Kalıcı işitme kaybı yaygınlığının okul çağındaki çocuklarda nüfusa oranla binde 9 olduğu, bir ya da her iki kulakta kalıcı ya da geçici işitme kaybının okul çağı çocuklarının yüzde 14’ten fazlasını etkilediği ifade ediliyor.

Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilen “Yenidoğan İşitme Taraması Programı” ile Türkiye’de her yıl ortalama 2 bin 500 yenidoğana işitme kaybı tanısı konulduğu bildirildi.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünden edinilen bilgiye göre, yenidoğan her bin bebekten 1-3’ü işitme kaybıyla dünyaya geliyor. Çocukluk döneminde geçirilen hastalıklar, kulak enfeksiyonları, kazalar ve kullanılan bazı ilaçlar nedeniyle bu oran binde 6’ya çıkabiliyor.

İşitme kaybıyla doğan ya da doğum sonrası dönemde işitme kaybı olan çocukların erken dönemde tespit edilmesi, uygun tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının yapılması amacıyla Bakanlık tarafından “Yenidoğan İşitme Taraması Programı” yürütülüyor.

Bu program sayesinde, işitme kaybı yaşayan çocukların sosyal, bilişsel ve dil gelişimleri olumsuz olarak etkilenmeden, en uyumlu şekilde topluma karışmalarının sağlanması, sağlık personeli ile toplumun bu konuda duyarlılığının ve bilinç düzeyinin artması amaçlanıyor. Tarama programıyla doğumu takiben 6 ay içinde işitme kayıplı çocukların tespit edilmesi ve tedavilerinin başlatılması hedefleniyor.

Doğumdan sonra, hastaneden taburcu olmadan önce bebeğe mutlaka işitme testi yaptırılması gerekiyor. Eğer doğum sağlık kuruluşunda gerçekleşmediyse doğumdan sonraki 3 gün içinde işitme taramasının yapılması önem taşıyor.