CGTN / Mustafa Hyder Sayed

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Küresel Sağlık Zirvesi’nde 21 Mayıs’ta yaptığı konuşma, Mayıs 2020’de Dünya Sağlık Asamblesi’nde (DSA) yaptığı konuşmayı hatırlatıyor. Konuşma yapılması gereken küresel kamu sağlığı iş birliğini tanımlamak adına Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni tanımlamak için kullandığı sözcüklerin aynısı olduğundan, Xi’nin “insanlık için ortak bir kadere sahip bir toplum kurma” ilkesinden kaynaklanıyor; “geniş danışma, ortak katkı ve ortak faydalar.”

Xi’nin konuşması Çin’in daha fazla kamusal mallar ve iş birliğini artırarak nasıl katkıda bulunacağı dâhil özel konuları içerirken, Çin’in salgın sonrası dünya düzeninin mimarisi ve vizyonunu yansıtıyor; çok taraflılığın merkezinde olduğu, küresel kuzey ile küresel güney arasındaki farkın en aza indirildiği ve hiçbir ülkenin ekonomik kalkınma ile Covid-19 aşılamasından geri kalmamasının sağlandığı çok kutuplu bir dünya.

Xi’nin ilk ve en önemli noktası halkın yaşamını başka her şeyin önüne koymakla ilgiliydi, bu salgının ortaya çıkmasından bu yana tutarlı bir konum, ekonomi, kaynaklar ve devlet adamlığının insanların iyiliğini takip edeceğini gösteren bir konum. Covid-19 salgını Çin’de görüldüğünde Xi, bunu salgınla mücadeleyi sadece devletin yapacağı bir mücadelenin aksine ortak bir mücadele yaparak “Halk Savaşı” olarak tanımladı.

Aynı şekilde, bu politika Çin’in yoksulluğun azaltılması, Çin halkının sağlık bakımı ve güvenliğinin diğer önceliklerden daha öne çıktığı Çin’in iç kalkınmasında da görülür. Çin mutlak yoksulluğu ortadan kaldırdı, Xinjiang’da barış ile istikrarı yeniden sağladı ve salgını yenen ilk ülkeydi. Bu, sağlık hizmetleri sistemi için bir örnek vaka oldu. “Önce insan” yaklaşımı kalkınmayı paylaşma yaklaşımıdır, Joseph Nye’nin “sıfır sonuçlu” yaklaşıma karşı “artı-sonuçlu” yaklaşım dediği şeyi vurgulayan.

“AŞI İŞ BİRLİĞİ İÇİN ULUSLARARASI BİR FORUM YARATILMASI” ÖNERİSİ

Xi, G20 üyesi ülkelerin, uluslararası iş birliğinin bir köşe taşı olarak, küresel tedarik zincirini koruyan tutarlık makroekonomik politikalar uygulaması gerektiğini belirterek, başka bir noktayı vurguladı. Xi ayrıca G20 içi iş birliğinin küresel istikrar için hayati olduğunu ve gelişmiş ülkelerin bu olağanüstü koşullar döneminde siyasi olgunluk ve cesareti gösterme sorumluluğuna sahip olduklarını kaydetti.

Bu politika, Batı’da görülen, nihayetinde gelişmekte olan, daha az etkili ülkelerin zararına olan, aşıların yağmalanması ve “aşı milliyetçiliğinin” tersidir. Xi, bu fırsatı “aşı milliyetçiliği” olgusunu kategorik olarak reddetmek için kullandı. Xi’nin dolaysız bir uyarıda bulunarak, bu tür hareketlerin, uluslararası iş birliğine zarar vereceği için virüsü damgalamaya çalışma gibi siyasi manipülasyonlara yer olmadığını söyledi.

Çin’in kural temelli düzen versiyonu, birkaç ülke tarafından yapılan kurallar değil, Birleşmiş Milletler’in (BM) yönettiği uluslararası hukukun düzenidir. Xi, bugün bir kez daha, her ikisi de uluslararası iş birliği için parametreler, platformlar ve kuralları sağlayan BM ile Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) güçlendirmek ve desteklemenin önemini vurguladı.

“Kural temelli düzen” anlatısını herhangi bir tek ülke ya da bir ülke grubunun yürütmesinden çok, şimdi “kural temelli düzeni” daha adil ve eşit bir plana dönüştürmek için bir fırsat var. Dahası, Xi gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra Covid-19 salgınının gelecekteki mutasyonlarını kontrol altına almak için çığır açan iki kilit açıklama yaptı.

Çin’in gelecek 3 yılda gelişmekte olan ülkelere 3 milyar dolar finansal yardım yapacağının açıklanması bu ülkelere çok ihtiyaç duyulan itkiyi sağlayacaktır, çünkü birçok gelişmekte olan ülke halen Covid-19 salgını ve bu salgının getirdiği ekonomik etkilerle uğraşıyor.

Çin tutarlı bir biçimde gelişmekte olan ülkelerin davasını savunuyor ve herhangi bir koşul olmadan finansal yardım önerme konusunda öncülük ediyor, bu birinci dünya ülkelerinin gelişmekte olan ülkelerin finansal yükünü nasıl paylaşmak gerektiğine karar vermeden önce iki kez düşünmelerine neden olacak.

Xi’nin aşı iş birliği için uluslararası bir forum yaratılması ile ilgili ikinci önerisi, aşı üreten ülkeler aşının geliştirilmesinde iş birliği yapmak yerine şimdi aşılarının piyasalara ulaşması için rekabet ederken zamanında bir öneridir. Böyle bir uluslararası forum aşı üretimi ile arzı için temel kuralları ve standartları belirleyebilir, “aşı milliyetçiliğine” karşı çıkar ve ortak araştırma ve geliştirme için bir platform sağlar.

Eğer Xi’nin bahsedilen önerileri G20 üyesi ülkeler tarafından benimsenirse, küresel iş birliği için dönüm noktası olabilir, çünkü bu çok taraflılığı yeniler ve canlandırır, bütün büyük ülkeler için ortak bir gündem sağlar ve salgın ile ekonomik etkilerinden en kötü biçimde etkilenen gelişmekte olan ülkelerin toparlanmasını hızlandırır.