Xinhua

Bazı Amerikalı siyasetçiler yakın zamanda Xinjiang konusunda bıktırıcı basmakalıp sözleri tekrar tekrar söylediler, ancak binlerce kez tekrarlanan yalanlar temelsizdir ve tarihin çöp tenekesine atılmayı hak ediyorlar. ABD’nin, Xinjiang’da “zorla çalıştırma” ile “soykırım” gibi abartılı iddiaları ve Xinjiang’ı “açık hava hapishanesi” olarak karalama çabaları, Washington yönetiminin Çin’i kontrol altına almak için kargaşa yaratmasının bahaneleridir ve dünya bu kötü niyeti açıkça görüyor.

Washington’daki sözde siyasi seçkinler Xinjiang konusundaki temel gerçeklere gözlerini kapadılar. Onlar kanıt olmadan Çin’i “soykırımla” suçladılar, fakat veriler Xinjiang’daki Uygur nüfusunun son 40 yılda iki kat artarak 5,55 milyondan 12 milyonun üzerine çıktığını gösteriyor. Ayrıca yine aynı sözde siyasiler yaygın “zorla çalıştırma” olduğunu iddia ederek, Xinjiang’da pamuğun yüzde 70’inin makinelerle hasat edildiği ve pamuk sektöründe işlerin iyi ücretli ve rekabetçi olduğu gerçeğini görmezden geldiler. Siyasetçiler ayrıca, ABD’dekinden 10 kat daha fazla bölgede 24 binden fazla cami bulunduğu gerçeğini önemsemeyerek, Uygurlara sözde “dini baskı” uygulandığını iddia ettiler.

Bununla birlikte ABD’li yetkililer aklın sesine kulaklarını tıkadılar. Xinjiang’dan yetkililer dâhil Çin hükümeti, birçok vesileyle Xinjiang’ın gelişimi konusunda kapsamlı tanıtım yapmış olmasına ve dünya çapında birçok gözlemci ABD’nin dedikodu yapmasını eleştirmesine rağmen, bu Çin karşıtı propaganda yapanlar karalama kampanyalarını sürdürüyorlar. 

ÇİN’İN XINJIANG POLİTİKASI DÜNYADA 80’DEN FAZLA ÜLKENİN DESTEĞİNİ ALDI

Afganistan, Irak ve Suriye’de çok sayıda Müslümanı öldüren ABD’nin, Xinjiang’daki Müslümanların insan hakları konusunda “kaygısını” dile getirme hevesi garip bir durum. Hatta daha da gülünç olan, bazı siyasetçiler Çin’in iç işlerini “çok önemsediklerini” iddia ettiler, ancak kendi ülkelerinde kökleşmiş ayrımcılık, yıkıcı silahlı şiddet ve Covid-19 salgınına verilen korkunç tepki gibi sorunları görmezden geldiler. 

Onların Çin’e yönelik karalama kampanyası, Xinjiang ile ilgili konuların çok ötesine gitti. Uzunca bir süre, Çin söz konusu olduğunda gerçekleri çarpıtmaya ve yanlış bilgi vermeyi imal etmeyi saplantı haline getirdiler. Suçluluk varsayımına dayanarak, gerçeği çarpıtmada ve yalan yaymada daha fazla çıldırdı ve pervasız hale geldiler. Çin karşıtı bu siyasetçiler, kamuoyunu yanıltabilecekleri, Çin’de bir karışıklık yaratabilecekleri ve yalanları tekrarlayarak ülkenin kalkınmasını akamete uğratabilecekleri yanılsamasına düştüler. Ancak, onların kötü niyetli eylemleri dünyadaki salim kafaları kandıramıyor. Son zamanlarda, kendi bağımsız araştırmaları ve kişisel deneyimlerine dayanarak Xinjiang’da gerçekte ne olduğunu dünyaya anlatan giderek artan sayıda düşünce kuruluşu, medya ve akademisyen var. 

Bu yılın başında Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 46. oturumunda, Çin’in Xinjiang’daki politikası ve konumu, aralarında Müslüman ülkelerin de bulunduğu dünyada 80’den fazla ülkenin desteğini aldı. Washington ve onun bazı siyasetçilerine, Çin karşıtı yaygaralarını ve ikiyüzlü siyasi gösterilerini durdurması ve diğerlerini suçlamadan önce kendi dağınık arka bahçelerine daha fazla dikkat etmeleri tavsiyesinde bulunuluyor.