğunu ispat etti. Bunun yanı sıra, kardeşi Ekber Tursun’un eğitim merkezinde “tacize uğradığını ve öldüğünü” iddia etti. Bunu duyan kardeşi Ekber Tursun hemen kamuoyunun karşısına çıkıp, kız kardeşinin tamamen yalanlarla konuştuğunu ifade etti.

Ayrıca oğlu da Urumçi’de tedavi sırasında ölmedi. Oğullarından biri zatürre, hidrosefali ve diğer hastalıklardan dolayı 2016 yılında Urumçi Çocuk Hastanesi’ne birkaç kez getirildi. Bu çocuk da Nisan 2018’de onunla birlikte ABD’ye giden iki çocuğundan biridir.

Oyun 2: Suçlular için şikâyette bulunmak

Bazı insanlar Çin yasalarını ihlal ettikleri için cezalara mahkum edildi. Ancak bazı Batılı politikacılar, düşünce kuruluşları ve medyanın “makyajı” ile masum “kurbanlar” oldular.

Örneğin, Turfan kenti sakini Semi Bari, terör örgütü kurma, liderik etme, katılma ve kasten adam öldürme suçlarından dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı; Urumçi kenti sakini Ekber Emin, zorla ticaret, soygun ve yasadışı gözaltı gibi suçlardan dolayı 25 yıl hapse mahkum edildi.

Bunun gibi birçok vaka vardır. Ancak Çin karşıtı güçler, Çin’i bastırmak için bu suçlular için şikâyette bulundu.

Oyun 3: Baştan hikâye yaratmak

Batılı Çin karşıtı güçler, kurgusal ve uydurulmuş hikâyeleri normal hayatını sürdürülen Xinjiang halkına da “aşıladı.”

Örneğin, Aksu bölgesinin Kuçar Kenti Halk Hastanesi’nin doktoru Tahir Hasan, emekli öğretmen Ayşem Sadık, Kaşgar Daily’nin emekli editörü ve yazarı Tahir Talif gibi isimler Batı’daki Çin karşıtı güçler tarafından “gözaltındaki masum insanlar” olarak bildirildi. Ancak onların hepsi normal yaşamlarını sürdürüyorlar.

Bu isimlerden futbolcu Erfan Ezimjan, Jiangsu Sunning Futbol Kulübü ile antrenman yapıyor. Kumul Daily editörü İsah Peyzulla gibi vatandaşlar özel olarak Xinjiang ile ilgili basın toplantısına katıldı ve söylentileri çürüttü.

Batılı politikacılar, düşünce kuruluşları ve medyanın dikkatli planlaması ve bu “aktörlerin” iş birliği ile Xinjiang hakkında “endüstriyel yalan zinciri” oluşturuldu.