Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Balık, üçüncü doz aşı uygulaması, Delta varyantı riski ve normalleşme süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Üçüncü doz aşılamanın yapılması kararının son derece doğru ve yerinde olduğunu aktaran Prof. Dr. İsmail Balık, pandemi sürecinin dinamik bir biçimde yönetilmesi gerektiğini kaydetti.

AŞININ ETKİSİ 6 AY SONRA DÜŞMEYE BAŞLIYOR”

Türkiye’nin de pandemiyi dinamik bir biçimde yöneten ülkeler arasında olduğunu ifade eden Balık’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Daha önce Pfizer/BioNTech aşısının ilk dozuyla ikinci dozu arasındaki aralık daha fazlaydı. Bu da yaygın olan İngiliz varyantına karşı ilk doz aşının da etkili olmasıyla ilgiliydi. Ancak Delta varyantıyla birlikte tek doz aşının yeterli olmadığı görüldü. İki doz yapılması durumunda etkili olduğu anlaşıldı. Aşı aralıkları 6 haftadan 4 haftaya çekildi. Bunu ben dâhil birçok arkadaşımız önermişti. Böylece Delta’nın etkinliği azaltılacaktır. İki doz aşılamanın yüksek olduğu İsrail’de bile Delta varyantı çok çabuk yayıldı.

Aşının etkisi 6 ay sonra düşmeye başlıyor, bizde de sağlık çalışanları ve 50 yaş üstü kişilerin aşı olalı 4 ayı geçti. Bu kişilerin bağışıklığını geliştirmek gerekiyordu, bu nedenle üçüncü doz aşı olacaklar. Sağlık çalışanları virüse en fazla temas eden grup olduğu için onların da bağışıklığının güçlenmesi gerekiyor. Bu kararlar son derece yerinde oldu. Aşı olanlarda ağır enfeksiyon ve ölüm görülmüyor. Ama vatandaşlar maske ve mesafeye dikkat etmeli. Yeniden kapanmaları istemiyorsak maske ve mesafe kurallarına uymaya devam etmemiz gerekiyor. İsrail’de bu varyant aşı olmayanlar arasında bulaşıyor, bu nedenle dikkatli olmak gerekiyor. Kapalı ortamlarda mutlaka maskeli olmak lazım.

Şimdi her şey şimdi serbest bırakıldı. Düğünlere, nişan gibi aktivitelere gitmek, toplu taşıma tekrar risk oluşturacaktır. Bu tip kalabalıklara girmemek gerekiyor gireceksek de maske ve mesafeye dikkat etmek gerek. Sırası gelen vatandaşlar bir an önce aşısını yaptırmalı.

ÜÇÜNCÜ DOZ AŞIYI YAPMAK ZORUNLULUĞU DOĞDU

‘Delta varyantı’ ağır bir gribal enfeksiyon gibi, ağır bir nezle gibi boğaz ağrısı, boğaz yanması ve göz akıntısı gibi belirtilerle başlıyor. Ancak daha sonra ciğerlere inerek ağır enfeksiyona neden oluyor. Hatta İngiliz varyantına göre hastaneye yatış oranlarını, ölüm oranlarını daha da artırdığı gözlemlendi. Vatandaş nezle geçiriyorum zannediyor, salgın döneminde şikâyetiniz ne olursa olsun hastaneye gidip, PCR testi yaptırmak gerekiyor. Belirtiler yanıltıcı olabiliyor, sadece boğaz ağrısı ya da burun akıntısı bile Covid-19 belirtisi olabilir.

Şu an Çin’den de açıklama yapıldı, Sinovac firması üçüncü doz ile bağışıklığı güçlendirdiğimizde Delta varyantına karşı korumanın sağlandığını açıkladı. Yine bizde bu hafta kullanılmaya başlanacak Sputnik aşısının da Delta’ya karşı korumaya devam ettiği belirtildi. Koronavirüs aşıları kalıcı bağışıklık bırakmadığı için bizim ‘hatırlatma dozu’ dediğimiz üçüncü doz aşıyı yapmak zorunluluğu doğdu. Bu virüs yeni bir virüs olduğu için birtakım şeylerin dinamik bir şekilde değişikliğe uğraması gerekiyor. Üçüncü dozun yapılması gerektiği yapılan araştırmalarla ortaya çıktı.

Üçüncü doz aşı, ilk iki aşı ile aynı olabileceği gibi ilk ikisinden başka bir aşı da olabilir. Bizim ilk yapılan aşılar hep Sinovac’tı dolayısıyla şimdi üçüncü doz aşıyı Sinovac da olabilir, Pfizer/BioNTtech de olabilir veya vektör aşı olan Sputnik de olabilir. İlk iki dozun aynı aşıyla yapılmasında şimdiki bilgilerle yarar var.”