Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin 1 Temmuz itibarıyla koronavirüs ile mücadelede yeni bir döneme geçeğini belirten İsmet Özçelik, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Kabine Toplantısı’ sonrası yeni dönemde uygulanacak olan kuralları açıkladı. Buna göre sokağa çıkma yasağı kısıtlamaları tümüyle kaldırılıyor. Gece 22.00’a kadar olan serbestlik 24.00’a çekildi. Müzik kısıtlamaları 24.00 oldu. Şehirlerarası kısıtlamalar tamamen kaldırıldı. Şehir içi toplu taşımalardaki sınırlandırmalar bitirildi. Kamu kurum ve kuruluşlarında normal mesai duruma geçiliyor. Bu bir rahatlama sağlar mı yoksa vaka sayısını artırır mı? Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Dünyada bu tür tamamen normalleşmeye geçen ülkelerde sıkıntılar yaşandı. Geçen yaz normalleşmenin bedelini kış aylarında biraz ağır ödedik. Umarız vatandaşlarımız daha dikkatli olur.” diye konuştu.

“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NATO’YU MASAYA YATIRDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın NATO toplantısıyla ilgili ilginç açıklamalar yaptığını söyleyen Özçelik, “Erdoğan, ‘Yakın bölgemizde son 10 yılda yaşanan hadiseler karşısında NATO’nun güvenilir şemsiye konumunu yeteri kadar sergileyemediği bir gerçektir. Irak’tan Suriye’ye, Filistin’den Libya’ya, Kırım’dan Karabağ’a kadar nice can yakıcı meselede NATO kendisinden beklenen güçlü iradeyi ortaya koyamamıştır.’ dedi. Yani bir anlamda Erdoğan NATO’yu masaya yatırdı. Erdoğan, kimi NATO üyelerinin kapıldıklarını gördükleri ‘iyi terörist, kötü terörist’ ayrımının ne kadar yanlış, tehlikeli ve çarpık bir anlayış olduğunu ifade etti ve ‘Bu zirvede bir kez daha görülmüştür ki, Türkiyesiz bir NATO’nun bırakınız mevcut gücünü korumayı, varlığını sürdürmesi dahi oldukça güçtür. NATO’dan ve müttefiklerden her alanda ülkemizin bu önemine ve katkısına uygun bir yaklaşım beklediğimizin altını bir kez daha çiziyoruz. Salgın süreci, tıpkı Birleşmiş Milletler (BM) gibi nasıl NATO’nun da dünyadaki yeni gerçeklere uygun şekilde kendini geliştirmesi gerektiği tespitimizin haklılığını ispatlamıştır.’ diyerek sitemini dile getirdi. Yani NATO konusunda tartışmalar devam ediyor. Türkiye’de NATO’ya güven çok aşağılara inmiş durumda.” değerlendirmesini yaptı.

ÜÇ ÜLKEDEKİ SEÇİMİN YANKILARI

Gazeteci İsmet Özçelik, bölgeyi yakından ilgilendiren İran, Ermenistan ve Fransa’daki seçimler için de şunları söyledi:

“İran’daki seçimlerde İbrahim Reisi kullanılan 28 milyon 600 bin oydan 17 milyon 800 oy aldı. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı İran’daki seçimleri özgür ve adil bulmadı. Bir anlamda tanımadı. Yanıt Rusya’dan geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Asya İkinci Dairesi Başkanı Zamir Kabulov, ‘Katılım beklediğimizden daha azdı, ancak seçimler meşruydu.’ dedi. Kabulov, Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) ‘aynaya baksınlar’ tepkisini gösterdi. Kabulov, Moskova’nın sonuçları olumlu yorumladığını ve İran yönetimi ile sıkı iş birliğinin devam etmesini umduğunu da bildirdi.

Ermenistan’da yapılan seçimler sonrası Başbakan Paşinyan açıklamalar yaptı. Lideri olduğu Sivil Sözleşme Partisi’nin oyların çoğunluğunu aldığını vurguladı. Ulusal ve sosyal uyumu yeniden sağlamanın vaktinin geldiğini kaydeden Paşinyan, ‘Ermenistan halkı üç yılda ikinci devrimi gerçekleştirdi. Bu sefer kadife yerine çelik devrim gerçekleştirdi.’ dedi. Seçimlere katılım ise düşüktü. Yüzde 50’nin altında kaldı. Öte yandan Paşinyan’ın seçimleri kazanmasını uzmanlar, Ermeni halkının saldırgan politikalara onay vermediğini anlamına geldiğini belirttiler.

Fransa’da ise bölgesel seçimlerin ilk turu yapıldı. Türkiye’de seçimlere katılım yüzde 85’lerde olurken Fransa’da bu oran yüzde 34’lerde kaldı. Batılılar bir ülkede istemedikleri bir kişi seçimi kazanırsa ‘katılım düşüktü’ türünde bahaneler bulurlar. Örneğin, İran’da seçime katılım oranı yüzde 50’nin üstünde olmasına rağmen Fransa’da yüzde 34. İran’daki seçimi eleştirenler Fransa’daki seçimler için pek fazla itiraz etmiyorlar. Türkiye karşıtı politikalarıyla tanınan Cumhurbaşkanı Macron, bölgesel seçimlerde büyük oy kaybetti. Hatta hezimete uğradı bile denilebilir. Önümüzdeki günlerde Fransa’daki bu durum çok tartışılacaktır. Sonuçlar Macron’un politikalarında bir değişiklik yapar mı? Hep beraber göreceğiz.”