Xinhua / Wang Lei

Washington’daki bazı politikacılar son günlerde, Taiwan’ın “egemen, kendini yöneten bir ülke” olduğu abes iddiasını reklam ederek ve Çin’in bu adasının Birleşmiş Milletler’de (BM) yer alması çağrısında bulunarak, Çin’in Taiwan konusundaki kırmızı çizgisine hararetle meydan okuyor.

Bu sözler, Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkilerinin siyasi temeli olan tek Çin ilkesine karşı ağır bir kışkırtma oluşturmaktadır ve uluslararası kuralların açık ihlalidir. Bu açıklamalar saten gergin olan iki büyük ülke arasındaki ilişkiye zararlıdır ve bölgedeki güvenlik ile istikrara karşı büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

“TAIWAN” ÇİN TOPRAKLARININ VAZGEÇİLMEZ BİR PARÇASI

Tek bir Çin olduğu ve Taiwan’ın, bağımsız egemen bir devlet değil, Çin topraklarının vazgeçilmez bir parçası olduğu geniş biçimde kabul edilmektedir.  Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) hükümeti sütün Çin’i temsil eden tek yasal hükümettir. Bu ayrıca Washington’ın bağlı kalma sözü verdiği üç Çin-ABD ortak açıklamasının, özellikle 17 Ağustos açıklamasının maddelerinde vurgulanan önemli bir uzlaşmadır.

BM egemen devletlerden oluşan hükümetler arası bir uluslararası örgüttür. Bu nedenle, Çin’in bir eyaleti olan Taiwan’ın bu dünya kurumunun bir üyesi olma hakkı hiçbir biçimde yoktur. 50 yıl önce, BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen 2758 sayılı karar ÇHC’nin BM’deki haklı yerini yeniden kabul etmiş ve Taiwan yetkililerini dışarı atmıştır. Böylece Çin’in BM’deki temsili sorununu siyasi, hukuki ve prosedür bakımından çözmüştür.

ABD, BM’NİN OTORİTESİNE MEYDAN OKUDU

ABD politikacıları kasten bu kararı çarpıtıp kötüye kullandı, BM’nin otoritesine meydan okudu ve “Taiwan’ın bağımsızlığını” savunan ayrılıkçı güçlere yanlış yönlendirici işaretler gönderdi. On yıllar boyunca ABD, Taiwan kartını oynamayı sürdürdü. Bir yandan Beyaz Saray birçok kez “Tek Çin” ilkesine bağlı olduğunu açıkladı. Öte yandan, Taiwan’a silah satmaya ve adayı ziyaret etmesi için yetkililerine göndermeye devam etti. Bu hareketler, Çin’in iç işlerine karıştı ve Taiwan Boğazı’nın iki yakasında sorun ile çatışmayı kışkırtma riski oluşturdu. Böyle tehlikeli, ikiyüzlü hareketler Washington’ın ikiyüzlülüğünü ortaya koydu ve inanılırlığına zarar verdi, ilişkilerin temelini sarstığını söylemeye bile gerek yok.

Taiwan sorunu, Çin’in iç işidir ve hiçbir yabancı müdahalesine tahammülü yoktur. Ülkenin merkezi çıkarları bakımından Çin’in tutumu her zaman kararlı ve metindi, şimdi de öyledir. Beijing için Taiwan konusunda uzlaşmak ya da taviz vermek kesinlikle imkânsızdır.  Washington, Çin’in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki güçlü kararlılığını ve iradesini hafifi almamalıdır. Taiwan’la ilgili konularda ateşle oynamaya devam edecek olanlar önünde sonunda büyük bedel ödeyeceklerdir.