China Daily

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senato Dışişleri Komitesi kısa süre önce dışişleri bakanını Taiwan’ın Dünya Sağlık Örgütü’nde (DSÖ) gözlemci statü kazanmasına yardım edecek bir strateji geliştirmesini isteyen bir yasa tasarısını onayladı.

“Tek Çin” ilkesinin açık ihlali olan bir yasa tasarısını onaylayarak, ABD Senato komitesi sadece “Taiwan’ın bağımsızlığı” yanlısı güçleri destekleme ve Taiwan Boğazı’nda sorunları kışkırtmakla kalmadı, aynı zamanda ateşle oynuyor.

DSÖ’nün Birlemiş Milletler’in (BM) özel bir kurumu olduğu ve üyelerinin BM üyesi devletler olması gerektiği dikkate alındığında, Çin’in ayrılmaz bir parçası olan Taiwan hiçbir şekilde DSÖ üyesi olamaz.

Taiwan Ma Ying-jeou yönetimi döneminde DSÖ toplantılarına, 1992 Uzlaşması temelinde Taiwan Boğazı’nın iki tarafı arasında ulaşılan özel bir düzenleme olarak, “Çin Taipei” adı altında gözlemci olarak katıldı. Ama adadaki mevcut İlerici Demokrat Parti (DPP) iktidarı, Boğazın iki yakasının tek Çin’e ait olduğunu kabul eden 1992 Uzlaşması’na uymayı reddettiği için, Taiwan artık bu statüden yararlanamaz. Adanın DSÖ’nde gözlemci statüsünü kaybetmesinin suçlusu DPP liderleridir.

“TAIWAN SORUNU” ÇİN’İN İÇ SORUNUDUR

ABD Senato Dışişleri Komitesi’nin yasa tasarısını onaylaması ve kıta Çin’inin Taiwan’ın DSÖ’ye katılmasını engellediği iddiaları hem ABD yönetimi hem de DPP’nin Boğaz’ın iki yakası arasındaki ilişkileri gerginleştirme ortak hedefini ortaya koyuyor.

ABD yasa tasarısı sadece “Tek Çin” ilkesini ve ABD ve Çin tarafından imzalanan ÜÇ Ortak Açıklamayı ihlal etmekle kalmıyor, aynı zamanda BM’nin 2758 sayılı kararının temel ilkelerini ve DSÖ’nün ilgili kararlarını ihlal ediyor ve bu yüzden bir geçerliliği yok.

Bu adım ABD’nin, Çin’in barışçı yükselişini engellemek için DPP’yi kıta Çin’i için sorunlar yaratmaya cesaretlendirme amacını ortaya koyuyor.

ABD Taiwan için “uluslararası bir alan” yaratmaya çalıştığını ileri sürüyor ama aslında Taiwan’ı boğazın iki yakası arasındaki anlaşmazlıkların meyvelerini toplamak için kullanıyor.

Taiwan sorunu Çin’in iç sorunudur. Washington’ın bu konuyla ilgili olarak uluslararası yasayı ihlal etmeye yönelik her girişimi onu tehlikeli bir bataklığa sürükleyecektir. Ve DPP, ABD’nin adayı ana vatandan koparma girişimlerinde bu ülkenin bir piyonu olmaya devam etmekten hiçbir şey kazanmayacaktır.