Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, dün bir telefon görüşmesi yaptı.

Bahar Bayramı arifesinde gerçekleşen görüşmede Biden, Cumhurbaşkanı Xi’nin yeni yılını kutladı. İki liderin, ikili ilişkilerin yanı sıra, uluslararası ve bölgesel meselelerde derinliğine görüş alışverişinde bulunduğu görüşme, dünyadan büyük ilgi gördü.

ABD’de yeni yönetimin göreve başlamasının ardından Çin ve ABD liderleri arasında yapılan ilk telefon görüşmesinin tüm dünyaya olumlu bir sinyal gönderdiği belirtiliyor. Yapılan yorumlarda, Çin ve ABD liderlerinin ikili ilişkileri kontrol etme ve geliştirme yönünde bir siyasi irade ortaya koydukları ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, görüşmede, Çin-ABD iş birliğinin iki tarafa fayda getireceğini, çatışmanın ise iki tarafa da zarar vereceğini vurguladı. Xi Jinping, iş birliğinin iki taraf için tek doğru yol olduğuna işaret etti.

Daha önce Çin’i dört kez ziyaret eden Biden, başkanlık görevine başladıktan sonra Çin ile iş birliğinin gerekliliğinin defalarca altını çizdi. İyi bir istikamete dönen Çin-ABD ilişkileri, iki tarafın da çıkarına uyduğu gibi, iki ülkenin iç işleri için de faydalı.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi arasında yer alan Çin ile ABD, aynı zamanda dünyanın en büyük iki ekonomisi. Dünyanın barış ve kalkınması için Çin ve ABD özel sorumluluklar üstlenmeli. Bu yüzden, iki liderin yaptığı telefon görüşmesi dünyada büyük beklentiler yaratıyor.

Xi Jinping, görüşmede iki tarafın dünyada barış ve kalkınma sağlanmasına tarihî katkılarda bulunması çağrısını yaptı. Xi, iş birliğinin hem iki ülkeye hem de dünyaya fayda sağlayan birçok büyük netice doğurabileceğini, ancak çatışmanın iki ülke ve dünya için bir felaket olacağını ifade etti.

ABD ile barış içinde bir arada yaşama konusunda daima istekli olan Çin, kazan-kazan ilkesini savunuyor. Bunun yanı sıra Çin, ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını savunma konusunda sağlam bir kararlılığa sahip. Çin ve ABD arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi için ön şart, Çin’in temel çıkarlarına saygı göstermek.

Çin-ABD ilişkileri bir kez daha önemli bir noktaya geldi. İki ülkenin politika yapıcılarının olağanüstü bir cesaret ve zekâ ortaya koymalarını ümit ediyoruz. Özellikle ABD tarafının sözlerinde ve eylemlerinde tutarlı olması, liderlerin yaptığı görüşmedeki ruhu hayata geçirmesi ve ilişkilerdeki buzları eritmek için Çin’le birlikte çalışması gerekiyor. Bu, sadece iki ülkenin çıkarlarına değil, uluslararası toplumun beklentilerine de uyuyor.