CGTN / Bobby Naderi

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, Suudi Arabistan, Türkiye, İran, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman ile ilişkileri güçlendirmek için 24 Mart’ta başlayan bir Orta Doğu turuna çıktı. Bu gezi enerji zengini ülkelerin yavaşça Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) uzaklaştıkları ve Çin’e yaklaştıkları bir zamana denk geldi.

Artan ilişkilerin sonucu olarak, Wang Yi’nin gezisi daha ilk günden büyük bir diplomatik ve ekonomik başarı oldu. Bütün yönleri ile dikkate alındığında, Çin’in bu stratejik bölge ile ilgili dış politikasının, dış güçler aksi yönde ne kadar büyük baskı yapsalar da hep aynı kalan belirli beklentileri var. Çin ve müdahale etmeme şeklindeki dış politikası nedeniyle, bölge ile kazan-kazan ilişkisi asla değişmeyecek ve değişse bile bu birlikte daha ileri gitmek ve Orta Doğu’yu bütün taraflar için daha güvenli, güçlü ve daha refah içinde bir yer haline getirme yönünde olacak.

ARABULUCU OLARAK ÇİN

Çin, Orta Doğu’da kapsayıcı bir güvenlik mimarisi kurmakta meşru ve potansiyel olarak değerli bir role sahip, buna devam eden nükleer anlaşmazlıkta İran ile ABD arasındaki arabuluculuk da dâhil.

ABD liderliğindeki İran’a karşı “maksimum baskı” kampanyasının yanı sıra Batı medyasındaki İranfobikler ve “sahte akım”ın İran’a karşı sürdürdüğü histeri fiili gerçeklikle çok az ilişkisi olan bir gerçeklik yarattı. Bu da başarısız oldu. Aynı zamanda kural temelli düzenin ABD’nin bölgedeki tek taraflılığına üstün gelmesi için bir şans doğurdu.

Wang Yi’nin İran’daki iki günlük ziyareti sırasında, o ve İranlı mevkidaşı, nükleer anlaşmanın geleceği de dâhil ikili ilişkilerin güçlendirilmesi konusunda görüş alıverişinde bulundu. ABD anlaşmadan 2018’de çekildi ve İran nükleer vaatlerini yerine getirmeyi durdurdu. Wang Yi bütün tarafları, nükleer silahların yayılmasını önlemeyi teşvik etmek ve sürdürmek amacıyla -Washington’ın tek taraflı yaptırımları hafifletmesi ve Tahran’ın da yeniden nükleer vaatlerini yerine getirmeye başlaması için- anlaşmayı canlandırmak için görüşme masasına dönmeye çağırdı.

Ticaret ve ekonomik ilişkiler konusuna gelince işaretler ümit verici. İki taraf, ABD’nin baskı ve tehditlerine rağmen, enerji projeleri, boru hatları ve tren yolu bağlantıları konusunda iş birliğine devam etmek konusunda anlaştı. İki taraf ayrıca 25 yıllık ekonomik iş birliği anlaşması da imzaladı. Anlaşmaya göre Çin, İran’ın kilit enerji ve altyapı sektörlerine gelecek on yılda 600 milyar dolarlık yatırım yapacak.

Bu anlamlı çünkü İran Covid-19 salgını ve ABD yaptırımları nedeniyle darbe aldı. İran ayrıca Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nde kilit bir ülke ve Çin’in en büyük ham petrol ithal ettiği ülkelerden biri. Ara dönemde, İran, nükleer anlaşmanın Avrupalı imzacıları İngiltere, Fransa ve Almanya ile ilişkileri iyi olmadığı için ticaret ve yatırım için Çin’e ihtiyacı var. Tahran, Avrupa’nın, ABD ile uzun zamandır devam eden ilişkileri nedeniyle, Washington’a meydan okumak için “kendine güven kazanmasını” beklemiyor.

KALKINDIRMACI OLARAK ÇİN

Çin’in Orta Doğu’da ekonomik kalkınma ve sürdürülebilirliği teşvik etmekte rol oynamak için meşru ve potansiyel bir değeri var. Ekonomik kalkınma ve istikrarın birbirini tamamladığı söylenebilir. Ayrıca Çin’in Kuşak Yol İnisiyatifi projelerinin uygulanmasında da ilk önceliklerden biri.

Salgın ve düşük ham petrol fiyatlarının yavaş büyümesinin zorlukları karşısında ve Washington’ın bölgeden çekilme politikasının da durumu ağırlaştırmasıyla birlikte, Çin’in ortakları Kuşak Yol İnisiyatifi ve Çin finansına kucak açtılar. Bu bölgesel ekonomik istikrar, bilim ve teknoloji, temiz enerji ile yeni altyapı geliştirme projeleri ve bağlantılarında yüksek kaliteli iş birliği yarattı. Washington’ın bölgesel politikalarına eşlik eden gürültü ve kargaşaya rağmen Beijing’in “jeopolitik tutkuları” hakkındaki iddiaların masal olduğu kanıtlandı. Çin bölge için bir tehdit değil. Çin, bütün taraflara faydalı olacak şekilde bir huzurlu ortamı destekliyor.

Wang Yi’nin ziyaret sırasında yapacak çok şeyinin olması bir ümit işareti. BAE, Kuveyt ve Umman’daki başarılı eğilimin devam etmesi dışında Kuşak Yol İnisiyatifi bu enerji zengini ülke ve ötesinde yayılmaya devam ediyor.

Çin İthalat İhracat Bankası, İpek Yolu Fonu ve Asya Altyapı Yatırım Bankası sayesinde, dünyanın ikinci büyük ekonomisi, bölgenin ticaret ve teknoloji altyapı ve inşaatın yanı sıra doğrudan yabancı yatırım ve finans bakımından ülkenin ihtiyaç duyduğu şeylerin çoğuna sahip.