CGTN

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken, nisan ayında iklim değişikliği konusunda düzenlenen Dünya Günü Zirvesi’nden birkaç gün önce yaptığı konuşmada, ABD’nin, iklim değişikliğini önlemek için gerekli teknolojiyi geliştirmede Çin’in gerisinde kaldığını kabul etti. 

Blinken, Çin’in dünyanın yenilenebilir enerji patentlerinin yaklaşık üçte birini elinde tuttuğu ve güneş panelleri, rüzgâr tribünleri, bataryalar ile elektrikli araçlarda en büyük üretici ve ihracatçı olduğu gerçeğine dikkati çekti.  Çin’in yenilenebilir enerjide küresel hakimiyeti tesadüf değildir. Bu, ülkenin yönetimin sisteminin çok iyi bilinen karakteristiği olan uzun vadeli planlama örneğinin sonucudur.  

Hükümetin, 15 yıla uzanan kendi ulusal yenilenebilir hedefleri, ilk olarak 2005 yılında Yenilenebilir Enerjide Orta ve Uzun Vadeli Kalkınma Planı başlıklı belgede düzenlendi. Aynı yıl kabul edilerek bir dönüm noktası olan Yenilenebilir Enerji Yasası yeşil enerjinin büyümesi ile su ve hava kirliliği sorunlarının aşılması için gerekli koşulları yarattı.

Sonuç? Foreign Policy’de yer alan makaleye göre, “Çin şimdi, yeni düşük karbon dünyasına olanak sağlayacak teknolojileri icat etme ve imal etmek için küresel yarışı kazanıyor.”

Çin’in ekonomik planlamasının temeli, 1953 yılında başlayan ve başlangıçta merkezi Sovyet sisteminden sonra şekillenen Beş Yıllık Planları olmuştur. Gerçekten, Çin Halk Cumhuriyeti kurulduktan iki yıl sonra Çin Komünist Partisi (ÇKP), ilk planın taslağı hazırlanmadan önce danışmalarda bulunmak amacıyla dönemin Başbakanı Zhou Enlai’nin de arasında bulunduğu bir heyeti Moskova’ya gönderdi. İlk yıllarda, ekonomik ve üretim hedefleri her zaman plana uygun gitmedi ve yetkililer, sisteme yeni oldukları için hatalar yaptılar. Örneğin, 1950 yılının sonunda Çin’i tarım toplumundan sanayi ekonomisine dönüştürmeyi amaçlayan ekonomik kampanya olan “Büyük İleri Atılım” sırasında birçok hedef çok iddialı olduğu için yerine getirilemedi. Sonuç olarak kampanya felaketle sonuçlandı. 

Bu deneyimden ders çıkaran ülke, ulaşılabilir hedefler planladı ve sonraki yıllarda geniş çapta danışmanlık yaptı. 1970’li yıllara kadar -ve çığır açan “reform ve açılım” politikaları serbest bırakılıncaya kadar- dünyanın gerçekten dikkatini çekmedi. O zamandan bu yana ÇKP’nin beş yılda bir stratejik vizyoner planlaması Çin’de sürekli ekonomik gelişmeye olanak sağlaması ve ülkeyi geri kalmış bir yerden dünyanın ikinci büyük ekonomisine dönüşümünü desteklemesi geniş çapta itibar kazandırdı.

ÇKP’NİN HEDEFLERİNE ULAŞMASINA KARŞI BAHSE GİRMEK AKILLICA OLMAZ

Xinhua haber ajansına göre, bu modern Beş Yıllık Planların taslağının hazırlanması genellikle üç yıl sürüyor. 2014 yılında profesörler Anna L. Ahlers ve Gunter Schubert, Çin’in Yerel Devletinde Etkili Politika Uygulaması adlı makalede, “merkezi politika tasarımı, kurumsal kısıtlamalar, yerel uygulayıcıların stratejik kurumu üçgeninin, Çin’in her tarafında gözlemlenebilecek etkili politika uygulamaları vakalarını açıkladığını” savundular.

Uzun vadeli yaklaşım aynı zamanda sektörel kalkınma planları tarafından desteklendi. Nihayetinde, Çin’in ekonomik büyümesi 1981 yılında 76 milyar dolardan (493 milyar yuan) 2020 yılında neredeyse 16 trilyon dolara (100 trilyon yuana) ulaştı. Ülkede kişi başına Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) 1978 yılında 200 dolarla (1,280 yuan) Hindistan ile karşılaştırılabilirdi. Bugün, kişi başına GSYİH 10 bin dolarla (64 bin yuan) Hindistan’a göre beş kat daha fazladır.

Çin’in Sovyet tarzı devlet güdümlü ekonomiden daha piyasa odaklı bir ekonomiye dönüşümü, Huawei, TikTok, Tencent, Alibaba ve BYD gibi etkili küresel şirketler ortaya çıkardı. Çin liderleri sıklıkla piyasanın, kaynakların tahsisinde belirleyici rol oynamasına izin verilmesi gerektiğini ve Çin’in, genellikle yeniliği engelleyen, girişimciliğin cesaretini kıran ve kaynakların dağıtımında çok daha az etkili olan baskın merkezi planlı ekonomiye asla geri dönemeyeceğini söylüyorlar. Beş Yıllık Planlar, hükümetin görünen eli ile piyasanın, işlevsiz ve kendi eksiklikleri olabilen görünmez elini birleştiriyor. Mevcut plan kapsamında Çin, 2035 yılına kadar 15 yıl içinde “temel olarak sosyalist modernizasyonu” sağlamayı ve sonunda 2050 yılına kadar “büyük bir modern sosyalist ülke haline gelmeyi” amaçlıyor. 

ÇKP’nin nihai amacı, hukukun egemenliği, yenilikçi şirketler, temiz bir çevre, gelişmiş bir orta sınıf, yeterli toplu taşıma ve kırsal ile kentsel toplumlar arasındaki eşitsizliğin azaltılmasıyla karakterize edilmiş “ideal bir Çin’i” elde etmektir. Çetin bir savaş gibi görünebilir, ancak geçmiş bir rehberse, ÇKP’nin hedeflerine ulaşmasına karşı bahse girmek akıllıca olmayacaktır.