China Daily

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) nüfusunun neredeyse yüzde 10’unun yeni koronavirüs ile enfekte olmasına ve 627 binden fazla kişinin Covid-19’dan ölmesine rağmen, Joe Biden yönetimi hayat kurtarmanın aşılardan başka yolu olmadığına karar vermiş gibi görünüyor.

Önceki yönetim, inatçı bilim karşıtı duruşu sayesinde virüsün yayılımını kontrol altına almak için değerli bir fırsat penceresini boşa harcadı. Ancak görünüşe göre Biden yönetimi yaşanan hasarın sınırlandırılması için herhangi bir düzeltici önlem almayacak. Biden’ın selefi Donald Trump, halkın öfkesini Çin’e çevirerek dikkati yönetiminin eylemsizliğinden uzaklaştırabildiği sürece, pandemiye karşı beceriksiz yanıtı için herhangi bir suçlamayı Beijing’e çevirebileceğine inanıyor gibiydi. Şimdi Biden de aynısını yapıyor ve durum daha da kötüleştikçe yönetimi Çin’i karalamaya çalışıyor.

Günlük enfeksiyonlar, ölümler ve hastaneye kaldırılan vakalar da dâhil olmak üzere tüm temel göstergeler son iki hafta içinde aniden yeniden arttı ve durum hızla kötüleşmeye başladı. Biden yönetiminin ABD’nin aşı kaynağının yeterince bol olmasına rağmen ülkenin “en karanlık günlerinin” geri dönüşünü engelleyemiyor gibi görünüyor olması, yalnızca gerektiğinde kapanmaları zorunlu kılmak gibi zor bir kararı verememesi ve maske takmak ya da sosyal mesafeyi korumak gibi halkın temel önlem ve kontrol mekanizmalarına bağlı kalmasında ısrar etme konusundaki yetersizliğine bağlanabilir.

BİDEN YÖNETİMİ PANDEMİYİ HALK SAĞLIĞI KRİZİ OLARAK GÖRMÜYOR

Biden yönetimi, Delta varyantına karşı mücadelede zaman harcıyor ve bunu yaparken virüse mutasyon geçirme fırsatı sunuyor. Görünen o ki Biden yönetimi, harekete geçmediği için en ufak bir utanç duymuyor ve aşılar ile virüsün bulaşmasını kontrol edilemezse, bu konuda hiçbir şey yapamayacağı fikrine boyun eğmiş görünüyor. Fakat bunu yaparken, sadece hayat kurtarmakla kalmayıp aynı zamanda virüsün yeni türlerinin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla Delta varyantını kontrol altına almaya uğraşan diğer ülkeleri görmezden geliyor. Bu ülkeler sadece aşılara güvenmekle kalmıyor, aynı zamanda bulaş zincirlerini olabildiğince çabuk kesmek için denenmiş ve test edilmiş yolları özenle izliyorlar. Bu, enfeksiyonların erken tespiti, enfekte olanların erken karantinaya alınması ve erken tedavisi için sıkı çabalar sarf edildiği anlamına gelir. Bilimsel bir yaklaşımdır ve hayat kurtarır.

Aşıların etkileri olmasaydı Biden yönetimi, duyarsızlığını çok daha önce dünyaya duyuracaktı. Bu, yalnızca fazla Covid-19 aşılarını belirli ülkelere ve bölgelere küçük iyilikler olarak tedarik etme konusunda cimri davrandığı gerçeğiyle pekiştiriliyor. Biden yönetimi için pandemi ne bir halk sağlığı krizi ne de insanlığın ortak bir düşmanıdır. Onlar için bu küresel salgın, Çin’i mümkün olduğunca uluslararası toplumdan izole etmeyi amaçlayan gündeminin bir parçası ve karalama fırsatıdır.