Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Atlı, Çin-Rusya ve Çin-Türkiye ilişkilerini değerlendirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Çin ziyaretine değinen Atlı, “Batı’nın tutumunu sertleştirdiği bir süreçte bu ziyaretin yapılması önemli. Lavrov’un Beijing’deki açıklamaları da bu yönde işaretler veriyor. Lavrov, Çin ile Rusya arasındaki ilişkilerin iki tane benzer düşünen ülkeler arasında olduğunu söyledi. Bu ziyarette ekonomin de aslında önemli bir konu olduğunu görüyoruz. ABD dolarının küresel ekonomi üzerindeki etkisine karşı Çin ve Rusya gibi ülkelerin neler yapabileceği konusu bu görüşmede ele alınan en önemli konu oldu. Zaten Çin ile Rusya arasında yapılan ticarette yerel paraların kullanılması girişimi var. Türkiye’nin de hem Çin ile hem Rusya ile ticarette yerel paraların kullanılması girişimi mevcut. Bu girişimler aslında yaptırımların kolay bir silah olarak kullanılamayacağı küresel ekonomi için önemli girişimler.” dedi.

ÇİN-RUSYA İLİŞKİLERİ HANGİ DÜZEYDE?

Çin-Rusya ilişkilerine yakından bakmakta fayda olduğunu belirten Altay Atlı, “Son yılarda iki ülkenin ittifak içinde olduğu veya olmadığı konusu çok tartışıldı. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) tek taraflı girişimlerine, yaptırımlarına karşı ya da 1945 yılından sonra ABD liderliğinde kurulan ama günümüzde ihtiyaçlara yeterince karşılık veremeyen küresel düzene karşı Çin ile Rusya’nın ortak bir çizgide olduğunu söylemek mümkün. Bununla birlikte iki ülke arasında ekonomik ilişkiler de arttı. Hatta şu sıralarda Sibirya’daki yeni petrol ev doğal gaz projelerinde Çinli firmaların ortak olduğunu da görüyoruz. Yani çok boyutlu olarak gelişen bir Çin ile Rusya arasındaki ekonomik iş birliğinden bahsedebiliriz.  Fakat iki ülkenin müttefik olduğunu söylemek çok da kolay değil. Daha çok Batı odaklı değil, daha çok katılımcı küresel sistem için Çin ve Rusya tabii ki ayni çizgideler. Ancak bunun ötesinde ittifak halinde hareket ettiklerini söylemekte mümkün değil.” diye konuştu.

TÜRKİYE İLE ÇİN ARASINDA SİYASİ DÜZEYDEKİ DİYALOG ARTTI

Akademisyen Dr. Atlı, Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin aralarında Türkiye’nin de olduğu 6 ülkeye yapacağı ziyaretler için ise şunları söyledi:

“Wang Yi, Beijing’de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la yaptığı görüşmeden sonra aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bölgesel tura başladı. 30 Mart’a kadar sürecek bu ziyaretlerde Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Bahreyn bulunuyor. Bu ziyaretlerde bölgesel konular ve pandemi sürecindeki uluslararası ilişkilerin değişen çehresi ve değişen dinamikleri masaya yatırılacaktır. Kuşak ve Yol girişimi Türkiye dâhil olmak üzere bu coğrafya için çok önemli. Bu ziyaretlerde Kuşak ve Yol girişimine dair konular ele alınacaktır. Wang Yi’nin Türkiye ziyaretinde ekonomi ve Kuşak Yol girişimi ön planda. Bunların dışında da birçok konu var. Başta Uygur meselesi olmak üzere birçok konu son dönemde gündeme geldi, gelmeye de devam edecektir. Bütün bu konuların hepsinde aslında önemli olan, aşama kaydedebilmek ve çözüm üretmek için ‘diyalog’. Diyalog olmadığı müddetçe çözüm üretmek mümkün değil. Bu ziyaretin en önemli tarafının da bu olduğunu düşünüyorum. 2015 yılında itibaren Türkiye ile Çin arasında siyasi düzeydeki diyalog arttı. Pandemi dolayışla yavaşlama olmuştu. Wang Yi’nin bu ziyareti ile bunun tekrar başlamasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bu ziyaretin somut anlamda sonuçları da olacaktır.”