Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi 47’nci toplantısında 90’dan fazla ülkenin seslerini Çin’e destek için yükseltmesinin, insanların doğal bir adalet duygusuna sahip olduğunu yansıttığını belirtti.

Zhao Lijian günlük basın toplantısında, BM İnsan Hakları Konseyi 47’inci toplantısında bir yandan başta Kanada olmak üzere bazı ülkelerin Çin’in Xinjiang, Hong Kong ve Tibet politikalarını eleştirirken, diğer yandan da birçok ülkenin Çin’e destek vermesine ilişkin bir soruyu yanıtladı.

Sözcü, BM İnsan Hakları Konseyi 47’nci toplantısında Belarus tarafından 65 ülke adına yapılan konuşmada, insan hakları bahanesiyle Çin’in iç işlerine müdahale edilmesine karşı çıkıldığının ve Hong Kong, Xinjiang ve Tibet meselelerinin Çin’in iç işleri olduğu vurgulanarak, dış güçlerin bu meselelere müdahale etme hakkının bulunmadığının kaydedildiğini hatırlattı.

Konuşmada ayrıca, insan hakları sorunlarının siyasileştirilmesine ve bu konuda çifte standart uygulanmasına, siyasi amaç güdülerek veya sahte haberlere dayanılarak Çin’e asılsız suçlamalar yöneltilmesine ve insan hakları bahanesiyle Çin’in iç işlerine karışılmasına karşı çıkıldığını anımsatan Zhao, söz konusu konuşmanın yanı sıra, Körfez İş Birliği Konseyi’ne üye altı ülkenin de bir mesaj yayımladığını ve 20’den fazla ülkenin ayrı ayrı konuşmalar yaparak Çin’e destek verdiğini aktardı.

Sözcü, “BM İnsan Hakları Konseyi 47’nci toplantısında 90’dan fazla ülkenin seslerini Çin’e destek için yükseltmesi, insanların doğal bir adalet duygusuna sahip olduğunu yansıttı. Öte yandan, bir avuç Batılı ülkenin insan hakları bahanesiyle başka ülkelerin iç işlerine müdahil olmayı amaçlayan ikiyüzlülüğü de ortaya çıkarıldı.” diye vurguladı.

Sözcü konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Gerçekler, bir avuç Batılı ülkenin Çin’le ilgili yalanlar uydurarak ve insan hakları gerekçesiyle Çin’in iç işlerine karışmasının Çin’in kalkınmasını engellemeyi amaçladığını gösteriyor. Bu ülkelere, Çin’in insan haklarını koruma ve ilerletme kararlılığının ve egemenliği, güvenliği ile kalkınma çıkarlarını muhafaza etme azminin sarsılamayacağını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Kanada, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere gibi ciddi insan hakları sorunlarının bulunduğu ülkelerin başka ülkeleri eleştirme hakkı yok. Bu ülkelere, kendi sınırları içindeki insan hakları sorunlarını çözme, BM Tüzüğü’ne, ilkelerine ve uluslararası ilişkilerin temel kurallarına uyarak, uluslararası insan hakları çalışmalarının sağlıklı yönde geliştirilmesine katkıda bulunma çağrısı yapıyoruz.”