CRI Türk Dış Haberler Servisi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyet’lerini tanımasının ardından Moskova ile Batı arasındaki gerilim yaptırımlar üzerinden yeni bir döneme girdi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) “tüm yaptırımların anası” olarak isimlendirdiği bir önlemler listesi hazırlarken ilk etapta Rus bankalarının Batı’dan borç alamayacağını duyurdu.

Washington yönetimi Rus ekonomisinin büyümesi için ihtiyaç duyulan finansmanı kısıtlamak isterken, Avrupa Birliği (AB) de 27 kişi ve kuruluşa yaptırım önerdi. AB’nin önerilerinin hayata geçmesi için üyelerin tek tek onayı gerekirken Almanya ilk adım olarak Kuzey Akım 2 gaz hattının sertifikasını rafa kaldırdı.

Rusya’ya dönük yaptırım dalgasını ABD’nin kimi müttefikleri izledi. İngiltere 5 Rus bankası ve 3 milyarderin varlıklarını dondurdu. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, yaptırım dalgasının devam edebileceğini iddia ederken, Kanada lideri Justin Trudeau, Rusya’ya ait devlet tahvillerinin alımının yasaklandığı söyledi. ABD’nin Asya müttefiklerinden Japonya da Kanada gibi devlet tahvillerinin alımını sona erdirdi. Japonya Başkanı Fumio Kishida, Tokyo yönetiminin gerilimin artması halinde ek uygulamalara gideceğini ilan etti.

“YAPTIRIMLAR SORUN ÇÖZMÜYOR”

ABD ve kimi müttefiklerinin Rusya’ya dönük yaptırım siyasetine en açık tepki Çin Halk Cumhuriyeti’nden geliyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, günlük basın toplantısında ABD ve AB’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları hatırlatıldıktan sonra “Çin’in de bu yönde karar alıp almayacağı?” yolundaki bir soru üzerine yaptırımların hiç bir zaman sorunların çözümü için temel bir araç olamayacağı görüşünü dile getirdi.

Washington yönetiminin Ukrayna krizinde ateşe benzinle gittiğinin altını çizen Hua Chunying, “ABD, sürekli Ukrayna’ya silah satarak, savaş çığırtkanlığı yaparak, gerilimi artırıyor. Esas sorulması gereken Ukrayna krizinde ABD’nin ne rolü oynadığı” diye konuştu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Ukrayna ve Taiwan Adası arasında benzerlik kuran haberleri reddederek, Taiwan’ın adasının hâlihazırda ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bunun uluslararası aktörler tarafından kabul edildiğini anımsattı.

RUSYA DİPLOMATİK ÇÖZÜME AÇIK

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi de Amerikalı meslektaşı Antony Blinken ile yaptığı görüşmenin ardından krizin asıl nedeninin Minsk-2 Anlaşması’na uyulmamasından kaynakladığını dile getirmişti. Wang Yi, Beijing yönetiminin süreci yakından izlediğini kaydederek diyalog çağrısında bulunmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin salı günü yayımladığı video konuşmasında “Ülkemiz her zaman doğrudan ve dürüst diyaloğa, en karmaşık sorunlara diplomatik çözüm arayışlarına açıktır. Ama tekrar ediyorum: Rusya’nın çıkarları, vatandaşlarımızın güvenliği bizim için koşulsuzdur. Bu nedenle ordunun ve donanmanın etkinliğinin artırılması, en son teknoloji ile donatılması için geliştirmeye ve iyileştirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.