Venezuela’da kısa süre önce bölgesel “mega-seçimler” yapıldı ve iktidardaki Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV), bütün büyük muhalefet partilerinin katıldığı 4 yıl içindeki ilk seçimde büyük bir zafer kazandı. Bu son yıllarda ülkedeki seçim usulsüzlükleri ile ilgili iddiaların açıkça yanlış olduğunu, hükümetin halktan geniş destek gördüğünü ve muhalefetin, özellikle yabancı destekli muhalefetin güçsüz olduğunu gösteriyor.

İlk olarak ülkenin seçim sistemi ile ilgili temelsiz iddiaların açıkça Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) hükümete baskı kurmak için tasarlanmış politikaları ile koordineli olduğunu belirtmek gerekir. Venezuela’nın seçim sistemi uzun zamandır dünyanın en iyisi değilse bile en iyilerinden biri olarak görülüyordu. Eski ABD Başkanı Jimmy Carter 2012’deki yaptığı bir konuşmada, Carter Center’a atıfta bulunarak, “gözetlediğimiz 92 seçim içinde Venezuela seçim sürecinin dünyadaki en iyisi olduğunu söylemeliyim” demişti. Carter özellikle Venezuela’nın Smartmatic teknolojisine dikkat çekmişti. Venezuela duyarlı ekran teknolojisine sahip, oyları elektronik olarak güvenle toplayan ve bir alındı belgesi basan sistemi 2004’ten bu yana kullanıyor. Carter ayrıca Venezuela’nın geçen birkaç on yılda seçim denetimini önemli ölçüde iyileştirdiğini de belirtti. Bu arada iktidardaki Venezuela hükümetinin eski Devlet Başkanı Hugo Chávez’in iktidara gelmesinden bu yana kitlelerin siyasete katılımını artırmak için önemli çaba gösterdiğini eklemem gerekir.

VENEZUELA HÜKÜMETİ VE VENEZUELA DEMOKRASİSİ

Bunun bir örneği Chávez’in sunduğu ve her pazar günü yayınlanan doğaçlama Alo Başkan televizyon programıdır. Bu program, tıpkı eski ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in meşhur samimi sohbetleri gibi, ailelerin önemli ulusal sorunlar hakkında bilgi sahibi olmasına yardımcı oluyordu. Ancak, Venezuela hükümetinin ülkeyi demokratikleştirmek ve seçim sistemini iyileştirmek için sürekli çaba göstermesine rağmen ABD’nin desteklediği muhalefet temelsiz biçimde ülkenin seçim sisteminin usulsüz olduğunu ileri sürdü. Bu iddialar ABD ve müttefikleri -hükümetleri ve medyaları- tarafından alınıp yayıldı ve bu açıkça halkın hükümete güvenini yok etmeyi amaçlayan koordineli bir çabaydı. Son “mega seçimler” bu iddiaları parçaladı ve dikkatleri Venezuela halkının hükümete inancına ve muhalefetin ne kadar desteksiz olduğuna çekti. 4 yıldır ilk kez bütün büyük muhalefet partileri seçimlere katıldı ve iktidar partisi PSUV büyük bir zafer kazandı.

Ülkenin ekonomik durumu da iyileşiyor. Ekonomi istikrar kazanıyor, enflasyon 4 yıldır ilk kez tekli hanelere düşüyor, büyüme beklentileri pozitif, İran ile yapılan ticaret anlaması petrol üretimini artırdı ve seçimler halkın yarısı kadarının hayatının geçen iki yıl içinde iyileştiğini düşündüğünü yansıtıyor. Öte yandan, muhalefet siyasi bir yaşama kabiliyeti olmadığını kanıtladı, bu Washington’daki müttefikleri ile koordinasyon içinde son yıllarda seçimleri boykot etmelerinin de nedeniydi. Çünkü kazanamayacaklarını biliyorlardı.

VENEZUELA’DAKİ BÖLGESEL VE YEREL SEÇİMLERİ İKTİDAR PARTİSİ KAZANDI

Bunların büyük kısmının muhalefetin birleşik olmaması ile ilgisi var. Seçimlerden önce, bazı muhalefet partileri seçimleri boykot etmeye devam edeceklerini açıklayarak ve hükümeti istikrarsızlaştırmaya çalışarak ayrılık yaratırken, diğerleri seçimlere katılmayı tercih etti sonunda, her büyük parti seçimlere katıldı ama neredeyse her büyük seçimde kendi kendileriyle yarıştılar. Fakat, bunun temel olarak ABD’nin desteklediği MUD koalisyonu (Demokratik Birlik Yuvarlak Masası) ile ilgisi var. Bu birlik kendi kendini “geçici devlet başkanı” ilan eden Juan Guaidó ile müttefiklerini içeriyor ve oldukça rağbet görmeyen bir hareket. MUD halkı umutsuzluğa sokmayı amaçlayan ve seçimlerin Venezuelalıların çoğunluğunun reddettiğini gösterdiği ABD yaptırımlarını destekliyor.

Hukukun Guaidó ile MUD bu seçimlerde bu kadar kötü bir performans göstermesi başarısız bir strateji ile MUD’yi desteleyen Başkan Joe Biden yönetimini şaşkına vermiş olmalı. Ne yazık ki, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, pazartesi günü seçimlerin adil ve dürüst olmadığını söyledi ama bu iddialar tamamen temelsizdir ve uluslararası seçim gözcülerinin on yıllardır süren bulguları ile çelişki içindedir. Bu seçimin gerçekleri ne ise odur ve bu gerçeklerden Venezuela hükümeti ile Venezuela demokrasisinin bir kez daha doğruluğu kanıtlanırken muhalefetin yaşayamaz olduğu ortaya çıkmıştır.