CGTN / Bobby Naderi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümeti, Havana hükümetinin protesto göstericilerini bastırmasına tepki olarak Küba polis güçleri ve yöneticilerine yaptırımlar koyma ahlaki otoriteye sahip olduğunda ısrar ediyor. Küba’yı hedefleyen bir sonraki adımı gerekli ve uygun gösterecek bir neden her zaman olacakmış gibi görünüyor. Bu nedenle Başkan Joe Biden Kübalı-Amerikalı liderlere daha fazla adımların geleceğini vadetti.

ABD Hazine Bakanlığı, çoğunlukla siyasi ve sembolik görünen yeni yaptırımların, Küba’da 11 Haziran’da başlayan barışçı, demokrasi yanlısı gösterilerin bastırılmasına bir tepki olduğunu söylüyor. Bu, ekonomik savaşın, “kendi kendini yönetme hakkını” öne çıkaran Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi’ne tamamen aykırıyken devam ediyor.

Bunlara ek olarak, protesto, toplumsal bölünme ile şiddet, ABD’nin ısrarcı ekonomik boğma politikası ve Washington’ın Havana’yı, kendi kendine ilan ettiği insan varlığı üzerindeki tekeline meydan okuduğu için boğmak istemesi gerçeği nedeniyle ortaya çıktı

YASAĞIN İYİ OLDUĞU YANILSAMASI

Ticaret ambargosunun Amerikan jeopolitiğinde yeni bir taktik olduğunu söylemek zor ve bugün olduğu kadar tehlikeli. Bu gerçekte, yaptırımların Washington’ın Küba’ya karşı demokrasiyi yaygınlaştırma, insan haklarına saygıyı destekleme ve Küba halkının temel özgürlüklerini kullanmasına yardım etme konusundaki geniş çabalarında kullandığı bir araç seti olduğunun yalan olduğu anlamına geliyor.

Küba haksız ambargo yüzünden halen temel gıda maddeleri ve ilaç ithal edemiyor. Bu, müdahale etmeme ve karışmamayı teyit eden BM kararlarına aykırı. BM bu tür önlemlerin Küba halkını kötü biçimde etkilediğini belirledi ve ambargoyu hayat kurtaran ilaçlar ile temel gıda maddeleri kıtlığının nedeni olarak suçladı.

Biden, Küba ile ilgili kilit bir kararla karşı karşıya; Amerika’nın çıkarına BM ve küresel toplumla birlik olma ya da uluslararası ahlak ve hukukun sınırları dışına çıkma, ambargo boşluğunda kalma ve ambargoyu bir iktidar ile etki aracı olarak görme ve ilan ettikleri gündemi Küba’yı kışkırtmak ve maliyeti yüksek bir çatışmaya doğru gerilim tırmandırmak olan lobi gruplarını dinlemek.

ABD ada ülkesini neredeyse bütün uluslararası ticaretten izole etmeye çaba gösteriyor. Bu gıda, ilaç, enerji ve su ve enerji ağları dâhil temel altyapı için yedek parça kıtlığına neden oldu. Ambargonun doğrudan ve dolaylı etkilerinin neden olduğu istenmeyen olumsuz etkisi inkâr edilemez.

Bunların en açık olanı tarım üretimi, özellikle yakıt, makine ve yedek parça üretimi için gerekil olan belirli malzemelerin ithalatı üzerindeki kısıtlamalar. Acımasız yaptırımlar bilinçli olarak bu sektörleri yıkıcı etkilerle hedef alıyor. Bu yaptırımlar herhangi bir ekonomik yanlış yönetimi büyük ölçüde ağırlaştırarak, gıda üretiminde felaket boyutlarındaki düşüşe, yüksek enflasyona, ekonomik çöküşe ve artan ölüm oranlarına katkıda bulunuyor.

GÖZ ARDI EDİLEN TARİH DERSİ

Küba’ya karşı sert önlemler ABD’nin ekonomik ve jeopolitik çıkarlarına zarar veren açık bir başarısızlık. Bu Washington’ı favori ekonomik aracının etkisiz ve ters etkiye neden olacak kadar aşırı kullanılıp kullanılmadığını düşünmeye sevk etmesi gerekir. Sömürgeci politika BM kararlarına ve ilkelerine doğrudan terstir ve Washington’ı birkaç on yıldır uygulanan ekonomik, ticari ve finansal kısıtlamaları kaldırmaya çağırıyor.

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla’nın belirttiği üzere, bu “son dönemde zaten salgından kaynaklanan ekonomik krizlerden etkilenen küçük bir ülkeye karşı ülke dışı boyutlara sahip bir ekonomik savaştır.”

Diğer ülkelerin şimdi tek taraflı yaptırımlardan yan çizmesi beklenebilir, ama Washington siyaseti bu yaptırımları ihlal eden yabancı şirketleri cezalandırmakla tehdit ediyor. Doların küresel etkisini, Küba ile ticareti finanse eden yabancı bankaları yaptırımla tehdit ederek, sopa gibi kullandı.

Küba halkının çektiği yoğun ekonomik acılara rağmen, Havana asla ABD’nin isteklerine boyun eğmedi. Yaptırımların askeri işgal ve Guantanamo’daki müdahaleden daha başarılı olmadığı kanıtlandı. Biden Amerikan halkına doğrudan hiçbir etkisi olmadan ve bunun için neredeyse hiçbir siyasi ya da uluslararası olarak sorumlu tutulmadan daha fazla kısıtlama koyabileceğini görüyor.

Elbette Washington’ın açık ve kanıtlanabilir yalanları ne kadar sıkı biçimde söylese, iç ve uluslararası yasaları ihlal etse ya da göz ardı etse ve cezalandırılmadan güç ve kâr elde etmek için zorbalık yapsa da Küba’ya konan yaptırımlar BM’nin denetimi dâhil uluslararası yasaya tabi. Ekonomik savaş fonksiyon ve sonuç bakımından, siviller için insanlık dışı sonuçlarla, askeri savaşa benzer.

Hepimiz için bu zor zamanlarda, BM’nin ABD’nin haksız, kanunsuz ve ahlak dışı davranışlarını durdurmak ve Kübalıların geleceğini garanti altına almak için gücünü, yetkisini ve sorumluluğunu kullanması bekleniyor. Eğer BM sert ambargo politikasına karşı harekete geçer ve ona karşı uluslararası hukuk ve insani yasaların gereklerini uygularsa, uzun bir yol katedecektir. Bu gerçeği savunma ve planları yenmenin tek yoludur.