Haber: Mehmet Kıvanç

Türkiye Mısır ilişkileri yedi yıllık kesintinin ardından iyileşme sürecine girdi. Mısır’ın rahatsız olduğu Müslüman Kardeşler örgütüne getirilen kısıtlamaların ardından AK Parti grubu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) Türkiye-Mısır dostluk grubu kurulması için kanun teklifi verdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da mayıs ayı başında Mısır’a Türk diplomatlarından oluşan bir heyetin gideceğini açıkladı. Bir dönem Kahire’de yaşayan Avukat -Yazar Onur Sinan Güzaltan gelişmelerle ilgili “Türkiye ve Mısır devlet geleneğine sahip ülkeler. Eninde sonunda milli menfaatlerine göre hareket ederler.” yorumunu yaptı. Olayların gelişimini ise şöyle açıkladı:

“Mısır tarafı Doğu Akdeniz’de yaptığı gaz aramalarında Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarına saygı gösteren adımlar attı. Yaklaşık bir ay önce ise Şarm el Şeyh şehrinde Türk ve Mısır istihbaratının yanı sıra iki ülke dışişleri bakanlıklarından diplomatların olduğu bir zirve düzenlendiği yönünde duyumlar var.”

Ankara-Kahire teması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’den Suriye’ye, İsrail ve Arap dünyasına yönelik politikalarına kadar geniş bir alanda köklü değişimlerin kapısını aralayacak nitelikte. İki ülke ilişkileri, istihbarat düzeyindeki temaslardan yeniden diplomasi arenasına yükseliyor. Mısır’ı yakından takip eden Onur Sinan Güzaltan, bu süreçte çözülmesi gereken sorunları ise şöyle sıraladı:

“Türkiye-Mısır arasında birinci sorun, Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) meselesi. İkincisi, Libya. Üçüncüsü, Doğu Akdeniz’deki konumlanma. Diğer mesele de Türkiye’nin hem Filistin’de hem de Afrika’da artan etkisinin Mısır’da yarattığı rahatsızlık.”

Türkiye ile Mısır dostluğundan bazı devletlerin rahatsız olabileceği yorumunu yapan Güzaltan, bölgesel sorunlara bölgesel çözüm formülü üzerinde durulması gerektiğini ifade etti:

“Türkiye ve Mısır hatta Rusya ile beraber bu üç ülke Filistin sorununun çözümünde de ortak bir inisiyatif geliştirebilir. Buna benzer bir inisiyatif Libya’da da kullanılabilir. Bugün nasıl Astana formatı Türkiye Rusya İran olarak Suriye’de uygulanıyor. Benzer şekilde Türkiye Rusya ve Mısır formatıyla hem Libya’da hem Filistin’de olumlu adımlar atılabilecek bir süreçteyiz.”

KAHİRE’DEN ŞAM’A KİLİT AÇAN ADIM

Türkiye-Mısır ilişkilerini sadece Doğu Akdeniz’e sıkıştırmanın doğru olmadığını düşünen Güzaltan, Kahire ile dostluk politikasının Şam’la ilişkileri olumlu yönde etkileyebileceğini belirtti:

“Mısır, Arap dünyasının lideri konumunda olan bir ülkedir. Çeşitli defalar Mısırlı yetkililerle Mısırlı uzmanlarla yaptığım görüşmelerde hep şundan bahsettiler; ‘eğer Türkiye Mısır’la ilişkilerini düzeltirse, Mısır’ın Türkiye ve Suriye arasında arabuluculuk yapması mümkündür.’

Hatırlarsanız Mısır ve Suriye bir dönem Birleşik Arap Cumhuriyeti adı altında tek devletti. Mısır’ın her zaman Suriye üzerinde etkisi oldu. Bu nedenlerle Türkiye-Mısır ilişkilerinin düzelmesinin Suriye Türkiye ilişkilerinde de çok büyük etkisi olacaktır.”

EKONOMİDE İŞ BİRLİĞİ FIRSATLARI

İki ülke arasındaki ekonomi-ticaret ve turizm gibi başlıklar da yaşanacak pozitif gelişmelerin de bu süreçte tarafları daha istekli hale getirmesi beklenebilir. Zira iki ülke, pandeminin yarattığı zorluklarla yüz yüze. Güzaltan son olarak bu noktada da birçok fırsatın olduğuna işaret etti:

“Türk şirketlerinin Mısır’da büyük yatırımları var. Tekstil, beyaz eşya inşaat, mobilya alanında Ro-Ro anlaşması vardı. Fakat Mısır bu süreçte Türk mallarının Süveyş Kanalı’ndan geçişini kolaylaştıran Ro-Ro anlaşmasını yenilemeyi reddetti. Yine Mısır’ın Afrika ülkeleriyle çeşitli anlaşmaları var. Siz Mısır’da yatırım yaptığınız zaman Afrika’da da çok rahat hareket kabiliyetine erişebiliyorsunuz. Mısır’da yaşadığım dönem içinde şunu gözlemledim. Mısır’da Türkiye’den gelen ürünler her zaman birinci sınıf olarak değerlendiriliyor. İnsanlar, Türk ürünlerini Türkiye’den gelen ürünleri tercih ediyorlar.”