Global Times / Zhang Hong

Ukrayna’nın Donbass bölgesindeki ateşkes 2021’in başında bozuldu. Hem Ukrayna hem de Rusya, sınır boyunca askeri varlıklarını artırıyor. İstenmeyen olayların ortaya çıkma olasılığı yükseliyor. Bu bağlamda, Ukrayna’nın hızla NATO’ya katılmasını talep eden sesler ortaya çıkıyor. Yine de NATO, Rusya’nın dibinde varlığını genişletmeye cesaret edecek mi?

Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy, 6 Nisan’da NATO’nun Karadeniz bölgesindeki askeri varlığının “Rusya’yı caydırmak için güçlü bir faktör” olacağını ve Ukrayna’nın NATO üyeliğinin Donbass’taki savaşı sona erdirmenin tek yolu olduğunu söyledi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zakharova, 9 Nisan’da Ukrayna’nın NATO’ya potansiyel katılımının büyük ölçekli bir gerginlik artışına ve geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açacağını dile getirdi.

Ukrayna ile NATO arasında ısınan ilişkilerin Avrupa’nın jeo-güvenlik ortamının kötüleşmesine yol açacağı söylenebilir. Bu, Rusya ile NATO arasındaki askeri çatışmaları daha da tırmandıracak.

Ukrayna, 2014’ten beri proaktif olarak NATO’ya katılma arayışında ve ülke, Kırım krizi ve Donbass çatışmaları nedeniyle Rusya’ya “saldırgan” muamelesi yapıyor. Ukraynalı bilim insanları, Rusya’nın karşısına çıkabilecek tek grubun Amerika Birleşik Devletleri (ABD) önderliğindeki NATO olduğuna inanma eğilimindedir.

Yine de, NATO üyeleri Ukrayna’yı ittifakın içine çekmek konusunda farklı fikirlere sahipler. Orta ve Doğu Avrupa’dan bazıları Rusya’dan korkuyor. Bazı NATO üyeleri, Ukrayna’ya askeri teçhizat yardımı sağlayan başlıca tedarikçilerdir. Açıkçası, Ukrayna’yı kendileriyle Rusya arasında bir tampon bölge olarak görmeyi tercih ediyorlar.

ABD Başkanı Joe Biden Beyaz Saray’a geldiğinden beri, Ukrayna’daki durum Moskova ile Washington arasında bir kez daha sıcak bir konu haline geldi. Pentagon 1 Mart’ta, Ukrayna için 125 milyon dolarlık bir askeri yardım paketi açıkladı. Biden ayrıca ABD müttefikleri ile iş birliğini güçlendirerek daha fazla NATO üyesini Rusya’yı kontrol altına almaya davet ediyor. Bu yıl NATO, Karadeniz bölgesindeki askeri varlığını da artırıyor. Balkanlar ve Karadeniz bölgelerinde 15 Mart’ta “Defender Europe” olarak bilinen ABD liderliğindeki NATO tatbikatı başladı. Tatbikatlara 27 ülkeden 28 bin asker katıldı. Bu eylemler, askeri gerilimi Soğuk Savaş dönemi atmosferine benzer şekilde Karadeniz’e geri getirebilir.

UKRAYNA NATO ÜYELİĞİ İSTİYOR

Rusya, geleneksel bir askeri güç olarak, çevresindeki bölgelerin jeo-güvenlik ortamına özel önem veriyor. Joe Biden iktidara geldiğinden beri Moskova Batı’daki güvenlik ortamına çok daha fazla özen gösterdi. Bozulan Rusya-ABD ilişkileri bağlamında, Ukrayna’daki durumun istikrarını korumak, Batı Rusya’nın güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir. Bu aynı zamanda Sovyetler Birliği sonrası bölgenin istikrarını da açıkça etkileyecektir. NATO’nun Ukrayna’daki artan etkisiyle karşı karşıya kalan Kremlin, ittifakın askeri üslerini sınırına kadar genişletme olasılığıyla ilgili endişelerini birçok kez dile getirdi. Ukrayna’nın NATO üyeliğinin Rusya’nın kırmızı çizgisini aşacağı konusunda uyarıda bulundu.

Tarihsel olarak Ukrayna, Rusya tarafından en yakın Slav kardeşi olarak görülüyordu. Moskova için Ukrayna, Rus İmparatorluğu’nun ve Sovyetler Birliği’nin ihtişamını temsil eden, sevilen bir tarihi hatıradır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, Moskova süper güç statüsünü kaybetti ve bir “düşman” daha oldu. Renkli Devrim’in patlak vermesinden sonra Ukrayna proaktif olarak hem AB’ye hem de NATO’ya üyelik istedi. Jeopolitik perspektiften bakıldığında, NATO’nun Rusya’nın jeopolitik alanını sürekli olarak aşındırmasıyla, Soğuk Savaş’ın gölgesi Rusya ile NATO arasında halen varlığını sürdürmektedir. Rusya NATO’yu en büyük güvenlik tehdidi olarak görüyor. Bu nedenle Ukrayna’nın NATO’ya katılma arzusu Rusya için dayanılmaz bir acıdır.

Ukrayna, bağımsızlığından bu yana aktif olarak NATO’ya başvurdu ve NATO üyeliği istiyor. Ancak Kırım krizi ve Donbass çatışması NATO için “çetin cevizdir”. NATO için gizli bir kural var; bölgesel anlaşmazlıkları olan ülkelerin üye olmasına izin verilmez. Açıkça görülüyor ki, Ukrayna’nın toprak anlaşmazlıklarının kısa vadede çözülmesi zor olacak. Bu nedenle, NATO ve Ukrayna’nın birçok ortak çıkarı olmasına rağmen, birincisinin ikincisini gerçekten kabul etmesini engelleyen engeller var. Şunu söylemek doğrudur; Kiev’in NATO üyeliğini kazanmadan önce katetmesi gereken pek çok zorluk var.