Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Cander, Covid-19 salgını ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.

Salgındaki gidişatı anlamak için ilk olarak vaka ve vefat sayılarına bakılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Başar Cander, vaka sayılarında düşüş görülmediğini belirtti.

“VAKA SAYILARININ DÜŞMEMESİ BULAŞICILIĞI ARTIRIYOR”

Vaka sayılarının düşmemesinin bulaşıcılığın devam ettiğini gösterdiğini kaydeden Cander’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Yaklaşık 2 yıllık sürede dikkat ederseniz hiç bu kadar yüksek vaka sayısına ulaşmamıştık. Bulaşıcılığı yüksek bir problemle karşı karşıyayız. Buna bağlı olarak vefat sayıları da hiç düşmüyor. Yaklaşık iki aydır 200’ün üstünde günlük vefat sayıları gözleniyor. Zirve yaşandığı günlerde dahi bu kadar çok ölüm olmuyordu. Bu iyi bir şey değil tabii ki daha az olması lazım. Avrupa’da da rekor sayılar geliyor, Rusya’da, Ukrayna’da… Bazı ülkeler yüz güldürücü sonuçlar alabildiler ama bu artışlar nedeniyle tekrar kısıtlama yapan ülkeler de karşımıza çıkıyor.

Bu rakamların sağlık sistemine birebir yansımalarını görmüyoruz. Daha az sayıda vaka ile vefat varken acil servisler ve yoğun bakımlar daha dolu oluyordu. Şimdi sayılar fazla fakat sağlık sisteminde bir kaos yok. Bunun analiz edilmesine ihtiyaç var.

Geçmiş zirvelerle kıyasladığımızda en önemli fark, aşılanmış insanların sayısı. Dolayısıyla bu mutlaka etki etmiştir, yoğun bakım servislerinde yatan hastaların sayısı bu nedenle az olabilir. Burada bir sorun var; vefat sayılarının yüksek olması. Burada da aşısızlar öne çıkıyor, aşısız olanların vefat ettiği belirtiliyor.

AŞILAMA ORANI GENÇLERDE DÜŞÜK

Acillerde yoğunluk hiç azalmıyor. 2-3 aydır aynı seviyede yüksek başvuru alıyoruz. Burada kış aylarının etkisiyle grip semptomlarıyla başvuranların testlerinin negatif çıktığı da görülüyor. Bu yüzden acil servisler çok yüksek hasta başvurusu alıyorlar. Bunlarda da ayırt edici özellik çok belli olmadığı için PCR testi ile ayırmaya çalışıyoruz. Burada önemli bir özellik daha var, o da üst solunum yolu enfeksiyonunun daha fazla karşımıza çıkması. Kapalı ortamlar arttı, ‘aşılıyım, maske kullanmasam da olur’ düşüncesinde olan insanların sayısı yüksek. Covid-19’a karşı aşılı ama üst solunum yolu enfeksiyonlarına maruz kalma söz konusu. Bu gençlerde daha çok seyrediyor. Onlar kapalı ortamlarda biraz daha fazla duruyorlar, maskeye çok fazla riayet edilmezse Covid-19 ve diğer gribal enfeksiyonlar gençlerde daha çok ortaya çıkabilir. Aşılama oranları açısından baktığımızda da gençlerde oranının daha az olduğunu görüyoruz. Onların daha hareketli yaşamları var, bunun da gençlerde vaka artışlarına etkisi bulunuyor.”

65 YAŞ ÜSTÜNDEKİLERE ÖZEL ACİL SERVİS KURULACAK

ATUDER tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilen proje kapsamında, Türkiye’de 65 yaş üstündeki vatandaşlar için acil servisler oluşturulacak.

ATUDER, yaşlıların acil servislerdeki tedavilerine yönelik Safe and Friendly Emergency Medicine for Elderly (SAFE-ME) (Güvenli ve Yaşlı Dostu Acil Servis) Projesi hazırladı. Sadece 65 yaş üstündekilere yönelik acil servislerin kurulmasını öngören projenin, Türkiye’de ilk defa uygulanması ve model oluşturması hedefleniyor.

Prof. Dr. Başar Cander, acil tıp alanında 30 yıldır önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Acil tıbbın doğumdan ölüme kadar herkesin hayatında önemli olduğunu dile getiren Cander, “Başta AB olmak üzere ülkemizde de giderek yaşlı nüfus artıyor. Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte de sağlıkta yeni yapılanmaya ihtiyaç duyuluyor. Bunun için ‘yaşlı bilimi’ diye bir bilim dalı oluşturulmuştu. Yaşlılara baktığımızda acillerde yaşlı başvurusunun çok daha geniş olduğunu görüyoruz. Yaşlıların bekleme süresini daha da kısaltmamız gerekiyor, yaşlılar açısından daha kritik hasta takibi gerektirebilir. Bu projede eğitimler tamamlandıktan sonra bir pilot il belirleme aşmasına geçilecek. Uygulamalarla yaşlılara bu hizmeti sunmaya gayret göstereceğiz.” ifadelerini kullandı.