Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye gündeminin ilk sırasında ekonomi olduğuna vurgu yapan Özçelik, “Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) bizim gibi birçok ülkeye klasik bir yöntemi var. Ekonomik krizi tetikleme, iç kargaşa çıkarma ve istediklerini iktidara getirme. Bu yöntemi izliyorlar. Hatta bunun için de Türkiye ile ilgili yapılan analizlerde Türkiye’de Erdoğan hükümetinin nereden vurulacağını belirlemişler, o da ekonomi. ‘Türkiye’nin aşil topuğu ekonomidir’ tespiti ile yola çıkıyorlar. Tabii buna karşı iktidarda bazı tedbirler alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonomi reform paketinden bahsediyordu ve cuma günüde bunu açıkladı. Açıklanan ekonomik paket sıkıntıyı çözer mi? Bunun için net bir şey söylemek mümkün değil.” dedi.

AÇIKLANAN PAKET VE BATIYA MESAJ

Açıklanan paketin ayrıntılarına giren İsmet Özçelik, “Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri, kamudaki tasarruf ve lüks yaşamın devam ediyor olması. Örneğin, ithal makam araçları meselesi var. Türkiye bir anlamda makam aracı cenneti. Bu konu toplumda çok sıkıntı yaratan bir durum. Kamuda yeterince tasarruf edilmiyor. Kamuda tasarruf olmayınca başka yerde hiç olmuyor. Tasarruf konusunda ayrıntı olmaması endişe yaratıyor. Pandemide en çok zarar sektörlerden olan turizm ile ilgili çok fazla belirsizlik var. Bu da endişeye yol açıyor. Tarım konusunda açıklanan pakette herhangi bir madde bulunmaması; çiftçileri, üreticileri biraz buruklaştırdı. Finansman konusunda da bir netlik yok. Bu nedenle de bazı ekonomistler paketin temenni düzeyinde kalmasından endişe ettiklerini ifade ediyorlar. Açıklanan reformda şeffaflık, hesap verilebilirlikten söz edilmesi de batıya bir mesaj olarak yorumlanıyor.” diye konuştu.

TÜRKİYE İLE MISIR’IN ANLAŞMASI NEDEN ÖNEMLİ?

Gazeteci İsmet Özçelik, dış politikada yaşanan son gelişmelere de değinerek şunları söyledi:

“Dış politikada Mısır önde olan konulardan bir tanesi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptığı açıklamada ‘Mısır ile hem istihbarat düzeyinde hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde temaslarımız var. Diplomatik düzeyde temaslarımız başladı.’ ifadelerini kullandı. Türkiye-Mısır ilişkilerinin normalleştirilmesinde iki ülkenin de herhangi bir ön koşul öne sürüp sürmediği sorusu da soruldu, Çavuşoğlu’na. Çavuşoğlu da ‘Herhangi bir ön koşul Mısırlılardan gelmedi. Bizden de herhangi bir ön koşul şu anda gitmedi. Ama yıllarca bağlar kopuk olunca bir günde hiçbir şey olmamış gibi hareket etmek de o kadar kolay olmuyor. Yavaş yavaş görüşerek, bir yol haritası belirleyerek ve o konularda adım atarak oluşuyor. Yıllardır ister istemez bu kadar kopukluk olunca bir güven eksikliği de oluyor. Bu normal, iki tarafta da olabilir. Bunlarda zaman içinde düzelecek.” dedi.

Buna Mısır’dan yanıt geldi. Mısırlı bir yetkili, ülkesiyle Türkiye arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi için egemenlik ilkesine ve Arap ulusal güvenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti. Mısır haber ajansı MENA’nın, ismini açıklamadığı resmi bir kaynağa dayandırdığı haberde, Mısır’ın, kendisiyle normal ilişkiler kurmak isteyen herhangi bir ülkeden, uluslararası hukuk kurallarına, iyi komşuluk ile egemenlik ilkelerine uymasını ve bölgedeki Arap ülkelerinin içişlerine müdahale girişimlerini durdurmasını beklediği vurgulandı.

Türkiye’nin Mısır ile normalleşmesi birçok açıdan önemli. Gerçekten Orta Doğu politikası Mısır’sız olmuyor. Onun dışında Mısır ile Türkiye Doğu Akdeniz’e en uzun sınırı olan ülkeler. İki ülkenin anlaşması hem Türkiye’nin hem de Mısır’ın lehine. Bu sağlanırsa oradaki ABD’si Fransa’sı gibi birçok ülke devre dışı kalacak. Bu anlamda da önem kazanıyor.”