China Daily / Yi Fan

Batı’da bazıları son aylarda Xinjiang hakkında yeni bir karalama kampanyası dönemi başlattı; “toplama kampı”, “zorla çalıştırma”, “zorla kısırlaştırma” ve “soykırım”. Ve belirli ülkeler bununla ilgili bir şeyler yapmak için “ahlaki yükümlülükleri” olduğuna inanıyor.

Irak ve Suriye’yi düşünün; 2003’te üst düzey bir Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yetkilisi “sabun tozu dolu test tüpünü” Irak’ta geliştirildiğine inanılan kitlesel imha silahlarının bir kanıtı olarak kullanmıştı. Savaştan önce ya da sonra hiçbir kitle imha silahı bulamadılar ama yine de Irak’ı işgal ettiler.

Hızla 2018’e gelelim. Suriye hükümet güçleri halkına karşı kimyasal silah kullanmakla suçlandı. Bundan sonra yapılan hava saldırılarında birçok masum kişi öldürüldü ve yüzbinlerce sivil evlerinden uzaklara göç etmek zorunda kaldı. Ama yine, “kimyasal silah” kanıtının ABD ve İngiliz istihbaratının finanse ettiği bir grup olan Beyaz Bereliler’in yönettiği, kurgu bir videodan başka bir şey olmadığı ortaya çıktı.

Bütün bunların arkasında, bazı Batılı ülkelerin jeopolitik çıkarlarına hizmet etmek için kullanılan açık bir “suçla, istikrarsızlaştır ve yık” stratejisi var. Örneğin, ABD hükümetinin uzun zamandır Ulusal Demokrasi Vakfı (NED) gibi kuruluşları, tehdit olarak algılanan herhangi bir ülke ya da kurumu karalamak ve bundan sonra yaptırımlar konması ve daha başka eylemler ve sonunda rejim değişikliği için kullandığı bir sır değil.

Xinjiang’a saldırıları da bu kalıba uyuyor. Çin, dünyanın ikinci büyük ekonomisi. Bütün dünyada Kuşak ve Yol ortakları ile ortak fayda için çalışıyor. Bunu, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin çıkış kapısı olduğunu ekleyin, belirli Batılı ülkeler Xinjiang’a nasıl özel ilgi göstermesinler?

Xinjiang konusundaki Batılı anlatı Adrian Zenz gibi akıl hocaları ve NED gibi öze kuruluşlar tarafından anlatılıyor. Bu ölçekte bir anlatı manipülasyonu Xinjiang konusundaki yanlış bilginin yayılmasını ve hızla görünürlük elde etmesini sağladı. Gerçekleri çarpıtma araçları -verilerin kötüye kullanılması, kaynak malzemelerin isteğe göre seçilmesi propaganda için yanlış temsiller- tüm hızıyla devam ediyor. Ve eğer bu yeterli değilse, söylenti makinesi devreye giriyor.

XINJIANG KALKINMASINDA UZUN BİR YOL KATETTİ

Batı’nın Xinjiang konusundaki anlatısına gelin yakından bakalım. Sansasyonel başlıkların altındaki kasti yanlış bilgiler temel mantığa meydan okuyor. Aşırı sağcı ideolog ve sözüm ona “Çin uzmanı” Adrian Zenz asla Xinjiang’a gitmedi. Ama Uygur kadınlarının günlük olarak dört ila sekiz rahim içi araç yerleştirme ameliyatından geçmeye zorlandığı gibi hikâyeler sattı. Bu iddiaların ne kadar saçma olduğunu söylemek için dikkati bir inceleme bile gerekmez. Ama Zenz’in bu teorisi Batılı politikacılar ve medya tarafından aynı şekilde yaygın olarak alıntılandı.

Xinjiang konusunda sadece şunu sorun; Uygur nüfusu fiilen Han nüfusundan daha hızlı büyürken ve Uygurların ortalama ömür beklentisi geçen 60 yılda 30’dan 72’ye yükselmişken, aklı başında kim buna soykırım diyebilir?

Xinjiang kalkınmasında uzun bir yol katetti. En önemlisi, bir zamanlar sık sık terörist saldırıların yaşandığı bir bölge için, geçen 4 yılda tek bir terörist saldırı olmadı. İşe yönelik ve yoksulluğu azaltıcı bir dizi program sayesinde, Xinjiang’da istihdam edilen kişi sayısı 2014’ten 2019’a yaklaşık 2 milyon, ya da yüzde 17,2 oranında arttı. Geri kalan 3 milyon kişinin de yoksulluktan kurtulması ile Xinjiang daha da iyi bir geleceği kucaklamaya hazır.

Batı’daki belirli güçler Xinjiang konusundaki anlatıları manipüle etmeye son vermeyecek. Öyleyse, bu yanlış anlatıya karşı çıkmak için ne yapılabilir? Kesinlikle Çin ne yapıyorsa o yapılabilir; insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir toplum kurmak, barışı savunmak, kalkınma, adillik, adalet, demokrasi ve özgürlük ile iş birliği ve herkesin ortak çıkarlarını artırmak. Bazı Batılı ülkelerin çığırtkanlığını yaptığı “evrensel” değerlerin aksine, bunlar bütün insanlık tarafından paylaşılan ve bütün insanların çıkarlarını temsil eden değerlerdir.

Batılı anlatı gerçekler karşısında sönüyor ve Çin halkının önemli kalkınma görevinden sapmasına neden olmayacak. Çin tarihin doğru tarafında durarak, bu “anlatı tuzağından” kaçınabilir ve kaçınacak.