Amerika Birleşik Devletleri (ABD); Ukrayna sorununu kaşıyor sürekli. Gündemde tutmaya çalışıyor. Çünkü buna mecbur. Hem iç siyasette hem de ABD’nin NATO üyesi müttefiklerini, Avrupalı dostlarını, hizada tutmak için buna ihtiyacı var. Rusya’nın Ukrayna’ya müdahale edeceğini, işgale kalkışacağını öne sürüyor. Bu nedenle Rusya’ya karşı yaptırımların masada olduğunu, ama öncelikle diplomasiyi tercih ettiğini söylüyor, ABD Başkanı Joe Biden.

Şurası kesin; ABD, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeyeceğini çok iyi biliyor. Biliyor ama tersini iddia edip, Rusya’ya, Avrupa’ya ve dünyaya gözdağı veriyor. Ukrayna’ya askeri malzeme yolluyor. Yollarken de, asker yollamayacağının altını çiziyor. Avrupa’nın Rusya’yla olan ticari ilişkilerini, Rus doğal gazına olan gereksinimini çok iyi bildiği için de, şöyle diyor: “Eğer Rusya, Avrupa Birliği’ne (AB) verdiği doğal gazı keserse, bu konuda başka seçenekler devreye girer”.

Biden; Avrupalı liderlerle sürekli Ukrayna konusunu görüşüyor. Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bu konuda sürekli açıklamalar yapıyor. Kongre üyeleri bu konuyu tartışıyor. Medyada bu konu hep gündemde. Başka ülkelerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine hiç saygısı olmayan ABD’de, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün altı çiziliyor sürekli. ABD’yi, iki stratejik müttefikinden biri olan İngiltere de (diğeri İsrail’dir) yalnız bırakmıyor elbet. İngiliz haber ajansı Reuters, Ukrayna ordusunun gönüllü yurttaşlara askeri eğitim vermeye başladığını duyuruyor.

ABD’NİN AŞINAN HEGEMONYASI

ABD şunun farkında. Rusya; doğal gaz sattığı Avrupalı müşterileriyle anlaşmalar imzalamışken, sattığı doğal gazın parasını almışken, alıyorken, bu kış şartlarında, Avrupa’ya verdiği doğal gazı kesmesi için, makul bir sebep yok. ABD bunu bildiği halde, Avrupa’yı doğal gaz üzerinden korkutuyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgale kalkışmayacağını ve Rusya’ya yönelik ABD yaptırımlarının sonuç vermediğini, vermeyeceğini çok iyi bilen ABD; dünya kamuoyunu Rusya aleyhine kışkırtıyor. Bir yandan da 8 bin 500 ABD askerinin Avrupa’da konuşlandırılmak üzere hazır beklediğini ilan ediyor.

Rusya’ya karşı alınacak önlemler konusunda ABD ve Avrupa’nın tam bir uyum içinde olduğunu söylemek de zor. AB’nin lideri, en büyük gücü olan Almanya, Rusya konusunda ABD’yle hemfikir değil. Kaldı ki Rusya, Almanya’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi. Ayrıca iki ülke arasında güçlü ticari ilişkiler mevcut. Normandiya Formatı (Rusya, Almanya, Fransa, Ukrayna) da ABD’yi dışlıyor. Nitekim bu dört ülkenin liderlerinin yardımcıları, Ukrayna konusunu görüşecekler.

Türkiye’nin Ermenistan, Mısır ve İsrail’le yakınlaşma çabaları da, bir yönüyle Ukrayna sorunuyla ilgili. Çünkü ABD; Türkiye’nin Ukrayna’nın yanında olmasını, Rusya’yla arasına mesafe koymasını istiyor. Türkiye’ye mesaj vermek için de, ekonomik bir proje olmadığını başından beri bildiği Eastmed projesine verdiği desteği çektiğini açıkladı kısa süre önce, Yunanistan’ın tepkisini çekmek pahasına.

Kısacası, Ukrayna gerilimi, ABD’yi zorluyor, gücünün aşındığını gösteriyor.

Barış Doster