Çin, Türkiye ve Suriye… Üç ülkenin ortak özelliği BBC’nin yalan haberlerinin mağduru olması. Tarafsız ve adil habercilik yaptığını ısrar eden BBC’nin üç haberi kurumun geldiği noktayı özetliyor.

CRI Türk Dış Haberler Servisi

Çin Halk Cumhuriyeti, 13 Şubat’ta başta Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hakkında olmak üzere ülke hakkında temelsiz ve manipülatif haber üreten BBC World News’ün lisansını iptal ettiğini duyurdu. Karar sonrası daha önce Çin’in CGTN televizyonunun lisansını iptal eden İngiltere “basın özgürlüğü” çağrısında bulunurken, İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC ise yayımladığı açıklamada haberlerinin “tarafsız ve adil” olduğunu iddia etti.

BBC’nin Çin, Türkiye ve Suriye hakkında imza attığı 3 metin kurumun hangi derecede tartışmalı “haberlere” imza attığını açıkça ortaya koyuyor:

SÖZ KONUSU ÇİN OLUNCA HABERCİLİK ASKIDA

İngiliz BBC’nin “Xinjiang kamplarında tecavüz” isimli metni bir haberden ziyade bir enformasyon operasyonu olarak ilk örneği teşkil ediyor. Zira BBC, söz konusu haberinde yalanları gündeme taşıyan Tursunay Ziawudun’dan herhangi bir kanıt talep etmek şöyle dursun, bu kişinin geçmişteki çelişkili açıklamalarını araştırma ihtiyacı dahi duymuyor. Oysa Tursunbay, 15 Şubat 2020 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli BuzzFeed sitesine verdiği demeçte kamplarda kaldığı dönemde herhangi bir şekilde istismar edilmek şöyle dursun hiçbir şekilde şiddet görmediği itiraf ediyor ve “Aslında o kadar kötü değildi.” ifadesini kullanıyordu. BBC’ye polisin küpelerini kulaklarından zorla çıkardığını iddia eden Tursunay,  yine Buzzfeed haberinde böyle bir şey olmadığını da sözlerine eklemekteydi.

Öte yandan Tursunay Ziawudun, Washington yönetimi tarafından fonlanan Özgür Asya Radyo’suna da 2019 senesinde konuşmuş ancak her nasılsa BBC’nin haberindeki skandal iddiaları gündeme getirmeyi unutmuştu.

BBC’NİN SURİYELİ MÜLTECİSİ HARRANLI ÇIKTI

BBC’nin tartışmalı haberlerinde Türkiye de yerini alıyor. İngiliz kamu yayın kuruluşu, Suriyeli mültecilerin uluslararası kamuoyunda tartışıldığı dönem bir belgesel çekmiş ve Türkiye’de destek göremeyen söz konusu “mağdurların” bedenlerini sattığını dramatik bir şekilde dünyaya duyurmak istemişti.

Peki gerçek neydi? Özetle, BBC’nin mağdur Fatma’sı Suriyeli değil Harranlıydı, oğlunu terör örgütü IŞİD kaçırmamıştı ve söz konusu kişi destek görmediği için bedenini satmıyordu. Çevredeki esnafın anlatımına göre, ağzından küfür eksik olmayan bu kişi aynı bölgede 20 yıldır dilencilik yapmaktaydı. Esnaflar Türk medyasına verdiği demeçte BBC’nin uyarılarına rağmen ülkelerini kötülemek için kasıtlı olarak böylesine bir hamlede bulunduklarını vurguladılar.

BBC, gerçeklerin ortaya çıkmasının ardından önce 2016’da kendisinin yayınladığı 2018’de ise farklı platformlara sunduğu belgeseli kaldırdı.

BBC YAPIMCISINDAN “MİZANSEN” İTİRAFI

BBC’nin “haberleri” ile mağdur ettiği bir diğer ülke ise Suriye. BBC, Suriye’nin Duma kentinde ordunun hastaneye kimyasal saldırı düzenlediği iddia etmiş ve ABD öncülüğündeki koalisyon harekete geçmek için kolları sıvamıştı. Oysa gerçek 2019 yılında tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı.

BBC’nin Suriye yapımcısı Riam Dalati sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “Neredeyse 6 ay süren araştırmalardan sonra Duma Hastanesindeki sahnenin mizansen olduğunu hiçbir şüphe olmadan kanıtlayabilirim. Hastanede ölüm meydana gelmedi.” mesajını paylaşmıştı. Benzer şekilde, iddiaların ardından bölgeye giden Independent yazarı Robert Fisk de, hastanede incelemede bulunduğunu belirterek, “Kimyasal saldırı olmamış. İnsanlar toz yüzünden hastaneye getirilmiş.” ifadelerini kullanmıştı.