CGTN / Keith Lamb

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi İstatistik Bürosu’nun kısa süre önce açıkladığı rapora göre, Xinjiang’ın nüfusu dik bir biçimde yükseliyor. 2020 yılında yapılan Yedinci Ulusal Nüfus Sayımı rakamları, 2010 yılındaki rakamlarla karşılaştırıldığında Xinjiang’ın nüfusunun 22 milyondan 26 milyona yaklaştığını gösteriyor. Bu, seyrek nüfuslu bölgenin Çin’de 25. en kalabalık eyaletken şimdi en kalabalık 21. eyalet olduğu anlamına geliyor. Doğum oranlarından kaynaklı nüfus artışı ağırlıklı olarak Xinjiang’ın etnik azınlıklarından geliyor.

Hiç şüphesiz Çin karşıtları her zamanki gibi resmi istatistik manipülasyonu iddialarına başvuracaklar. Ancak onlar, kendilerine uygun olduğu zaman resmi istatistikleri talep ettiklerinde, onların varsayımları geçersiz olacaktır. Elbette, istatistiksel taraf tutma ve manipülasyon aramak önemlidir, fakat açık olmak gerekirse “Çin’in istatistiklerine güvenemeyiz” savunusu Batı’nın Çin gerçeğine gözlerini kapadığı ölçüde abartılmıştır. 

Örneğin, son on yılda Çin’in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) ile ilgili rakamların yanlış olduğuna dair farklı iddialar var. Bu Batılı ülkelerin incinmiş egolarını rahatlatmış olmasına rağmen, büyüyen bir perakende görüntüsü, dışa dönük turist ve eğitim harcamalarındaki yükseliş ile hızlı altyapı gelişimi gibi sahada gözlemlenen gerçekleri değiştirmedi.  

Adil olmak gerekirse, Çin birkaç vesileyle hatalar bulduğunda istatistiklerini gözden geçirerek düzeltti. Örneğin, Ulusal İstatistik Bürosu en son 2019 yılında Çin’in 2018 yılındaki büyümesini düzeltti. Ancak bu değişiklik, yalnızca Çin’in hatasız rakamlara ihtiyacı olduğu yönündeki görüşümü destekliyor. Sonuç olarak, Çin sadece doğru veri toplama yoluyla geleceği doğru biçimde planlayan politikaları belirleyebilir. Bütün hükümetler için bu önemlidir, Çin’in yönetim sistemi uzun vadeli kapsamlı planlama yapmaya hazırlandığı için bu daha fazla önem taşımaktadır.

XINJIANG YENİ İPEK YOLU ÜZERİNDE ANAHTAR KONUMDA YER ALIYOR

Çin nüfusunu belirlemek için 1 Kasım 2020 tarihi itibarıyla yapılan Yedinci Ulusal Nüfus Sayımı, önceki nüfus sayımlarına nazaran daha doğru olarak düşünüldü. Bunun sebebi, gerçek zamanlı veri toplama yöntemlerinde benimsenen teknolojik gelişmeler yüzünden, veri toplamada aradaki bağlantılar nedeniyle oluşabilecek hataları azaltmasıdır. 

Nüfus sayımı sonuçları, Xinjiang’da son 10 yılda nüfus büyüme oranı yüzde 18,52 ile yüzde 5,38 olan ülke çapındaki büyüme oranından çok daha yüksek olduğunu gösterdi. Bu hızlı büyüme öncelikle Xinjiang’daki etnik azınlıklardaki yüksek doğum oranlarının yanı sıra iç göçten ortaya çıkmaktadır. Son on yılda Uygur kökenlilerin yüzde 77,85’ini oluşturduğu etnik azınlık nüfus 1,87 milyon arttı. Buna karşılık, yeni doğumlar nedeniyle Han nüfusunun büyümesi 226 bin oldu. Açıkçası bu rakamlar, soykırım anlatıları karşısında uçuyor. Gerçekte, esasen kentlerde yaşayan Hanlar son zamanlara kadar tek çocuk politikasına mecbur kalırken, kırsal kesimlerde yaşayan etnik azınlıklara her zaman dört çocuğa kadar izin verilmiştir.

Batı medyasında nadiren dikkat çekilen, Çin ulusunu homojenleştiren, Çin’in her tarafına yayılmış etnik çeşitliliğe sahip olmasıdır. Bütün etnik azınlıkların nüfusu, yüzde 10,26 olan ulusal etnik azınlık büyüme oranıyla artış kaydetti. Bu etnik azınlık nüfusu büyümesi Xinjiang’da yüzde 14,27 ile çok hızlı büyürken, Uygur nüfusu yüzde 16,2 oranında büyüme sağladı. Xinjiang’da Han etnik kökenli nüfustaki yükseliş, her şeyden önce son on yılda yeni gelenlerle 1,95 milyona ulaşmasına yol açan iç göçten kaynaklanmaktadır. Her zaman, Çin’in iç göç modeli, Çin’in kalkınma gerçeği konusunda çok az fikri olan Batı’daki bazıları tarafından hor görülecektir. Xinjiang’a iç göçün gösterdiği şey, ilk olarak ekonomik kalkınma için önemli olan barış payıdır. Terörizmin arttığı dönemde, çok az insan Xinjiang’a gitmeye niyetliydi. O zaman, Çin basınında dev eyaletin gelişmesi için ihtiyaç duyulan yetenekleri çekmek adına Xinjiang’ın yeteneği konusundaki kaygıyla ilgili ifade edilen endişeyi hatırlıyorum. Terörizm tehdidi aşıldığında, Çin vatandaşları bir kez daha Batı’ya doğru gitmek için yeteri kadar güvenli hissettiler.

İkinci olarak, Çin için batıya doğru göç nihayetinde eşit gelişme politikasını uyguladığını işaret ediyor. Şimdi Xinjiang, Çin dünyaya açıldığı zaman doğu bölgelerinin tecrübe ettiği çok ihtiyaç duyulan canlanmayı deneyimliyor. Önemli biçimde, doğu ve batı Çin’deki gelişme, ihtiyaç duyulan iş gücünü çekmeden ve zaten orada bulunanların becerilerini geliştirmeden meydana gelmezdi. Çin’in en uzak batı bölgesi olan Xinjiang’daki gelişme söz konusu olduğunda, Xinjiang, sadece Çin’in kendi gelişmesinde değil, aynı zamanda küresel gelişmesinde de özel bir yere sahiptir. Xinjiang’ın gelişmesi, Çin sosyalist sisteminin garanti ettiği eşit gelişme hedefini temsil etmektedir.

Dünya için Xinjiang, Orta Asya ve ötesinde yoksulluğu yok etmeyi amaçlayan sayısız Kuşak ve Yol İnisiyatifi kalkınma projelerinin ana kapısıdır. Xinjiang, yeni İpek Yolu üzerindeki anahtar konumuyla, sadece Çin’den değil, aynı zamanda Orta Asya ve dünyanın geri kalanından yetenekleri çekecek daha canlı bir ticaret merkezi olmaya hazırlanıyor.