Global Times / Ning Tuanhui

Çin-Avustralya ilişkileri, diplomatik ilişkiler kurulmasından bu yana en düşük seviyesine indi.

Şimdi, Yeni Zelanda’nın, iki ülke arasında arabuluculuk yapıp yapamayacağı konusu tartışılıyor. Örneğin, South China Morning Post (SCMP) gazetesinde salı günü, “Yeni Zelanda, Çin ve Batı arasındaki ilişkileri onarmak için ‘tarafsız arabulucu’ olarak hizmet edebilir mi?” başlıklı bir makale yer aldı.

Wellington yönetiminin, Çin ve Avustralya arasında arabuluculuk yapması zor görünüyor.  Çin-Avustralya ilişkileri gerçekten kötü bir durumda bulunuyor. Canberra çok ileri gitti. Bununla birlikte, Çin-Yeni Zelanda ilişkileri nispeten iyi durumda devam ediyor. Yeni Zelanda ile Avustralya “Beş Göz İttifakı”nın üyeleri ve onların arasındaki ilişki özel ve yakın.

Yeni Zelanda’nın ulusal gücü, bu vakada arabulucu olarak rol alması için yeterli olmayabilir. Yeni Zelanda, bu anlaşmazlıkta etkin bir rol oynayabilirse bu iyi bir şey olacaktır. Ancak Yeni Zelanda, Canberra yönetimi Beijing ile ilişkilerinde birçok çizgiyi geçtiği için, Çin-Avustralya ilişkilerine arabuluculuk yapmakta zorlanacaktır.

YENİ ZELANDA ASYA-PASİFİK EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ ZİRVESİ’NE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

Buna karşın Çin ile Yeni Zelanda, 26 Ocak’ta serbest ticaret anlaşmalarını (FTA) iyileştiren bir protokol imzaladılar. Bunun, Yeni Zelanda ve Avustralya için farklı anlamları var. Yeni Zelanda için, yeni protokol, Çin ile ilişkilerinin yeni dönemde önemli ilerlemeler yaptığını gösteriyor. Bununla birlikte Avustralya için yeni protokol, Beijing ve Canberra arasındaki ticari ilişkilerin birçok sorunla karşılaştığı konusunda hatırlatıcı olabilir. Hem Yeni Zelanda hem de Avustralya Batılı ülkelerdir, ancak şu sorulmalıdır: Niçin ilki Çin ile FTA’sını iyileştirebilirken, ikincisi Çin ile ilişkilerini kötü yönetiyor? Yeni Zelanda Ticaret Bakanı Damien O’Connor, perşembe günü Avustralya’nın Çin’e “saygı göstermesi” gerektiğini tavsiye etti. Canberra’nın kendi sorumluluklarını yerine getirmediği ortada.

Açıkçası, Yeni Zelanda ve Avustralya’nın, Çin’in yükselişine karşı farklı tavırları var. Yeni Zelanda, Batı, sözde Çin tehdidi teorisini ortaya attığı zaman çok fazla heyecanlanmıyor. Bununla birlikte, Yeni Zelanda’nın sözde güvenlik endişesi bulunmuyor. Bu konuda, SCMP, bir analistin, Çin ve Beş Göz İttifakı’nın düşman olmadığını söylediğine atıfta bulundu. Onlar gerçekten düşman değiller. Ancak Beş Göz İttifakı, Çin’e belirli konularda baskı yapma çabalarında giderek daha fazla birleşiyorlar. Yeni Zelanda’nın, Çin ve Avustralya arasındaki gerilimi yumuşatmaya yardımcı olmada “tarafsız arabulucu” olarak hizmet edebileceği düşüncesi bu ülkenin gücünü abartmak olur.

ÇİN’İN GELİŞMESİ, AVUSTRALYA VE TÜM BÖLGE İLE İLİŞKİLERİNDE BÜYÜK BİR ETKİ YARATIYOR

Yeni Zelanda, 2021 yılında sanal olarak düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İş Birliği Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Nanaia Mahuta, aralık ayında zirvenin, Çin ve Avustralya’yı konuşmak için masaya getirmede ülkesine bir fırsat sunduğunu söyledi. Wellington, bir süredir arabulucu rolü oynamayı umuyor. Bu sadece Avustralya ile tarihi yakın ilişkileri olduğu için değil, aynı zamanda Çin ile yakın ekonomik ve ticari ilişkileri bulunduğundan ötürüdür. İki ülke arasında sıkışan Yeni Zelanda, kendini garip hissediyor. Bu yüzden, kendi çıkarlarına olması adına normal bir ilişki sürdürmeleri için iki ülkeye yardımcı olma teşebbüsünde bulunuyor. 

Bununla birlikte, Çin ile Avustralya arasındaki sorun, Avustralya’nın, Çin’in yükselişini güçbela kabullenebilmesi gerçeğinde yatıyor. Bu, üçüncü bir tarafın çözebileceği bir sorun değil. Çin’in gelişmesi, Avustralya ve tüm bölge ile ilişkilerinde büyük bir etki yaratıyor. Ancak Avustralya bu gidişata karşı giderek artan biçimde olumsuz bir tutum izliyor. Bu bağlamda, Canberra Çin ile ilişkilerinde temel karşılıklı saygı ilkesini ihlal etti. Daha da kötüsü, Çin’i defalarca kışkırtı ve bugün bulundukları noktaya gelmelerine öncülük etti. Bu, Beijing ile Canberra arasındaki bütün fikir ayrılıklarının temel sebebidir.

Wellington’ın, böyle bir durumda arabuluculuk etmesi zor olacaktır. En fazla iki ülke arasında bir elçi olabilir. Ancak Yeni Zelanda’nın kendisi kanıt olabilir; bir Beş Göz İttifakı ülkesi bile, Çin ve ABD ile aynı zamanda iyi bir ilişkiyi sürdürebilir.