CGTN

Jeremy Page ve Drew Hinshaw, 12 Şubat’ta Wall Street Journal’da (WSJ) Çinli yetkililerin erken Covid-19 vakalarıyla ilgili ham verileri paylaşmaktan nasıl kaçındığı iddiasını savunacak bir haber yayımladı. Haberde, Çinli yetkililer verileri sakladıkları için topa tutuldu ve Çin’in tepkisinin ya ilgisiz ya da dikkatsiz olduğuna dair bir anlatı devam ettirildi. Bunlara rağmen, kendi değerlendirmelerindeki kilit boşlukları hesaba katmakta başarısız oldular.

Birincisi, eğer gerçekten bir örtbas varsa, DSÖ, Çinli yetkililerin virüsün izini sürmek için gereken belirli verileri sakladığından söz ederdi. DSÖ-Çin ortak araştırma ekibi, Wuhan’ı ziyaret ettikten sonra virüsün kökeniyle ilgili laboratuvar teorisine gerçekten itiraz etti.

Dr. Peter Embarek, virüsün kökeninin bilinmediğini belirtti. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, tüm hipotezlerin açık kaldığını yineledi. Genel direktör, Çinli yetkililerin veri paylaşımı konusunda iş birliği yapmamasından bahsetmedi. Virüsün nereden kaynaklandığına dair kesin bir sonuç yok. Uzmanlar ayrıca salgının belirsiz kökenlerinin altını çizerek daha fazla araştırmaya ne kadar ihtiyaç duyulduğundan da bahsetti.

Haberde, vakalarla ilgili değerlendirmeler, kapsamlı özetler verilerin analizini sağlayan Çinli bilim insanları ve yetkililerin önemi küçümsenmesine rağmen, Wuhan’daki salgından önce tıbbi kayıtların önceki aramalarına ilişkin toplu veriler de araştırma ekibine sağlandı. Kuşkusuz, virüsün tam kökenini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır, ancak bu gerçeklerden hiçbiri, DSÖ-Çin ortak araştırma ekibinin daha fazla araştırma yapılması gerektiği şeklindeki duruşuyla çelişmiyor.

“KİNCİ KAMPANYALAR” GERÇEKLERİ DEĞİŞTİRMEZ

Dr. Embarek, Cenevre’de misyonun temel bulguları belirlemede büyük ölçüde başarılı olduğunu ve pazarlarda hayvanları kovalamanın, hastaların peşinden gitmenin veya bahsedilen türden kanıtları araştırmanın bir misyon olmadığını belirtti. Ayrıca Aralık 2019’da şehirdeki farklı hastaların genetik dizimlerinin belirlendiğini ve misyonun bağlantılar kurabildiğini belirtti. Haberde, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü ve Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü uzmanlarından oluşan ekibin ifade ettiği iyimserlik ve vaatler bir kenara bırakıldı.

Haberi yazanlar, Avustralyalı mikrobiyolog Dominic Dyer’in, yetkililerin tamamı yerine birkaç örnek gösterdiklerini ve bunun da standart epidemiyolojik araştırmaları zayıflattığını belirten açıklamasına atıfta bulundular. Yine de aynı ifadede Dyer, verilerin yorumlanmasının, Çinli yetkililerin yeterince kapsamlı gördüğü, fakat sonunda sınırlı olduğu düşünülen çeşitli bakış açılarına dayandığından da bahsediyor. Ekibin bir üyesi olan Peter Daszak, Twitter hesabından ekibin “baştan sona kritik yeni verilere erişim sağladığı” paylaşımında bulundu.

Bu, mikro düzeyde, DSÖ laboratuvar teorisinin desteklenmediği veya kesin bir hipotezin bulunmadığı şeklindeki önceki değerlendirmelere meydan okuyan bir öznellik unsuru olduğunu göstermektedir. Bunlar, Çin’in veri paylaşımına uluslararası bir çıkışma anlamına gelmeyen, sunulan kanıtların doğası üzerindeki anlaşmazlıklardır. Yine bunlar, yapılan açıklamaların genellikle diğer bir egemen devlete karşı kinci kampanyalara dönüştüğü kritik dönemeçlerdir. Çin’in oportünizmi ya da Çin karşıtı duruşun bir haklılığı olarak Wuhan’da ilerleme eksikliği algısına ilişkin haberleri kaleme almak, yalnızca daha fazla kafa karışıklığı ve öfke yaratıyor. Gerçek şu ki, birçok şey halen inceleniyor ve araştırılıyor. Gerçekleri gerçek olarak görmek faydalı olacaktır.