İnsanlar, “evrenin derinliklerinden gelen” ve sırrı bir türlü çözülemeyen sesler duymaya ve bunlara gizem katmaya meraklıdır. Önce bir evden, binadan, mahalleden duyulan bu esrarengiz sesler, ürküntü yaratarak yayılır ve kısa sürede ülkenin, hatta dünyanın gündemini meşgul eder hale gelebilir. Her nedense çoğunlukla da sesin kaynağının “uzaylılar” olduğu düşünülür.

Benzer bir durum son zamanlarda Yunanistan’da tekrarlanıyor bilindiği gibi. Selanik’te beş haftadır yeraltından gelen ve nedeni bir türlü çözülemeyen sesler de öncelikle uzaylılara bağlandı. Selanik Belediye Başkan Yardımcısı Akis Arapoglou, bir kâbus yaşadıklarını belirterek, “Baş ağrısı yapan ses, sanki bir meteorun içerisinden geliyor gibi ama kaynağını bulamıyoruz, hiç uyuyamıyoruz, çıldırmak üzereyiz” diye açıklama yaptı. Selaniklilerin “Sağır edici, hatta uhrevi bir ses” diye tanımladığı ritmik gürültünün Türkiye tarafından geldiğini iddia edenler de çıkmadı değil. Türk sosyal medya kullanıcılarının bu iddiaya yanıtı ise bu haberle ilgili görüntülerin üstüne mehter marşları eklemek oldu!

UZAYLILAR DEĞİL SU ŞEBEKESİ

Yunan Jeoloji uzmanları jeolojik bir hareketin söz konusu olmadığını, seslere su borularındaki hava sıkışmasının neden olabileceğini belirtiyor. Benzer bir durum geçen yıl Denizli’de de yaşanmış, uzaydan geldiği zannedilen sesin su şebekesinden kaynaklandığı anlaşılmıştı.

Yunanların uykusu, eninde sonunda dünyevi olduğu anlaşılacak seslerle kaçarken dünyanın öbür ucunda gerçekten uzaydan gelen seslere kulak verenler de var. Xinhua’nın 18 Ocak’ta geçtiği habere göre, Çin’in güneybatısındaki Guizhou eyaletinin derin bir vadisinde kurulu bulunan, 30 futbol sahası büyüklüğündeki 500 metre çaplı çanağıyla dünyanın en büyüğü olan Küresel Teleskop, uzayda tekrar eden ve tek kaynaktan gelen 1652 bağımsız patlamayı kaydetmiş durumda. Teleskoptan sorumlu ekibin baş bilim insanı Li Di, 2016’da inşa edilen teleskobun, bilinen en geniş hızlı radyo dalga patlamaları dizisini kaydettiğini ve bu sayede bundan sonra uzayın derinliklerinden gelen her gizemli sinyalin kaynağını çözebileceklerini belirtiyor. Xinhua’nın haber başlığını da yazalım: “Henüz uzaylı bulunamadı ama evrenin kalp atışlarını duyduk.”

YAŞLI VE GENÇ KALP ATIŞLARI

“Hassas kulak” olarak tanımlanan dev teleskobun, şimdiye kadar diğer ülkelerdeki benzerlerince de doğrulanan çok sayıda “pulsar”, yani düzenli aralıklarla radyo sinyali biçiminde elektromanyetik enerji yayan yıldız keşfettiğini vurgulayan Li Di, kaydedilen seslerin, biri yaşlı diğeri genç iki insanın kalp atışları gibi yavaş ve hızlı olduğuna işaret ediyor. Pulsar seslerinin efektini üreterek sıradan insanların da duymasını sağladıklarını ifade eden Li’ye göre, Çin’in Ulusal Astronomi Gözlemevleri (NAO) çalışmaları yalnızca garip ve gizemli sesleri dinleme amaçlı değil; evren nasıl oluştu, insanlık nasıl ortaya çıktı, evrende yalnız mıyız gibi soruların yanıtlarını da içerecek geniş bir araştırma ve merak alanı mevcut. Merkezin başmühendisi sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Çin teleskopu ile sistematik pulsar araştırmaları dönemi yeni başladı. Teleskobu insanlığın önemli bir bilimsel aracı haline getirmeyi umuyoruz. Birden fazla bilimsel amaç ile alanı araştırmak için teleskoba çok ışınlı bir alıcı kurulacaktır. Bu, tek bir taramada pulsarlar, göksel spektrumlar ve hızlı radyo patlamaları hakkında veri elde edebileceği anlamına gelir. Bu özgün teknik sayesinde, bilim insanları binden fazla pulsar, 100 binden fazla galaksi ve düzinelerce hızlı radyo patlaması bulabilecekler.”

İlk pulsar 1967’de Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi tarafından keşfedilmiş ama seslerin uzaylıların gönderdiği sinyal olduğuna inanılmıştı. Selanikliler belki de farkında olmadan bir pulsar keşfetmişlerdir kim bilir!

Tunca Arslan